AKPINAR: “RAKAMLARI SIRALAMAK YÜKSEKÖĞRETİM POLİTİKASI DEĞİLDİR”

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

DP Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, YÖDAK’ın 2026-YKS yerleştirme sonuçlarına ilişkin açıklamasını eleştirerek, KKTC yükseköğretiminin üniversiteleri öğrenci sayılarına göre sıralamakla yönetilemeyeceğini söyledi. Akpınar, “Asıl mesele kimin birinci, kimin dördüncü olduğu değil; KKTC yükseköğretiminin dünyada nerede olduğu ve nereye götürüleceğidir” dedi.

Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu’nun (YÖDAK) 2026-YKS yerleştirme sonuçlarına ilişkin değerlendirmesine tepki gösterdi.

Kırk yılı aşkın süredir yükseköğretimin içerisinde bulunduğunu belirten Akpınar, YÖDAK’ın üniversiteleri yalnızca yerleşen öğrenci sayılarına göre öne çıkarmasının sağlıklı ve bilimsel bir yükseköğretim değerlendirmesi olmadığını savundu.

“YÖDAK bir sıralama kuruluşu değildir”

Akpınar, KKTC yükseköğretiminin geleceğinin üniversiteleri alt alta sıralayarak “ilk üç” ilan etmek kadar basit olmadığını belirterek, YÖDAK’ın temel görevinin yükseköğretimi planlamak, denetlemek, akredite etmek ve sürdürülebilir bir politika geliştirmek olduğunu kaydetti.

Üniversitelerin program sayıları, toplam kontenjanları, ön lisans ve lisans dağılımları, sağlık programları, burs politikaları, barınma olanakları ve kamu destekleri dikkate alınmadan yapılacak karşılaştırmaların eksik kalacağını ifade eden Akpınar, “Bütün bunları açıklamadan yalnızca toplam yerleşen öğrenci sayılarını yan yana koymak bilimsel bir yükseköğretim analizi değildir. Bu, ham verinin sıralanmasıdır” dedi.

“Aynı şartlarda yarışmayan üniversiteler kıyaslanamaz”

YÖDAK açıklamasında LAÜ, YDÜ ve DAÜ’nün en fazla öğrencinin yerleştiği üç üniversite olarak öne çıkarıldığını hatırlatan Akpınar, bu üniversitelerin sahip olduğu program ve kontenjan yapılarının da kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.

Akpınar, YÖDAK’ın açıkladığı verilere göre LAÜ’ye 3 bin 450, YDÜ’ye 3 bin 652 ve DAÜ’ye 3 bin 618 kontenjan ayrıldığını belirterek, yalnızca bu üç üniversitenin toplam kontenjanının 10 bin 720 olduğunu kaydetti.

KKTC genelindeki toplam kontenjanın 18 bin 13 olduğuna dikkat çeken Akpınar, böylece toplam kapasitenin yaklaşık yüzde 59,5’inin bu üç üniversitede toplandığını ifade etti.

Akpınar, “Kontenjanın nerede yoğunlaştığını açıklamadan öğrencinin nerede yoğunlaştığını açıklayamazsınız” dedi.

“GAÜ ve UKÜ neden değerlendirme dışında?”

Girne Amerikan Üniversitesi’nin 2026-YKS yerleştirmelerinde dördüncü, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nin ise beşinci sırada bulunduğunu belirten Akpınar, YÖDAK’ın ilk beş üniversiteyi bütünlüklü biçimde değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

Akpınar, özellikle sağlık programları bulunmayan, program çeşitliliği ve kontenjanları daha sınırlı olan ya da kamu desteklerinden yararlanmayan üniversitelerin mevcut rekabet ortamında nasıl ayakta kalacağının tartışılması gerektiğini kaydetti.

“Başarı varsa esas sahibi üniversitelerdir”

2026-YKS sonuçlarına göre 11 bin 555 öğrencinin KKTC üniversitelerine yerleşmesinin önemli olduğunu belirten Akpınar, bu başarıda esas payın üniversitelere ait olduğunu ifade etti.

Akpınar, üniversitelerin kendi kaynaklarıyla uluslararası tanıtım yaptığını, burs ve barınma olanakları oluşturduğunu, akademisyen istihdam ettiğini, uluslararası akreditasyonlar için çalıştığını ve farklı ülkelerde öğrenci aradığını söyledi.

“YÖDAK’ın, Milli Eğitim Bakanlığı’nın veya hükümetlerin üniversitelerin bireysel başarılarının arkasına saklanma hakkı yoktur” diyen Akpınar, yükseköğretimde devlet politikası oluşturulması gerektiğini vurguladı.

“KKTC’nin 2030 yükseköğretim stratejisi nedir?”

Akpınar, YÖDAK’a, Milli Eğitim Bakanlığı’na ve hükümete bir dizi soru yönelterek KKTC’nin 2030 yükseköğretim stratejisinin açıklanmasını istedi.

Öğrenci sayısı hedefinden uluslararası öğrenci pazarlarına, akreditasyon teşviklerinden yeni ülkelere açılıma, üniversitelerin artan maliyetlerinden Türkiye ile yükseköğretim politikalarının koordinasyonuna kadar birçok başlıkta kapsamlı bir stratejiye ihtiyaç bulunduğunu belirten Akpınar, KKTC yükseköğretiminin kendi kaderine terk edilemeyeceğini kaydetti.

“Üniversiteler kendi kaderine terk edilemez”

KKTC yükseköğretiminin ülke ekonomisinin en stratejik sektörlerinden biri olduğuna dikkat çeken Akpınar, sektörün binlerce kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağladığını; konut, ulaşım, ticaret ve turizm başta olmak üzere birçok alanı beslediğini ifade etti.

Güney Kıbrıs’ın KKTC üniversitelerine yönelik uluslararası girişimlerde bulunduğunu da savunan Akpınar, devlet kurumlarının görevinin üniversiteleri yalnız bırakmak değil, KKTC yükseköğretimini ortak bir ulusal stratejiyle dünyaya taşımak olduğunu söyledi.

YÖDAK’a çağrı

Akpınar, YÖDAK’ın üniversiteleri sıralamak yerine yükseköğretimi planlaması, kurumları birbirleriyle yarıştırmak yerine sistemin bütününün rekabet gücünü artırması gerektiğini belirtti.

Program başına öğrenci sayısı, kontenjan doluluk oranı, burs oranları, sağlık programlarının etkisi, kamu destekleri, barınma imkanları, uluslararası öğrenci oranı, akreditasyon, bilimsel üretim ve mezun istihdamı gibi göstergelerin kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulunan Akpınar, şu ifadeleri kullandı:

“KKTC yükseköğretiminin ihtiyacı üniversiteleri birinci, ikinci, üçüncü diye sıralayan bir anlayış değildir. İhtiyacımız; üniversitelerimizi koruyan, kaliteyi yükselten, haksız rekabeti ortadan kaldıran, uluslararasılaşmayı devlet politikası haline getiren ve KKTC’yi yeniden güçlü bir ‘Üniversiteler Adası’ haline getirecek ulusal bir yükseköğretim vizyonudur.”

Akpınar açıklamasını, “Rakam açıklamak kolaydır. Asıl mesele politika üretmektir. Bugün tartışmamız gereken kimin birinci, kimin dördüncü olduğu değil; KKTC yükseköğretiminin dünyada nerede olduğu ve nereye götürüleceğidir” sözleriyle tamamladı.

AKPINAR: “RAKAMLARI SIRALAMAK YÜKSEKÖĞRETİM POLİTİKASI DEĞİLDİR”
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter