Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın güveni zedeleyen girişimlere yönelik açıklamalarını hatırlatarak, söz konusu değerlendirmenin ilerleyen süreç açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Bürosu tarafından yapılan bilgilendirmeye göre Erhürman, gazeteci Yusuf Kanlı’nın BM Kişisel Temsilcisi Holguin ile gerçekleştirdiği röportajdaki ifadeleri sosyal medya hesabı üzerinden paylaştı. Erhürman, tartışmalar arasında gözden kaçmaması adına bu yanıtı not düşmek istediğini ifade etti.
“Güven aşındırıcı eylem ve işlemler” vurgusu
Cumhurbaşkanı Erhürman, uzun süredir kullanılan “Güven Artırıcı Önlemler” kavramının yanı sıra son dönemde “Güven Aşındırıcı Eylem ve İşlemler” ifadesine de sıklıkla başvurduklarını aktardı.
Bu kavramı muhataplarıyla paylaştıklarını belirten Erhürman, şu değerlendirmede bulundu
“Yeni Güven Artırıcı Önlemleri konuşurken festival ve Barcelona iptalleri, Kıbrıslı Türk temsilcilerin yabancı diplomatlarla görüşmesini engelleme girişimleri, Kıbrıslı Rum milletvekillerinin yoğun çabalarıyla Avrupa Parlamentosu’nda alınması sağlanan tek yanlı kararlar ve mülkiyet ile ilgili tutuklamalar gibi konularda güveni aşındıran eylem ve işlemleri muhataplarımıza; Sayın Genel Sekreter’e, kişisel temsilcisine, AB yetkililerine ve görüştüğümüz tüm diplomatlara anlatırken kullanıyoruz.”
HolguinMüzakereler düşmanca bir ortamdan doğmaz
Cumhurbaşkanı Erhürman, gazeteci Yusuf Kanlı’nın “Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıs Türk temsilcilerinin uluslararası temaslarını kısıtlamaya çalışırken ve Kıbrıs Türk tarafı güveni zedeleyen başka adımlar bulunduğunu bildirirken elverişli bir ortam yaratılabilir mi?” sorusunu yönelttiğini anımsattı.
Holguin’in bu soruya verdiği cevabı aktaran Erhürman, BM Temsilcisi’nin şu sözlerinin altını çizdi
“Kesinlikle hayır; çünkü bunlar zaten karmaşık olan meseleyi daha da karmaşık hâle getiriyor. Müzakereler kendiliğinden ortaya çıkmaz; düşmanca bir ortamdan da doğmaz. Aksine, karşı tarafı ve onun varlığını anlamayı ve kabul etmeyi gerektirir. Bu konuyu özellikle son bir ayda müzakerecilerle birkaç kez görüştüm.”
Erhürman, Holguin’in dile getirdiği bu tespitlerin gelecekteki olası süreçler açısından büyük değer taşıdığını kaydetti.











