Bayramda, nişanda, düğünde, sünnette, askere giderken, ev ziyaretinde, bir anlaşma sonrası veya ilk maaşla gelen baklava.
Hayatın her alanına kutlama veya iyi niyet göstergesi olarak girebilen bu vazgeçilmez tatlı, zaman zaman tartışma veya soru işaretlerinin odağı olabiliyor.
Baklava kimin? Gaziantep baklavası klasik baklava mı? En iyi baklava kaç kat? Fıstıklısı mı makbul yoksa cevizlisi mi? Peki ya ismi neden baklava?
Türkiye’de bugüne dek baklavayla ilgili en kapsamlı çalışma sayılan “Saraydan Çarşıya, Gaziantep’ten İstanbul’a Kırk Kat Baklava Tarihi” isimli kitap bu soruların peşine düşüyor.
Osmanlı yemek kültürü yazarı Priscilla Mary Işın ve Mimar Sinan Üniversitesi’nden Prof. Dr. Burak Onaran’ın yazdığı kitap, baklavayı belgeler ve Türkiye’nin baklavacı ailelerinin hatıraları üzerinden ele alıyor.
Işın’a göre başka hiçbir tatlı veya yemeğin böyle kapsamlı bir kitabı yazılamaz:
“Ona ‘tatlıların padişahı’ diyorum. Hem manevi anlamı da var. Sadece lezzetli bir hamur işi olarak yenmiyor; iyi niyet ve güzel dilekleri de beraberinde getiriyor.”
