Almanya’nın, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2027-2028 dönemi geçici üyeliğine seçilememesi, ülkede geniş çaplı tartışmaları beraberinde getirdi.
Alman basınında yer alan haber ve analizlerde, bu başarısızlığın arkasında hükümetin diplomatik performansının yanı sıra Berlin yönetiminin İsrail ve Gazze politikalarının da etkili olmuş olabileceği değerlendirmelerine geniş yer verildi.
Bazı medya organları, ortaya çıkan sonucu Almanya’nın dış politikası açısından ciddi bir gerileme olarak nitelendirirken, hükümetin seçim kampanyasını yeterince etkin yürütemediği eleştirisinde bulundu.
Almanya’nın eski BM Daimi Temsilcisi Christoph Heusgen, Welt gazetesine yaptığı açıklamada, ülkesinin İsrail’e yönelik tutumunun seçim sonuçları üzerinde etkili olmuş olabileceğini dile getirdi.
Birçok ülkenin, Berlin’in Gazze’ye yönelik saldırılara karşı sergilediği yaklaşımı eleştirel bir gözle değerlendirdiğine dikkat çeken Heusgen, Almanya’nın uluslararası hukuk konusundaki tutumunun bazı ülkelerce tutarsızlık olarak görüldüğünü ifade etti.
Heusgen, kamu yayıncısı ZDF’ye yaptığı değerlendirmede de Almanya’nın Rusya-Ukrayna Savaşı’nda uluslararası hukuka yaptığı güçlü vurgunun, İsrail-Gazze meselesinde aynı ölçüde gösterilmemesinin bazı BM üyeleri üzerinde olumsuz bir etki yaratmış olabileceğini belirtti.
“Uluslararası hukuku göreceli hale getirirsek şaşırmamalıyız.”
diyen Heusgen, bu durumun Almanya’nın uluslararası alandaki güvenilirliğine yönelik tartışmaları tetiklediğine işaret etti.
Welt ve Stern gazetelerinde yayımlanan haberlerde de Almanya’nın Gazze konusundaki tutumu ile seçim kampanyasına geç başlamasının başarısızlıkta rol oynadığı aktarıldı.
Söz konusu haberlerde, “Gazze Savaşı”na yönelik uluslararası eleştiriler, Berlin’in İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına karşı izlediği politika ve dış politikada ABD’ye yakın bir pozisyon almasının çeşitli ülkelerde rahatsızlık uyandırdığı görüşleri paylaşıldı.
Tagesspiegel gazetesindeki yorumda ise bu sonucun, Almanya’nın dış politikadaki çelişkilerinin bir yansıması olduğu savunuldu. Yazıda, Berlin’in net ve tutarlı bir çizgi ortaya koyamaması yönündeki eleştirilerin, bazı ülkelerin oy tercihlerini doğrudan etkilemiş olabileceği vurgulandı.
Seçim Sonucu Berlin’de Şaşkınlık Yarattı
Muhafazakar çevrelerde yapılan değerlendirmelerde ise başarısızlık, daha çok seçim kampanyasının yetersiz yürütülmesine, Başbakan Friedrich Merz’in BM Genel Kurulu çalışmalarına yeterli siyasi ağırlığı koymamasına ve diplomatik hazırlık eksikliğine bağlandı.
Diplomatik kaynaklar da Almanya’nın “Gazze Savaşı” sürecinde İsrail’e verdiği güçlü desteğin, özellikle Afrika, Arap ülkeleri ve Küresel Güney olarak adlandırılan blok nezdinde oy kaybına yol açmış olabileceği görüşünü paylaştı.
Bild gazetesi, yaşanan gelişmeyi federal hükümet açısından ciddi bir başarısızlık olarak nitelendirirken, Deutsche Welle ise seçim sonucunun Berlin’de şaşkınlıkla karşılandığını ve hükümet için önemli bir dış politika sınavı olarak görüldüğünü aktardı.
Deutsche Welle’nin haberinde, Almanya’nın BM Güvenlik Konseyi seçimlerinde ilk kez başarısız olduğuna dikkat çekilerek, bu sonucun Başbakan Merz ve Dışişleri Bakanı Johann Wadephul açısından önemli bir dış politika gerilemesi olarak kabul edildiği belirtildi.






