Serhat Akpınar, son dönemde bazı Türkiye Cumhuriyeti giriş yasakları üzerinden yeniden gündeme gelen tartışmalara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Akpınar, bazı çevrelerin konuyu siyasi gerilim alanına çevirdiğini savunarak, Türkiye’ye yönelik “haksız ve ölçüsüz söylemlerle” toplumda ayrışma yaratılmaya çalışıldığını belirtti.
Akpınar açıklamasında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkının tarihsel olarak özel bir konuma sahip olduğunu ifade ederek, uluslararası alanda yalnızca Türkiye tarafından tanınan bir devlet yapısı içinde varoluş mücadelesi verdiğini söyledi.
Kıbrıs Türk halkının güvenliği, varlığı ve geleceği açısından en temel dayanağın her zaman Türkiye olduğunu kaydeden Akpınar, iki toplum arasındaki ilişkinin yalnızca siyasi değil; tarih, kader ve ortak mücadele temelinde şekillendiğini vurguladı.
Türkiye’ye yönelik hakaret, düşmanlık veya sistematik olumsuzlama içeren söylemlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini savunan Akpınar, her egemen devlet gibi Türkiye’nin de kendi hukuk düzeni içinde gerekli tedbirleri alma hakkı bulunduğunu ifade etti.
Hükümete de çağrıda bulunan Akpınar, Kıbrıs Türk halkının beklenti ve hassasiyetlerinin doğru bir dille Türkiye’ye anlatılması, yanlış anlaşılmaları önleyecek diplomatik iletişim kanallarının açık tutulması gerektiğini belirtti.
Bölgedeki gelişmelere de değinen Akpınar, Emmanuel Macron’un Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ziyareti sırasında yaptığı açıklamaların Doğu Akdeniz’deki dengelerin hassasiyetini ortaya koyduğunu söyledi.
Akpınar, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti her koşulda Türkiye Cumhuriyeti’nin yanında yer alacaktır. Bu bir tercih değil, tarihsel sorumluluk ve varoluşsal gerekliliktir” ifadelerini kullandı.
Açıklamasının sonunda birlik, sağduyu ve ortak akıl çağrısı yapan Akpınar, toplumun iç meseleleri tartışılırken ayrıştırıcı bir dilin kimseye fayda sağlamayacağını kaydetti.
