Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Asım Akansoy, taşeron firmaya bağlı olarak 12 yıldır Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde çalışan ve işten çıkarılmasının ardından hayatına son veren Orhan Binici’nin ölümüne giden sürecin tüm yönleriyle araştırılmasını istedi.
Akansoy, “Sağlık Bakanlığı nerede? Çalışma Bakanlığı nerede? Neden susuyorsunuz? Neyi bekliyorsunuz?” diye sorarak, yaşananlarla ilgili derhal soruşturma başlatılması gerektiğini belirtti.
“ON İKİ YIL EMEK VERMİŞ BİR İNSANI İŞTEN DURDURMAK BU KADAR KOLAY MI?”
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Akansoy, Orhan Binici’nin Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Nöroloji Bölümü’nde servis görevlisi olarak, taşeron bir şirkete bağlı şekilde 12 yıldır çalıştığını söyledi. Akansoy, aldığı bilgiye göre Binici’nin cuma günü idarenin talimatıyla işten durdurulduğunu belirtti.
Akansoy, “On iki yıl emek vermiş bir insanı işten durdurmak bu kadar kolay mı? Bir insanın ekmeğiyle, geleceğiyle, hayatıyla bu kadar pervasızca oynanabilir mi? Bu karar hangi gerekçeyle, hangi değerlendirmeye dayanılarak alındı? Ayrıntılı bir soruşturma yapıldı mı? İdare, hangi yetkiyle ve hangi sorumlulukla hareket etti? Emekçilerin çalışma hayatı, birilerinin iki dudağının arasından çıkacak söze mi bağlı? Taşeron şirketlerin uygulamaları kim tarafından, ne ölçüde denetleniyor? Yoksa bu ülkede emekçinin güvencesizliği, yönetenlerin sorumluluklarından kaçmasının bir aracı hâline mi geldi?” sorularını yöneltti.
“DERHAL SORUŞTURMA BAŞLATILMALI”
İki gündür Binici’den haber alınamadığını hatırlatan Akansoy, Binici’nin dün akşam yaşamını sonlandırdığının öğrenildiğini söyledi.
“Bir insanı kaybettik! Bir emekçiyi, bir kardeşimizi kaybettik! Şimdi kimse sorumluluktan kaçmasın. Kimse susarak, bekleyerek, topu birbirine atarak bu olayın üzerini örtmeye kalkışmasın” diyen Akansoy, yaşananların bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini vurguladı.
Akansoy, işten çıkarma kararının hangi koşullarda alındığının ortaya konulması ve varsa ihmal ile sorumlulukların belirlenmesi için derhal soruşturma başlatılması gerektiğini ifade etti.
Akansoy, “Hiçbir idari tasarruf, hiçbir sözleşme ve hiçbir taşeronluk ilişkisi, kamu kurumlarını ve yetkilileri emekçilerin çalışma koşullarına ilişkin sorumluluklarından muaf tutamaz” dedi.
“GÜVENCESİZLİĞİ, DENETİMSİZLİĞİ VE TAŞERONLUK SİSTEMİNİ DE SORGULAMAK ZORUNDAYIZ”
Sosyal devletin, emekçiyi kapının önüne koyup ardından hiçbir şey olmamış gibi davranmak değil; insanın emeğini, onurunu ve yaşamını korumak olduğunu belirten Akansoy, 12 yıl boyunca emek veren bir insanın geleceği bu kadar kolay karartılıyorsa yalnızca bir işten çıkarma kararının değil, çalışma hayatını kuşatan güvencesizliğin, denetimsizliğin ve taşeronluk sisteminin de sorgulanması gerektiğini söyledi.
“Sağlık Bakanlığı nerede? Çalışma Bakanlığı nerede? Neden susuyorsunuz? Neyi bekliyorsunuz?” diye soran Akansoy, “Emekçilerin yaşam koşullarını, çalışma güvencelerini ve haklarını korumakla yükümlü olanlar, şimdi çıkıp hesap vermelidir” ifadelerini kullandı.
Akansoy, “Bu ülkede insanlar güvencesizliğe, keyfiliğe ve çaresizliğe terk edilemez. Hiç kimse, yıllarca emek verdiği bir işyerinden bir kararla koparılıp kaderine terk edilemez. Orhan Binici’nin yaşadıkları bütün yönleriyle aydınlatılmalıdır. Bu olayın üzeri örtülemez, sorumluluklar görmezden gelinemez. Emekçinin hayatı, geleceği ve onuru bu kadar ucuz değildir” dedi.
