Kuzey İrlanda’da Sudanlı bir sığınmacının bir İrlandalıyı bıçakla ağır yaralamasının ardından başlayan göçmen karşıtı eylemler, ülke genelinde şiddet olaylarına dönüştü. Belfast başta olmak üzere birçok kentte düzenlenen protestolarda çok sayıda ev ve araç ateşe verildi.
8 Haziran gecesi yaşanan bıçaklı saldırı sonrası sokağa dökülen eylemciler, sığınmacılara ve İngiltere hükümetinin göç politikalarına tepki gösterdi. Kısa sürede kamu malına zarar verilen sokak olaylarına dönüşen protestolarda, maskeli gruplar bir belediye otobüsünü yaktı, kentin doğusunda ise bazı evler ve araçlar kundaklandı. Aşırı sağcı Britain First Partisi lideri Paul Golding, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yakılan evlerden birinin sığınmacılar tarafından kullanıldığını iddia etti. Ayrıca Ballyclare kasabasında bir Türk berber dükkanı da saldırıya uğrayarak zarar gördü.
Yetkililerden sükunet çağrısı
Kuzey İrlanda Polis Servisi Emniyet Müdür Yardımcısı Ryan Henderson, yaşanan şiddet olaylarının kabul edilemez olduğunu belirterek, halkı sağduyuya davet etti. Henderson, “Herkesi sakin olmaya, sorumlu davranmaya ve kendileri ile başkalarını riske atacak eylemlerden kaçınmaya çağırıyorum” ifadelerini kullandı.
Kuzey İrlanda Bölgesel Başbakanı Michelle O’Neill ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Maskeli adamların ailelerin evlerini yakması iğrenç bir alçaklıktan başka bir şey değildir. Toplumun hiçbir suçu yok. Bu tamamen eşkıyalıktır” değerlendirmesinde bulundu. O’Neill, ırkçılık ve şiddetin hiçbir şekilde meşru gösterilemeyeceğini vurguladı.
İngiltere’nin Kuzey İrlanda Bakanı Hillary Benn de şiddet olaylarını kınayarak, polisin görevini yapmasına izin verilmesi gerektiğini belirtti ve “Bu tür eşkıyalıklar hiçbir şekilde meşrulaştırılamaz” dedi.
Olayın fitilini ateşleyen 8 Haziran’daki bıçaklı saldırıda, 2023 yılında sığınmacı statüsü aldığı belirtilen 30 yaşındaki Sudanlı bir kişi, bir İrlandalıyı ağır yaralamış ve çevredeki vatandaşların müdahalesiyle etkisiz hale getirilerek tutuklanmıştı.










