ATAN: “HALK ARTIK GEÇİNEMİYOR, BU DÜZEN SÜRDÜRÜLEMEZ”

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kamu-Sen Başkanı Metin Atan, ülkede giderek ağırlaşan ekonomik koşullara dikkat çekerek, dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 48 bin 117 TL’ye, insanca yaşayabilmek için gerekli aylık harcamanın ise 259 bin 532 TL’ye ulaştığını belirtti.

Atan, hayat pahalılığı karşısında ücretlerin hızla eridiğini, çalışanların ve emeklilerin gelirlerinin artık temel ihtiyaçları dahi karşılamakta yetersiz kaldığını vurguladı.

“Bugün mesele insanların daha az tasarruf yapması değildir. İnsanlar zaten tasarruf edecek bir noktayı çoktan geçti. Mesele; mutfağa ne alınacağına, hangi faturanın erteleneceğine, çocuğun hangi ihtiyacından vazgeçileceğine karar vermek zorunda bırakılan binlerce ailedir” diyen Atan, ekonomik tablonun artık bir geçim krizine dönüştüğünü kaydetti.

Dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı beslenebilmesi için aylık yaklaşık 48 bin TL’ye ihtiyaç duyduğunu belirten Atan, barınma, ulaşım, sağlık, eğitim, elektrik, akaryakıt, haberleşme ve diğer temel ihtiyaçlar eklendiğinde aylık yaşam maliyetinin 259 bin TL’yi aşmasının üzerinde ciddi biçimde düşünülmesi gerektiğini söyledi.

Atan, “Bugün çıkıp soruyoruz: 259 bin 532 TL’ye ulaşan bir geçim maliyetini hangi çalışan karşılayabilir? Hangi emekli bu yükün altından kalkabilir? İki çocuklu bir aile kirasını mı ödesin, mutfağını mı doldursun, elektrik faturasını mı yatırsın, çocuklarının eğitim giderlerini mi karşılasın? İnsanlardan artık imkânsız olanı başarmaları bekleniyor” ifadelerini kullandı.

Eylül ayında resmi enflasyonun aylık yüzde 3,34’e ulaşmasının fiyatlardaki yükselişin devam ettiğini açıkça ortaya koyduğunu belirten Atan, maaşlara yapılan artışların kısa süre içerisinde zamlar karşısında eridiğini kaydetti.

Atan, “Çalışanın cebine giren para artıyor gibi görünüyor ancak o parayla alınabilen ürün ve hizmet miktarı sürekli azalıyor. Yani rakam büyürken halk fakirleşiyor. Bunun adı refah artışı değil, alım gücü kaybıdır” dedi.

Kredi kartı ve borçlanmanın birçok hane için artık tercih değil zorunluluk haline geldiğini ifade eden Atan, çalışanların maaşlarını daha ellerine geçmeden kira, kredi, elektrik, akaryakıt ve market giderlerine ayırmak zorunda kaldığını söyledi.

“Bir ülkede çalışan insanlar temel ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli borçlanıyorsa orada ekonomik düzen sağlıklı değildir” diyen Atan, “Bugün insanlar lüks peşinde değil. Et alabilmenin, çocuğunun okul ihtiyacını karşılayabilmenin, arabasına yakıt koyabilmenin, elektrik faturasını zamanında ödeyebilmenin hesabını yapıyor. Çalışan da emekli de her ay biraz daha yoksullaşıyor” ifadelerini kullandı.

Atan, hükümetin ekonomi politikalarının yalnızca maaş düzenlemeleri üzerinden yürütülemeyeceğini, temel tüketim ürünlerinden enerjiye, kiralardan akaryakıta kadar vatandaşın giderlerini azaltacak kapsamlı önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

“Hayat pahalılığını yaratıp ardından maaşlara artış yapmak çözüm değildir. Esas mesele fiyat artışlarını kontrol altına almak, alım gücünü korumak ve çalışanı sürekli hayat pahalılığının gerisinden koşmak zorunda bırakmamaktır” diyen Atan, hükümete çağrıda bulundu.

Atan, “Ekonomiyi yalnızca rakamlardan ibaret görmeyin. O rakamların arkasında evine alışveriş poşetini eksik götüren anne babalar, faturalarını erteleyen emekliler, borç içinde yaşayan çalışanlar vardır. Halk artık ‘Nasıl daha iyi yaşarım?’ sorusunu değil, ‘Bu ay nasıl geçinirim?’ sorusunu soruyor. Bu kabul edilebilir değildir” ifadelerini kullandı.

Kamu-Sen’in çalışanların alım gücünün korunması konusunda mücadelesini sürdüreceğini vurgulayan Atan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Çalışan bir insanın yoksulluk içerisinde yaşamaya mahkûm edilmesini kabul etmiyoruz. İnsanlar çalışarak geçinebilmeli, çocuklarının geleceğini planlayabilmeli, temel ihtiyaçlarını karşılamak için borçlanmak zorunda kalmamalıdır.

Hükümet günü kurtaran uygulamalardan vazgeçmeli; hayat pahalılığını gerçekten düşürecek, piyasayı denetleyecek, dar ve sabit gelirliyi koruyacak ekonomik politikaları derhal hayata geçirmelidir.

Halkın dayanacak gücü kalmamıştır. Emeğin karşılığı yoksulluk değil, insanca yaşam olmalıdır.”

ATAN: “HALK ARTIK GEÇİNEMİYOR, BU DÜZEN SÜRDÜRÜLEMEZ”
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter