Rum terör örgütü EOKA’nın 1955’ten 1974 yılına kadar gerçekleştirdiği toplu katliamlar, Kıbrıslı Türklerin toplumsal hafızasındaki yerini korumaya devam ediyor.
Kıbrıs Türk direnişinin sembol isimlerinden eski Turizm ve Kültür Bakanı İsmail Bozkurt, EOKA’nın kuruluşundaki temel hedeflerden birinin Kıbrıslı Türkleri tamamen yok etmek olduğunu belirtti. Bozkurt, “EOKA terör örgütü, Kıbrıs’ta Türklere yönelik çok sayıda toplu katliamın failidir” diyerek, örgütün 1960 öncesinde dahi sivil, kadın, çocuk ve yaşlı ayrımı gözetmeksizin vahşi saldırılar düzenlediğini vurguladı.
Bozkurt, o dönemde yaşanan katliamların ve sindirme politikalarının unutulmasının mümkün olmadığını ifade ederek, “Geçmişten ders alıyoruz ve gelecekte de aynı olayları yaşamamak için Kıbrıs Türk halkının yaşadıklarını gelecek nesillere aktarmalıyız” dedi.
“Katliamcı geçmişleriyle bir terör örgütü”
TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar da EOKA’nın kuruluş amacının terörizm olduğunu, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın ise bu toplu katliamları engellemek amacıyla kurulduğunu hatırlattı. Bayar, “EOKA da EOKA-B de katliamcı geçmişleri ile terör örgütüdür. Binlerce Türk’ü katledip toplu mezarlara gömdüler. Bu gerçekler sadece Kıbrıs Türklerince değil, tüm Türk dünyasınca bilinmelidir” ifadelerini kullandı.
Bayar, Kıbrıs Türk halkının bugün kendi devletinde özgürce yaşamasının ana vatan Türkiye’nin garantörlüğü sayesinde olduğunu belirtti.
EOKA’nın kanlı tarihi
Georgios Grivas liderliğinde 1 Nisan 1955’te kurulan EOKA, 1956’da Abdullah Alparslan’ı şehit ederek Türklere karşı ilk silahlı eylemini gerçekleştirdi. Örgüt, 1958 yılında Sinde, Atlılar, Arnayi, Üç Şehitler ve Goşşi gibi köylerde sivilleri hedef alarak katliamlar yaptı.
1963 yılında “Kanlı Noel” saldırılarıyla sistematik yok etme hareketini başlatan EOKA, 364 Kıbrıslı Türk’ün ölümüne ve binlerce kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Kumsal Baskını’nda Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi ve üç çocuğunun banyo küvetinde şehit edilmesi, bu dönemin en acı olaylarından biri olarak tarihe geçti.
1974 yılına gelindiğinde ise Alaminyo, Limasol, Muratağa, Sandallar, Atlılar, Taşkent ve Taşpınar’da gerçekleştirilen katliamlarda, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere yaklaşık 300 Kıbrıslı Türk hayatını kaybetti. EOKA, sadece Türkleri değil, kendi ideolojisini benimsemeyen Rumları da hedef alarak yüzlerce kişinin ölümünden sorumlu tutuldu.











