Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Girne Anafartalar Lisesi’nde yabancı uyruklu bir öğrencinin karne günü sonrasında yaşadığı üzücü olayın, eğitim sistemindeki yapısal eksiklikleri yeniden gündeme taşıdığını belirterek, yabancı uyruklu öğrenciler için kapsamlı bir uyum ve destek mekanizmasının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yazılı açıklama yapan Akpınar, yaşanan olayın bireysel bir kriz olarak değerlendirilemeyeceğini ifade ederek, “Bir çocuğun sessiz çığlığı, devletin duymazdan gelemeyeceği bir alarmdır” dedi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde eğitim gören yabancı uyruklu çocukların artık eğitim sisteminin doğrudan sorumluluğu altında olduğunu kaydeden Akpınar, bu öğrencilerin yalnızca eğitim alma değil, anlaşılma, korunma, psikolojik destek görme ve kültürel uyum süreçlerine dahil edilme hakkına da sahip olduklarını söyledi.
“Türkçe destek ve uyum programları zorunlu hale gelmeli”
Akpınar, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okul öncesinden başlayarak ilk, orta ve lise düzeylerini kapsayan zorunlu Türkçe dil destek programları oluşturması gerektiğini belirterek, kültürel uyum modeli, rehberlik ve psikolojik danışmanlık mekanizmaları ile risk altındaki öğrencileri izleme sistemlerinin kurulmasının artık bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti.
“Çocuklarımızı hiçbir hazırlık yapmadan sınıflara yerleştirip, daha sonra yaşadıkları başarısızlık, uyumsuzluk veya içine kapanma gibi sorunları bireysel bir mesele olarak görmek devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz” diyen Akpınar, sorunun yalnızca eğitim alanıyla sınırlı olmadığını vurguladı.
“Ortak sorumluluk anlayışıyla hareket edilmeli”
Sürecin yönetiminde Milli Eğitim Bakanlığı’nın yanı sıra Sağlık Bakanlığı, Sosyal Hizmetler Dairesi, İçişleri Bakanlığı, yerel yönetimler ve okul aile birliklerinin de sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Akpınar, yabancı uyruklu öğrencilerin mevcut durumlarının tespit edilmesi, Türkçe destek sınıflarının oluşturulması ve her okulda kültürel uyum ile psikolojik destek protokollerinin uygulanması çağrısında bulundu.
Risk altındaki öğrencilerin düzenli olarak takip edilmesi ve ailelere yönelik bilgilendirme ile destek mekanizmalarının oluşturulmasının önemine dikkat çeken Akpınar, devletin görevinin yalnızca çocukları okula kaydetmek olmadığını, onların eğitim sistemine uyumunu sağlamak ve ruhsal gelişimlerini desteklemek olduğunu kaydetti.
“Bu mesele çocuk hakları ve sosyal uyum konusudur”
Akpınar, yaşanan sürecin nüfus, göç veya okul kontenjanı tartışmalarının ötesinde doğrudan çocuk hakları, eğitim yönetimi ve sosyal uyum politikalarıyla ilgili olduğunu belirtti.
“Bu çocuklar bir güvenlik veya siyasi tartışmanın konusu değildir. Eğitim sistemimizin öğrencileridir. Aileleri hangi sebeple ülkemizde bulunursa bulunsun, çocukların eğitim ve ruh sağlığı devletimizin sorumluluğundadır” ifadelerini kullanan Akpınar, KKTC’nin artık çok kültürlü bir eğitim gerçeğiyle karşı karşıya olduğunun kabul edilmesi gerektiğini söyledi.
“Uyum ve Destek Koordinasyon Merkezi kurulmalı”
Birçok okulda farklı ülkelerden gelen öğrencilerin eğitim gördüğünü ancak buna rağmen sistematik bir Türkçe Hazırlık Programı, Kültürel Uyum Programı, Psikolojik Destek Sistemi ve Risk Altındaki Çocuk İzleme Mekanizmasının bulunmadığını belirten Akpınar, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde “Uyum ve Destek Koordinasyon Merkezi” kurulmasını önerdi.
Söz konusu merkezin dil eğitimi, psikolojik danışmanlık, aile rehberliği ve kültürel uyum çalışmalarını tek çatı altında yürütmesi gerektiğini ifade eden Akpınar, Demokrat Parti’nin de bu konuda akademik, kurumsal ve toplumsal tüm birikimiyle katkı koymaya hazır olduğunu söyledi.
Açıklamasının sonunda toplumsal dayanışma çağrısında bulunan Akpınar, “Eğer bir çocuğun hayatına dokunulacaksa, hangi görüşten olursa olsun herkes aynı masada oturabilmelidir. Bir çocuğun daha sistemin altında ezilmesine izin veremeyiz” dedi.











