Koop-Süt’te kritik süreç: Eski Başkan Temel’den yönetim, mali yapı ve gelecek için uyarılar

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Koop-Süt’ün eski Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Temel, Kıbrıs Postası’na yaptığı açıklamalarda, 70 yılı aşkın geçmişe sahip ve topluma ekonomik değer katan Kooperatif Süt Fabrikası’nın bugün kapanma noktasına gelmesinin temelinde yönetimsel sorunlar ve siyasi yaklaşımların bulunduğunu savundu.

Temel, Koop-Süt’ün uzun yıllardır siyasetin etkisiyle oluşturulan yönetim kurullarıyla faaliyet göstermeye çalıştığını belirterek, bu durumun fabrikanın gelişimini olumsuz etkilediğini söyledi.

“Uzun yıllardan beridir kooperatifler, siyaset edenlerin güdümünde oluşturulan yönetim kurullarının elinde çalışmaya çalışmaktadır. Başarı ve iyileşme görüleceğine aksine negatif yönde bir gelişme göstermektedir” diyen Temel, özel süt imalatçılarının sayısının artması, merdiven altı üretimin sürmesi ve gıda denetimlerinin yeterince etkin olmamasının da Koop-Süt’ün piyasadaki payını küçülten unsurlar olduğunu ifade etti.

Koop-Süt geçmişte de ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadı

Devletin gıda denetimi konusunda üzerine düşen görevi yeterince yerine getirmediğini savunan Temel, uluslararası normların ve örneklerin farklı uygulamaları ortaya koyduğunu belirtti.

Temel, Koop-Süt’ün geçmişte de ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını hatırlatarak özellikle 2009-2013 döneminde fabrikanın çalışanlarının maaşlarını ödeyemeyecek duruma geldiğini anlattı.

2013 yılında gerçekleştirilen operasyonla köy kooperatiflerinin desteğinin sağlandığını aktaran Temel, dönemin Kooperatif Şirketler Mukayyidi’nin kooperatifçilik anlayışıyla hareket ederek dönemin başbakanı ve elçisini ikna ettiğini, ardından köy köy gezilerek 15 kooperatiften kaynak toplandığını söyledi.

Siyasetten arındırılmış yeni yönetim kurulu oluşturuldu

Temel, o dönemde her bir kooperatiften yaklaşık 40 bin sterlin karşılığı 100 bin TL kaynak toplandığını ve siyasetten arındırılmış yeni bir yönetim kurulu oluşturulduğunu belirtti.

Yeni yönetim kurulunda Hayvancılar Birliği, Kooperatif Merkez Bankası, Koop-Sen ve öğretmen kooperatifleri gibi kurumların yer aldığını kaydeden Temel, kendisinin de yönetimde görev aldığını söyledi.

Göreve başladıklarında kâğıt üzerinde saklanmış ve gizlenmiş borçlarla karşılaştıklarını belirten Temel, fabrikanın o dönemde günlük 30-40 ton süt işlediğini ve 160-170 kişinin çalıştığını aktardı. Temel, bu istihdam seviyesinin uluslararası normlara göre sürdürülebilir olmadığını ifade etti.

Satış cirosu 17 milyondan 54 milyon TL’ye yükseldi

Yeni yönetimin kısa sürede çeşitli düzenlemeler yaptığını anlatan Temel, 2013 yılında yaklaşık 17 milyon TL olan satış cirosunun 2014 yılında 54 milyon TL’ye yükseldiğini söyledi.

“2013’te satış cirosu aklımda kaldığı kadarıyla 17 milyon TL’ydi. 2014’te 54 milyona çıktı. Bu önemli bir kâr elde etmeydi” diyen Temel, elde edilen kaynakla eski makinelerin yenilendiğini, paketleme makinesi ve UHT süt aseptik tankı yatırımları yapıldığını belirtti.

Eski binaların yerine çalışanların daha rahat edebileceği alanlar oluşturulduğunu ve üretim bölümlerine havalandırma sistemleri kurulduğunu anlatan Temel, kaşar üretim ünitesinin satın alındığını, ayran ve meyve suyu ünitelerinin revize edildiğini söyledi.

Temel ayrıca dış piyasadan yeni müşteriler bulunarak satışların artırıldığını belirterek, “Karlılık arttığı için kısa sürede borç ödeme noktasına gidildi. 2019’a kadar çıkış trendiyle devam etti” dedi.

Üretim kapasitesi 80 tona çıkarıldı

Temel, söz konusu dönemde Doğu Akdeniz Üniversitesi İnovasyon Merkezi tarafından hazırlanan bir projeden de yararlanıldığını ifade etti.

Üç profesörün 4-5 yıl boyunca fabrikanın mali yapısı, üretimi ve piyasasını takip ettiğini belirten Temel, böylece fabrikanın profesyonel bir anlayışla planlandığını söyledi.

“Profesyonel değildik ama profesyonellerle rota çizerek ezbere değil planlı hareket ettik. 2013’te 30 ton olan günlük işleme kapasitesini 1-1,5 yılda 80 tona çıkardık, personeli 112’ye indirdik. Kâr ettik” diyen Temel, 2013-2019 döneminde Koop-Süt’ün yeniden çıkış trendine girdiğini, üretim kapasitesinin artırıldığını ve satışların yükseldiğini belirtti.

Çalışanlar maaşlarında yüzde 40 fedakârlık yaptı

Temel, 2013 yılında yaşanan krizin aşılmasında çalışanlar ve sendikanın da önemli rol oynadığını vurguladı.

Göreve geldiklerinde personelin Aralık ve Ocak maaşları ile 13. maaşlarının ödenmemiş olduğunu belirten Temel, çalışanların sendikanın önerisiyle maaşlarında yüzde 40 oranında indirime gitmeyi kabul ettiğini söyledi.

Temel, yönetim kurulu başkanı olduktan bir yıl sonra sendikanın kaybedilen yüzde 40’ın bir bölümünü talep ettiğini, kendisinin de çalışanların gösterdiği fedakârlığın karşılığının verilmesi gerektiğini savunduğunu anlattı.

Bu kapsamda yüzde 5-15 arasında geri ödeme yapıldığını ve birkaç yıl içerisinde çalışanların kayıplarının telafi edildiğini belirten Temel, bunun örgütlülük sayesinde gerçekleştiğini söyledi.

Temel, çalışanların fabrikanın ayakta kalması için önemli bir özveride bulunduğunu belirterek sendikal örgütlenmenin işletmelerin sürdürülebilirliği açısından önemine dikkat çekti.

“2019 yılından sonra işler tersine döndü”

Temel, 2019 yılında Kooperatif Şirketler Mukayyitliği görevindeki değişimin ardından fabrikanın yeniden gerilemeye başladığını savundu.

Göreve gelen kişinin bazı kooperatiflerin yönetim kurullarını çeşitli gerekçelerle görevden aldığını ve idare memurları atadığını ileri süren Temel, başarılı eski yönetimlerin devre dışı bırakıldığını söyledi.

Temel, söz konusu siyasi yaklaşımın 2021 yılında öğretmen kooperatiflerinde de görüldüğünü belirterek, dönemin başbakanına konuyu aktardıklarını ve yapılan işlemlerin yasalara uygun olmadığını anlattıklarını ifade etti.

Temel, bu sürecin yalnızca Koop-Süt’ü değil, ülkenin genel kooperatifçilik yapısını da olumsuz etkilediğini savundu.

Kooperatif Merkez Bankası’na bağlı iştiraklerin de yanlış yönetimler nedeniyle sorun yaşadığını belirten Temel, kooperatiflerin siyasi etkiden uzaklaştırılması gerektiğini söyledi.

“Yanlış yönetimler fabrikayı kapanma noktasına getirdi”

Temel, 2019’dan 2025’e kadar yaşanan gelişmelerin kooperatiflerin geldiği noktayı ortaya koyduğunu belirterek, “Bütün bunları alt alta koyduğumuzda, 2019’dan 2020’li yıllara, 2025’lere gelince gördük ki yanlış yönetimlerin sonuçları fabrikayı kapanma noktasına getirmiştir” dedi.

Bugün fabrikanın bir idare memuru tarafından yönetildiğini ve hissedarlara yeterli bilgi verilmediğini savunan Temel, hissedarların da fabrikaya yeterince sahip çıkmadığını ifade etti.

“Baskı unsuru oluşturmaları, hükümeti ikna etmeleri lazım. Artık kavga değil ikna dönemi. Fabrika batmak üzere” diyen Temel, fabrikanın bugün günlük yaklaşık 30 ton süt işlediğini ve yaklaşık 120 kişinin istihdam edildiğini söyledi.

Temel, uluslararası normlara göre 30 tonluk üretim için yaklaşık 45 kişinin yeterli olacağını belirterek mevcut istihdam yapısının sürdürülebilir olmadığını savundu.

Sermaye artışı tek başına çözüm değil

Temel, Kooperatif Merkez Bankası’nın mali yapısına ilişkin değerlendirmesinde de sermaye artışının tek başına kalıcı bir çözüm olmayacağını söyledi.

Mali gücün yetersiz olması halinde farklı yöntemlere başvurulmasının kaçınılmaz olduğunu belirten Temel, Kooperatif Merkez Bankası’nın KKTC Merkez Bankası’ndan aldığı izinle sermaye artırımına gittiğini ancak bunun geçici bir önlem olduğunu ifade etti.

Temel’e göre kalıcı çözüm için hissedarların sürece dahil edilmesi gerekiyor.

Kooperatif Şirketler Mukayyitliği’nin mevcut hissedarları toplantıya çağırması gerektiğini belirten Temel, gerektiğinde hissedar sayısının artırılması yoluyla yeni kaynak yaratılabileceğini söyledi.

“Kooperatif Şirketler Mukayyitliği mevcut hissedarları toplantıya çağırmalı. Gerekirse hissedar sayısını artırarak kaynak yaratmalı” diyen Temel, ancak yalnızca sermaye artışının yeterli olmayacağını, esas çözümün süt işleme kapasitesinin artırılması, satışların yükseltilmesi ve kaliteli ürünlerin zamanında piyasaya sunulması olduğunu kaydetti.

Üreticilere ödeme süresi üretimi doğrudan etkiliyor

Temel, geçmişte fabrikanın günlük 55-60 ton UHT süt satışına ulaştığını, bugün ise UHT için yaklaşık 25 ton, diğer ürünlerle birlikte toplamda yaklaşık 30 ton süt işlendiğini söyledi.

Koop-Süt’ün üreticiden aldığı sütün bedelini 15 gün içerisinde ödemek zorunda olduğunu belirten Temel, ödemelerde yaşanan aksaklıkların fabrikanın piyasadan aldığı süt miktarını doğrudan etkilediğini ifade etti.

2023’te seçilen yönetim tam olarak göreve başlayamadı

Temel, 1 Nisan 2023 tarihindeki genel kurulun ardından seçilen yönetim kurulunun da tam olarak göreve başlamadığını anlattı.

Genel kurulda altı kişinin seçildiğini, yedinci kişinin ise Kooperatif Merkez Bankası Yönetim Kurulu tarafından atandığını belirten Temel, seçilen iki kişinin çeşitli gerekçelerle göreve getirilmediğini ve yönetimin eksik bırakıldığını savundu.

“Seçimden önce ‘uygun değilsiniz’ denmedi. Böyle abukluk olur mu?” ifadelerini kullanan Temel, sonuç olarak fabrikanın dört kişiyle veya bankadan gelen üyelerle yönetilmeye devam ettiğini ancak sorunların çözülmediğini söyledi.

“Koop-Süt siyasetten uzaklaştırılmalı”

Temel, Koop-Süt’ün siyasetten uzaklaştırılması gerektiğini belirterek Kooperatif Şirketler Mukayyitliği makamının siyasi atama kapsamından çıkarılması çağrısında bulundu.

Kooperatif Merkez Bankası’nın fabrikanın yönetimindeki etkisinin de yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Temel, kendi altı yıllık görev süresinde bankanın fabrikaya herhangi bir katkı sağlamadığını savundu.

“Kooperatif Merkez Bankası’nın etkisinden uzaklaştırılmalı. Altı yıllık görev süremde bankanın bir tane katkısı olmadı. Borcu aldık, ödedik” diyen Temel, fabrikanın yönetiminin seçimle belirlenmesini ve seçilen yönetimin her yıl denetlenmesini önerdi.

Koop-Süt’ün piyasadaki denge rolü

Temel, Koop-Süt’ün özel üreticilerle doğrudan rekabet etmek yerine piyasada denge unsuru olmaya çalıştığını belirtti.

Fabrikanın özellikle süt ve süt ürünlerinde fiyat dengesi açısından önemli bir rol üstlendiğini söyleyen Temel, geçmişte köy kooperatifleri ve köy bakkaliyelerinin halka daha uygun fiyatlarla ürün sunduğunu, bu yapıların büyük bölümünün ortadan kalkmasıyla piyasadaki rekabetin de azaldığını ifade etti.

Gıda denetimi konusunda çağrı

Temel, Koop-Süt’ün geleceği açısından gıda güvenliğinin kritik öneme sahip olduğunu belirterek Gıda Denetim Yasası’nın daha etkin uygulanması ve buna bağlı gıda koruma tüzüklerinin hazırlanması gerektiğini söyledi.

Altı ilçede yerinde denetim yapabilecek bağımsız gıda tahlil laboratuvarlarının kurulmasını öneren Temel, özellikle üreticilerin ürünlerini denetletmek için uzun mesafeler kat etmek zorunda bırakılmaması gerektiğini belirtti.

“Omorfo’daki bir üretici ürününü arabasına koyup Lefkoşa’ya devlet laboratuvarına gelsin diye beklenmemeli. Yerinde denetim şart” diyen Temel, denetim mekanizmasının siyasi etkiden uzak ve bağımsız olması gerektiğini savundu.

Üniversiteler ve ilgili meslek örgütlerinden bilimsel destek alınabileceğini belirten Temel, denetimlerin gıda mühendisleri, mimar-mühendis odaları ve üniversitelerle birlikte yürütülmesini önerdi.

“İki ayrı gıda koruma tüzüğü çalışması hazırlayıp sundum”

Temel, geçmişte iki ayrı gıda koruma tüzüğü çalışması hazırlayarak Tarım Bakanlığı’na sunduğunu belirtti.

Gıda güvenliği konusunda kamuoyunun daha fazla bilgilendirilmesi gerektiğini söyleyen Temel, özellikle süt ve süt ürünlerinin üretim süreçleri ile denetim sonuçlarının kamuoyuna açıklanması gerektiğini ifade etti.

Rekabet Kurulu’nun da daha etkin hale getirilmesi gerektiğini belirten Temel, üretim sektöründeki firmaları denetleyecek ve gerektiğinde yaptırım uygulayabilecek bağımsız bir yapıya ihtiyaç olduğunu söyledi.

Bozuk ürün ve teminatsız çek iddiaları

Temel, Koop-Sen Başkanı Mehmet Ali Güröz tarafından gündeme getirilen bozuk ürün ve teminatsız ileri tarihli çek iddialarına da değindi.

Güröz’ün 75 milyon TL’lik bozuk ürün ve teminatsız ileri tarihli çek karşılığında ürün verildiği yönündeki iddialarının ciddi olduğunu belirten Temel, konunun Kooperatif Şirketler Mukayyitliği tarafından araştırılması gerektiğini söyledi.

“Denetim kooperatif şirketler mukayyidine aittir. Gidecek, kontrolünü yapacak, suçlu varsa hesaba çekecek, gerekli mercilere şikâyetini yapacak” diyen Temel, teminatsız şekilde ileri tarihli çek karşılığında ürün verilmesinin ciddi bir risk oluşturduğunu ifade etti.

Bozuk ürün iddialarının doğru olması halinde bunun yalnızca fabrikanın mali yapısıyla değil, halk sağlığıyla da ilgili ciddi bir sorun oluşturacağını belirten Temel, gıda güvenliğinin öncelikli olması gerektiğini vurguladı.

“Gıda denetimi yalnızca kâğıt üzerinde olmamalı”

Süt sektöründe dünyadaki uygulamaların da takip edilmesi gerektiğini belirten Temel, UHT sütün dünyada giderek terk edildiğini ve pastörizasyon sistemine geçildiğini söyledi.

“Bizde henüz günlük süt sistemi ve denetimi yok. Aflatoksin gibi kanserojen riskler için tedbir alınmıyor” diyen Temel, gıda denetiminin yalnızca kâğıt üzerinde kalan bir uygulama olmaktan çıkarılması ve üretimin yapıldığı yerde etkin biçimde gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Sendika dışlanmamalı”

Temel, sendikaların işletmeler açısından yalnızca bir çatışma unsuru olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, çalışanların 2013 yılında yaptığı yüzde 40’lık fedakârlığın fabrikanın yeniden ayağa kaldırılmasındaki rolüne dikkat çekti.

Koop-Süt’te çalışanların geçmişte olduğu gibi bugün de fabrikanın geleceği için fedakârlık yapmaya hazır olabileceğini savunan Temel, sendikanın sürecin dışında bırakılmaması gerektiğini söyledi.

Temel, “İnşallah yeni hükümet bu konuya daha hassas yaklaşır, kooperatifleşmeyi yasal güvenceye alır ve bu değerleri kurtarır. Binboğa, Levazım gibi diğer değerler de her geçen gün kapısını dünyaya kapatıyor. Üzücü bir şey” dedi.

Çalışanların ve sendikanın sürece yönelik katkısının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Temel, “O nedenle sendikacılığa çok fazla soğuk bakılmasın. Olay bu” ifadelerini kullandı.

Koop-Süt’te kritik süreç: Eski Başkan Temel’den yönetim, mali yapı ve gelecek için uyarılar
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter