DP Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Ortadoğu’da tırmanan ABD–İsrail–İran geriliminin Kıbrıs Adası üzerindeki etkilerine dikkat çekerek ulusal dayanışma çağrısında bulundu.
Ortadoğu’da tırmanan ABD–İsrail–İran geriliminin bölgesel bir çatışma zeminine evrilmesi, Doğu Akdeniz’i ve Kıbrıs Adası’nı doğrudan etkileyen yeni bir güvenlik denklemine işaret etmektedir. İngiltere Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Kıbrıs’a yönlendirilen iki füzenin adadaki İngiliz üsleri tarafından etkisiz hale getirildiğinin duyurulması, Kıbrıs’ın jeostratejik konumu nedeniyle küresel askeri ve siyasi etkileşim alanının içine fiilen girmekte olduğunu göstermektedir.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Doğu Akdeniz’deki stratejik varlığı, Mavi Vatan’daki konumu ve Türkiye Cumhuriyeti ile olan güçlü iş birliği çerçevesinde bu gelişmeleri yakından ve çok boyutlu olarak değerlendirmektedir. Bu süreçte önceliğimiz; halkımızın güvenliği, bölgesel istikrarın korunması, ekonomik dengelerin sürdürülebilirliği ile sağlık, enerji ve lojistik altyapısının güvence altına alınmasını sağlamak olmalıdır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak, Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir eşgüdüm ve dayanışma içerisinde; karada, denizde ve havada tüm savunma ve güvenlik tedbirlerinin gözden geçirilmesi, olası kriz senaryolarına karşı hazırlık planlarının güncellenmesi ve kamu kurumlarının koordinasyonunun güçlendirilmesi yönünde gerekli adımların atılması gerekmektedir. Hükümet olarak; savunma ve güvenlik başta olmak üzere sağlık sistemimizin kriz dayanıklılığı, enerji ve gıda tedarik zincirlerinin güvenliği, finansal ve ekonomik istikrarın korunması, sivil savunma ve afet yönetim kapasitesinin güçlendirilmesi konularında kapsamlı bir risk değerlendirme sürecinin ivedilikle başlatılması gerekmektedir.
Ayrıca, içinde bulunduğumuz dönemin siyasal rekabetten ziyade ulusal dayanışma gerektirdiği açıktır. Bu çerçevede, koalisyon ortaklarımızı ve Meclis’te temsil edilen tüm siyasi partileri, genişletilmiş bir istişare ve ortak akıl zemininde bir araya gelmeye davet ediyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği, siyasi görüşlerin üstündedir. Bu süreç; sorumluluk, sağduyu ve milli birlik gerektirmektedir. Devlet aklıyla, hukuk zemininde ve uluslararası meşruiyet çerçevesinde hareket ederek, bölgemizde barışın korunması için diplomatik kanalların açık tutulmasının da hayati önem taşıdığını özellikle ifade ediyoruz. Kıbrıs Adası’nın bir çatışma alanına dönüşmemesi, bir barış ve istikrar adası olması için üzerimize düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getireceğiz.
