Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, FC Barcelona Academy’nin KKTC’de düzenleyeceği hazırlık kampının Rum Yönetimi tarafından engellenmeye çalışılmasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
Erhürman, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Kıbrıs sorunu nedeniyle Kıbrıslı Türk veya Kıbrıslı Rum gençlerin dünyanın başka ülkelerindeki gençlerin sahip olduğu imkanlardan mahrum kalmasını istemediğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erhürman’ın açıklaması şöyle:
“Barcelona konusu” üzerinde pek çok açıklama ve girişim var. Sosyal medya paylaşımlarını da görüyorum.
Bir insan olarak görüşüm çok açık. Ben, herhangi bir Kıbrıslı Türk veya Kıbrıslı Rum gencin, Kıbrıs sorunu dolayısıyla dünyanın başka ülkelerindeki gençlerin sahip olduğu olanaklardan mahrum kalmasını istemem. Bir Kıbrıslı Rum gencin böyle bir sebeple yaşayacağı üzüntü benim sevincim olamaz. Bir Kıbrıslı Türk gencin bu sebeple yaşayacağı üzüntünün herhangi bir Kıbrıslı Rum’un sevincine dönüşmesini de bir insan olarak kabullenemem.
Bir hukukçu olarak da görüşüm, ülkemizde yapılacak herhangi bir organizasyonda başka ülkelerden gençlerin, sanatçıların ve kulüplerin yer almasının bu ülkelerin KKTC’yi tanıdığı anlamına gelmeyeceğidir. Türkiye’de yapılacak herhangi bir organizasyonda Kıbrıslı Rum gençlerin yer almasının Türkiye’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni tanıdığı anlamına gelmeyeceği gibi.
Bu tip organizasyonları herhangi bir şekilde siyasi bağlam içerisinde ele almayı doğru bulmasam da, illa siyasi bir bağlam aranacaksa, 2004’ten sonra BM, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi’nin yetkili kurumları tarafından yapılan, Kıbrıslı Türkler üzerindeki izolasyonun kalkması gerektiği yönündeki açıklamaları hatırlatmanın yeterli olacağını düşünürüm.
Bu adada güven yaratılacaksa, öncelikle gençlerin birbirine güvenini sağlamak gerekir. Daha masaya oturduğumuz ilk gün, gençleri, hatta çocukları ortak spor organizasyonlarında bir araya getirelim dememin sebebi de budur.
Festival iptal ettirmeyi, çocukların futbol oynamasını engelleme yönünde girişim yapmayı, benim baktığım yerden asla öyle olmasa da, diplomasiye nereden baktığınıza bağlı olarak “diplomatik zafer” adıyla anabilirsiniz. Ama insani açıdan baktığınızda, bunun tüm insanlar ve insanlık açısından bir hezimet olduğu benim için yeterince açıktır.”










