Demokrat Parti Genel Sekreterliği, Kıbrıs konusunda son günlerde kamuoyunda yer alan diplomatik temaslar ve çeşitli kulis iddialarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının geleceğini ilgilendiren hayati konularda doğrulanmamış bilgi ve iddialarla kamuoyu oluşturulmasının doğru olmadığı vurgulandı.
Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar imzasıyla yayımlanan açıklamada, Birleşmiş Milletler öncülüğünde yürütülen temaslar ile Rum basınında yer alan haberlerin yeni bir diplomatik hareketliliğe işaret ettiği yönündeki değerlendirmelerin dikkatle takip edildiği belirtildi.
Açıklamada, geçmişte de benzer yöntemlerle kamuoyunun yönlendirilmeye çalışıldığı ifade edilerek, Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı başta olmak üzere devletin yetkili kurumları tarafından doğrulanmayan hiçbir bilginin resmi politika veya müzakere metni olarak değerlendirilmemesi gerektiği kaydedildi.
Geçmişteki modeller yeniden gündemde
Demokrat Parti, “yeni çözüm”, “alternatif model” veya “yeni formül” başlıklarıyla gündeme getirilen önerilerin gerçekte yeni olmadığını savundu. Gevşek federasyon, merkezi yetkileri azaltılmış federal yapı, konfederal unsurlar içeren modeller ile Maraş, Güzelyurt ve çeşitli toprak düzenlemelerinin geçmiş müzakere süreçlerinde defalarca ele alındığı ancak kalıcı sonuç üretmediği ifade edildi.
Açıklamada, bugün yaşanan sürecin yeni bir çözüm paradigmasından ziyade, geçmişte başarısız olmuş dosyaların yeniden gündeme taşınması niteliği taşıdığı görüşü dile getirildi.
“Egemen eşitlik ve güvenlik vazgeçilmezdir”
Demokrat Parti, yarım asrı aşan müzakere sürecinin Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği, eşit uluslararası statüsü ve güvenliği güvence altına alınmadan sürdürülebilir bir anlaşmanın mümkün olmadığını ortaya koyduğunu belirtti.
Annan Planı sonrasında verilen sözlerin tutulmadığı, izolasyonların kaldırılmadığı ve statükonun devam ettiği öne sürülen açıklamada, bu gelişmelerin Kıbrıs Türk halkının yaşadığı tecrübeleri açık şekilde ortaya koyduğu ifade edildi.
“Türkiye’nin garantörlüğü tartışılamaz”
Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin hiçbir şart altında pazarlık konusu yapılamayacağı belirtilerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin ve fiili garantörlüğü ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Ada’daki caydırıcı varlığının halkın güvenliğinin temel teminatı olduğu vurgulandı.
Doğu Akdeniz’deki gelişmeler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin silahlanma faaliyetleri ve bölgesel askeri iş birliklerine dikkat çekilen açıklamada, güvenlik hassasiyetinin azalmadığı, aksine daha da arttığı ifade edildi.
“Çözüm diyalogla mümkündür”
Demokrat Parti, çözümden, diyalogdan ve diplomasiden yana olduğunu belirterek, ancak çözümün egemen eşitliği zayıflatan, güvenlik haklarını tartışmaya açan veya toprak bütünlüğünü pazarlık konusu yapan yaklaşımlarla sağlanamayacağını kaydetti.
Açıklamanın sonunda, toplumun resmi açıklamaları esas alması ve doğrulanmamış bilgiler üzerinden oluşturulmak istenen algı operasyonlarına karşı dikkatli olması çağrısı yapıldı.
Demokrat Parti, gelişmeleri Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile tam uyum içerisinde ve devletin ilgili kurumlarıyla birlikte yakından takip etmeye devam edeceğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının haklarından, devletin egemenliğinden, eşit uluslararası statüsünden ve Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünden hiçbir şart altında taviz verilmesine rıza göstermeyeceklerini vurguladı.











