CTP Milletvekili Devrim Barçın, emeklilik yaşına ilişkin tartışmalara Güne Dair programında açıklık getirdi. Dört yıldır Meclis kürsüsünde dile getirdiği düzenlemenin artık CTP‘nin parti politikası haline gelmekte olduğunu belirten Barçın, Başbakan Ünal Üstel‘in açıklamalarını da değerlendirdi.
“BU, ERKEN EMEKLİLİK DEĞİL; KAYBEDİLEN HAKLARIN İYİLEŞTİRİLMESİ”
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Devrim Barçın, Nazar Erişkin’in dijital platformlarda yayımlanan Güne Dair programına konuk olarak emeklilik yaşı tartışmalarından kamu borçlarına, bütçe disiplininden hayat pahalılığıyla mücadeleye kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.
Başbakan Ünal Üstel‘in erken emeklilik konusundaki açıklamalarına yanıt veren Barçın, tartışmanın yanlış bir zeminde yürütüldüğünü söyledi. Önerdikleri düzenlemenin bütün çalışanların emeklilik yaşını düşürmek anlamına gelmediğini belirten Barçın, meselenin çalışma hayatına belirli koşullarla giren ancak daha sonra bu koşulları değiştirilen sigortalıların haklarının iyileştirilmesi olduğunu vurguladı. Barçın, “Biz erken emekliliği, bütün çalışma hayatında bulunanların emeklilik yaşını 60’tan 55’e düşürelim diye bir şey demedik. Hiçbir zaman da telaffuz etmedik, etmeyeceğiz de” dedi.
“2012’DE MEVCUT ÇALIŞANLARIN HAKLARI GASP EDİLDİ”
Emeklilik sisteminde geçmişte yapılan değişiklikleri anlatan Barçın, 2008 yılında CTP döneminde gerçekleştirilen düzenlemeyle yeni sigortalı olacak kişilerin emeklilik koşullarının değiştirildiğini ancak mevcut sigortalıların haklarına dokunulmadığını söyledi.
Buna karşılık, 2012 yılında UBP‘nin tek başına iktidarda olduğu dönemde, mevcut sigortalıların da emeklilik koşullarının değiştirildiğini savundu. Barçın, bu değişikliğin çalışma hayatına başladığında belirli bir yaşta emekli olacağını bilen kişilerin beklentilerini ortadan kaldırdığını belirterek, bunun çalışanların kazanılmış haklarına yönelik bir müdahale olduğunu ifade etti.
“3 BİN 500 KİŞİYİ İLGİLENDİRİYOR, MALİYETİ HESAPLADIK”
CTP‘nin önerisinin 2008 öncesinde sigortalı olan ve sonradan yapılan değişikliklerden etkilenen çalışanları kapsadığını belirten Barçın, düzenlemenin mali sonuçlarının da çalışıldığını açıkladı. Yaklaşık 3 bin 500 kişinin kapsamda bulunduğunu belirten Devrim Barçın, önerinin yıllık maliyetinin yaklaşık 500–600 milyon TL olduğunu söyledi.
Emeklilik yaşları farklı olan sigortalıların tümünün aynı anda emekli olmayacağını vurgulayan Barçın, bu nedenle maliyet hesabının da kademeli biçimde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Çalışmanın aktüerya uzmanlarıyla ve Sosyal Sigortalar verileri üzerinden yapıldığını kaydeden Barçın, önerinin kurumun mali dengesini bozacağı yönündeki eleştirileri reddetti.
Barçın ayrıca, 25 yıl prim yatırmış çalışanların asgari ücretin altında emekli maaşı almalarını önleyecek düzenlemelerin de gündemlerinde olduğunu söyledi. Mesleklere göre prim yatırılabilecek taban ücretlerin belirlenmesinin Sosyal Sigortaların gelirlerini artırabileceğini ifade eden Barçın, özel sektörde yüksek nitelikli işlerde çalışan kişilerin yalnızca asgari ücret üzerinden sigortalanmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirtti.
“DÖRT YILDIR SÖYLÜYORUM, ŞİMDİ PARTİ POLİTİKASI OLUYOR”
Başbakan Ünal Üstel‘in erken emeklilik konusunu neden şimdi gündeme getirdiği sorusuna da yanıt veren Barçın, öneriyi dört yıldır Meclis kürsüsünde dile getirdiğini söyledi. Konunun artık yalnızca kendisinin savunduğu bir öneri olmaktan çıkarak CTP‘nin parti politikası haline gelmeye başladığını belirten Barçın, UBP döneminde yaratıldığını savunduğu mağduriyetin giderilmesinin siyasi karşılık bulduğunu ifade etti. Üstel’in açıklamalarını da bu çerçevede değerlendiren Barçın, Başbakan’ın kendi bakanının daha önceki açıklamalarıyla çeliştiğini ileri sürdü.
“KAMU BORCUNU ORTA VE UZUN VADEYE YAYACAĞIZ”
Programda CTP‘nin ekonomi yönetimine ilişkin somut önerilerini de açıklayan Barçın, iktidara gelmeleri halinde önceliklerinin kamu borcunu yönetmek olacağını söyledi.
Mevcut borç yapısında üç ayda bir yüksek tutarlı anapara ve faiz ödemeleri yapıldığını belirten Barçın, bunun kamu maliyesi üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti.
CTP‘nin gelir artırıcı ve gider azaltıcı politikaları hayata geçirebilmesi için zamana ihtiyaç duyacağını belirten Barçın, kısa vadeli borçlanmaların orta ve uzun vadeye yayılmasını önerdi.
Bankalar Birliği ile görüşülerek yeni borçlanmalarda daha uzun vadeli ödeme modellerinin değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Barçın, bu yöntemle kamu maliyesine hareket alanı kazandırmayı hedeflediklerini kaydetti.
“2023’TE İÇ BORÇ STOKU SIFIRDI, BUGÜN 27 MİLYAR TL”
Kamu borçlarındaki artışın nedenlerinin sorgulanması gerektiğini belirten Barçın, 2023 yılı sonunda devletin iç borç stokunun sıfır TL olduğunu, mevcut durumda ise yaklaşık 27 milyar TL’lik bir borç stoku oluştuğunu ifade etti.
2024 yılından itibaren bütçe disiplininin bozulduğunu savunan Barçın, kamu harcamalarında ödeneklerin aşılmasını eleştirdi. Başbakanlığın ağırlama giderlerini örnek gösteren Barçın, bütçede 2,5 milyon TL olarak öngörülen bir kalemde gerçekleşmenin 5 milyon TL’ye çıktığını söyledi.
Bütçe disiplini sağlanmadan kamu maliyesinin toparlanamayacağını belirten Barçın, tasarrufun çalışanların ve emeklilerin maaşlarından değil, kamu kaynaklarının kullanımından başlaması gerektiğini ifade etti.
“KDV’Yİ SIFIRLAMAK YETMEZ, FİYATLARI DENETLEMEK GEREKİR”
Dünya Bankası’nın Kıbrıs Türk ekonomisine ilişkin raporunu da değerlendiren Barçın, hayat pahalılığıyla mücadelede yalnızca vergi indiriminin yeterli olmayacağını söyledi.
Temel tüketim maddelerinde KDV’nin sıfırlanmasının her zaman satış fiyatlarını düşürmediğine dikkat çeken Barçın, geçmişte yapılan indirimlerin bazı durumlarda tüketici yerine satıcının kazancına dönüştüğünü savundu.
Vergi indirimlerinin ve teşviklerin hedefli uygulanması gerektiğini belirten Barçın, kamu desteğinin fiyatlara yansıyıp yansımadığının denetlenmesini önerdi.
“3,5 MİLYAR TL’LİK KAYNAK VAR, ÖNCELİK KAMU HİZMETLERİ OLMALI”
Kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin eleştirilerini sürdüren Barçın, bütçede mahalli projeler için ayrılmış 3,5 milyar TL’lik kaynağın önemli bölümünün doğrudan vatandaşın yararlanacağı yatırımlara yönlendirilmediğini savundu.
Bu kaynağın yaklaşık 500 milyon TL’lik kısmının doğrudan kamu hizmetlerine katkı sağlayacak nitelikte olduğunu ileri süren Barçın, geri kalan harcamaların önceliklerinin sorgulanması gerektiğini belirtti.
“CTP‘NİN ELİNDE SİHİRLİ DEĞNEK YOK”
Barçın, ekonomik sorunların kısa sürede çözülebileceği yönünde gerçekçi olmayan vaatlerde bulunmadıklarını da vurguladı. Borçların yönetilmesinin, gelir artırıcı politikaların uygulanmasının ve kamu harcamalarının yeniden düzenlenmesinin zaman alacağını belirten Barçın, iktidara geldikleri anda bütün sorunların ortadan kalkacağını iddia etmediklerini söyleyerek, CTP‘nin hedefinin kamu kaynaklarını daha verimli kullanmak, mali disiplini yeniden kurmak, kamu hizmetlerine yatırım yapmak ve çalışanların haklarını koruyarak ekonomik güveni yeniden sağlamak olduğunu ifade etti.
