1. Haberler
  2. Türkiye
  3. Suç örgütü soruşturmasında çarpıcı ifadeler: Ailemle tehdit ettiler

Suç örgütü soruşturmasında çarpıcı ifadeler: Ailemle tehdit ettiler

featured
Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, “mekan kurşunlama” ve “yağma” gibi eylemleri gerçekleştiren, elebaşı yurt dışında olduğu belirlenen suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede 44 kişi “müşteki”, 32’si tutuklu 8’i yakalamalı 48 kişi ise “şüpheli” olarak yer alıyor.


Suç örgütünün, mekan kurşunlama ve yağmaya ilişkin 17 eylemine yer verilen iddianamede, şüphelilerin Nişantaşı’nda abiye satan bir mağaza, Etiler’de gece kulübü, Bebek’te ocakbaşı, Okmeydanı’nda inşaat şirketinin de arasında olduğu çok sayıda mekanın kurşunlanmasına ve yağmalanmasına ilişkin tespitler aktarılıyor.


İddianamede, müştekiler ile irtibat kuran kişilerin kendilerini doğrudan örgüt elebaşı adına tanıttıklarına, mağdurlardan ve yakınlarından ekonomik menfaat temin etmeye yönelik sistematik tehditlerde bulunduklarına, taleplerinin karşılanmaması üzerine mağdurların aile fertleri ve akrabalarını hedef alan eylemlere yöneldiklerine dikkati çekiliyor.


Özellikle müştekilere gönderilen mesaj içeriklerinde örgüt elebaşının isminin sürekli tekrar edilmesi, geçmişte gerçekleştirilen silahlı saldırı ve kurşunlama olaylarına açık atıflarda bulunulması, örgütün korkutucu gücünün mağdurlar üzerinde hissedilmesinin amaçlandığı ifade edilen iddianamede, bu durumun, eylemlerin münferit bir tehdit suçunun ötesinde, örgütsel korkutma ve yıldırma stratejisinin bir parçası olarak gerçekleştirildiği belirtiliyor.


İddianamede, 48 şüphelinin “resmi belgede sahtecilik”, “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma”, “mala zarar verme”, “birden fazla kişi tarafından birlikte silahla tehdit”, “nitelikli yağmaya teşebbüs”, “ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma” suçlarından 4 yıldan 44 yıl 9 aya kadar değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları isteniyor.


Aileleriyle ve kendi yaşamlarıyla tehdit edildiler


İddianamede bazı şüphelilerin örgüte nasıl dahil oldukları ve örgütün eleman temin yöntemlerine ilişkin ifadelerine de yer verildi.


Şüphelilerden E.S, ifadesinde, arkadaşının kendisini firari şüpheli Diyar Altunkaynak’la tanıştırdığını, onun yönlendirmesiyle bir adreste kalmaya başladığını söyledi.


Para karşılığında iş yeri ve ikamet kurşunlayarak geçimini sağladığını, aylık gelirinin 2-3 milyon lira arasında olduğunu, bu paralarla altın aldığını, yerini söyleyeceğini ifade eden E.S, kimlik bilgilerini bilmediği kişiler tarafından kurşunlama eylemlerinin kendisine yaptırıldığını anlattı.


E.S, 3 açık telefon hattı olduğunu, bu hatları da Altunkaynak’ın kendisine gönderdiğini, yine talimatlar doğrultusunda bunları kırdığını kaydetti.


Verilen işlerle ilgili parayı Erdem Bayrak’tan dolar olarak aldığını öne süren E.S, şüphelilerden Muhammed Nomi ile Eminönü-Karaköy taraflarında yaptıkları bir eyleme ilişkin 500 bin lira aldığını, saldırının amacını bilmediğini, yalnızca para karşılığında yaptığını savundu.


Olaydan sonra Gaziosmanpaşa’daki bir pansiyona gittiklerini, pansiyonun sahiplerinin Volkan Ramazan Ayhan’ın arkadaşları olduğunu, örgüt mensuplarının eylemin ardından bu pansiyonda konaklayıp gizlendiğini söyleyen E.S, örgüt elebaşının verdiği talimatları yerine getirmezse kendisini öldürmekle tehdit ettiğini, ilk etapta korktuğu için saklansa da pişman olduğu için anlatmaya karar verdiğini öne sürdü.


E.S, “22 Ocak’ta iş yerine yönelik kurşunlama olayını kendi istediğimle yapmıştım ancak bu bina kurşunlaması olayını ölüm tehdidiyle zorla yaptırdılar. Bu olaydan dolayı para almadım çünkü zorla yapmıştım. Aileme yönelik bir saldırı gerçekleştireceklerdi, ben de korktum. Volkan Ramazan Ayhan ve Diyar Altunkaynak isimli şahıslar beni bahse konu adrese fotoğraflarını gönderdikleri şahsı öldürmem için gönderdiler. Ancak ben öldürmeyecek ayaklarına sıkacaktım. Beni ailemle tehdit ettiklerinden kurşunlama olayını gerçekleştirdim. Bu olayda da kullanmış olduğum silahı denize attım. Kurşunlama olayını gerçekleştirmeye tek başıma gittim. Bu olaydan dolayı pişmanım” şeklinde savunma yaptı.


Soruşturma kapsamında tutuklanan 18 yaşından küçük C.A. da savcılıktaki ifadesinde, müştekiyi tanımadığını, örgütle bağlantısı olmadığını, Adem Aca isimli kişinin telefonda kendisine kızdığı için yanına gitmek zorunda kaldığını iddia etti.


Korktuğu için bu suçu işlediğini dile getiren C.A, “Bu şahıslar mahallede belalı tipler olarak bilinirler. Söylediklerini yapmazsam aynı şey benim de başıma gelir diye korktum. Bana para da teklif edilmedi. Adem Aca beni ‘Yanıma gelmezsen görürsün.’ diyerek tehdit etti. Olay sebebiyle Adem’den şikayetçiyim. Bu olay sebebiyle pişmanım” dedi.


Tiktok’dan tıkladığı linkle örgütün Telegram gruplarına girdi


Şüphelilerden 18 yaşından küçük S.Y. de “dayı” olarak bildiği kişinin gerçekte kim olduğunu bilmediğini, bu kişinin kendisini Tiktok’ta tıkladığı linkten yönlendirildiği Telegram’dan bulduğunu ileri sürdü.


Telegram grubunda yasa dışı ticaret, banka hesabı kiralama gibi ilanlar gördüğünü aktaran S.Y, “Telefon, Telegram üzerinden ulaşabildiği kişilere iş yaptırdığını düşünüyorum. Açıkçası bir bilgim yoktur. Motosiklet işinde de dayıdan talimat aldım. Başka bir kimseyi tanımıyorum” ifadelerini kullandı.


Şüpheli Y.E.B. ise ifadesinde, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini, babasının cezaevinde olduğunu, annesinin çalışmadığını, maddi durumlarının kötü olduğunu söyledi.


Telegram’da gezinirken “Türkiye Tetikçi Grubu” ve “Tetikçi Türkiye” isimli grupları gördüğünü, ilgisini çektiği için üye olduğunu, “SS” rumuzlu kişinin “Çayırova’da paralı iş var, yapabilecek olan beni arasın.” şeklinde yazması üzerine kendisinin yapabileceğini yazdığını, bu işin yasa dışı iş olduğunu bildiğini aktaran Y.E.B, kendisine verilen talimatı yaptığını ancak verileceği söylenen 50 bin lirayı alamadığını iddia etti.

Suç örgütü soruşturmasında çarpıcı ifadeler: Ailemle tehdit ettiler