İlk saldırı 13 Temmuz 2024’te Pensilvanya’daydı. Trump, seçim mitinginde konuşma yaparken saldırıya uğramıştı. Kurşunlardan biri sağ kulağını sıyırmıştı. Bir kişinin öldüğü, iki kişinin de yaralandığı bu saldırıda, 20 yaşındaki saldırgan olay yerinde etkisiz hale getirilmişti.
15 Eylül 2025’te, yani bir yıl sonra Florida’da bir golf sahasında, 59 yaşındaki bir saldırgan tüfekle sahaya yaklaşmıştı. Çalıların arasından namluyu uzattı ve o sırada golf oynayan Donald Trump’ı hedef almak istedi. Gizli Servis ajanı durumu fark ederek ateş açtı; saldırgan ise olay yerinden kaçtı.
2026 yılında, yani bu yıl 22 Şubat’ta bir saldırı girişimi daha yaşandı. Trump’ın tam da konutunun önünde gerçekleşen bu saldırıda; elinde av tüfeği ve benzin bidonu olan saldırgan konuta girmeye çalıştı. Gizli Servis görevlileri bu saldırganı etkisiz hale getirdi; olay esnasında Trump konutunda değildi.
Ve bugün… Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğinde bu kez silah sesleri duyuldu. ABD Başkanı, Gizli Servis tarafından salondan çıkarıldı. 31 yaşında olduğu bilinen bu saldırgan etkisiz hale getirildi. Üzerinden tabanca, av tüfeği ve çok sayıda bıçak çıktı. Kendisinin aynı zamanda bir mühendis ve oyun tasarımcısı olduğu biliniyor.
Üç yıl gibi kısa bir sürede gerçekleşen dört ayrı saldırıya bakıldığında, ciddi bir güvenlik kırılmasından bahsedilebilir mi? Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Coşkun Başbuğ şu ifadeleri kullandı:
“Bütün bunlar aynı zamanda ciddi bir iç savaşın izleri; üzerine konuştuğumuz konular bunlardır. Bazı saldırılar spontane ve bireysel gibi dursa da ben Pensilvanya saldırısı ile bugün konuştuğumuz Washington’daki otel saldırısını biraz ayrı tutuyorum. Çünkü bunlar öyle gelişigüzel, sadece kişisel gayretlerle meydana gelen hadiseler değil; arkasında bir istihbarat aklının olduğunu düşündüğüm saldırılardır. O nedenle bunları farklı bir kefeye koymakta fayda var.
Baktığımızda Amerikan tarihi, başkanlara yönelik bu tür suikastlerle doludur. Birçok başkanını kaybetmiş, bazıları ise yaralı kurtulmuştur; Amerika’nın böyle bir geçmişi var. Ancak bu sıklıkta saldırılar normal mi? Trump’ın bu konuda öne çıkan bir isim olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz.
7-8 yıl önce ‘Dünyayı neler bekliyor?’ konusunu konuşurken, Amerika o dönem ikinci başkanlık seçimlerine hazırlanıyordu. Orada ‘Nasıl bir süreç gelişebilir?’ diye bir okuma yaparken şunu söylemiştim: ‘Trump ikinci başkanlık seçimini kazanmaya yakın ancak mutlaka bir şekilde durdurulacaktır.’

‘Gözdağı verilerek, hakkında birtakım davalar açılarak engellenmeye çalışılacaktır’ dediğimde yayında bana şu soru sorulmuştu: ‘Eğer seçimi kazanmayı başarırsa?’ O zaman şunu söylemiştim: ‘İkinci bir Kennedy vakasını görürüz; bir şekilde etkisiz hale getirirler.’
O seçimde Trump, başkanlığı kaybetti. Ancak Trump’ın iddia ettiği ve benim de inandığım gibi birtakım hilelerle bu seçim Trump’ın elinden alındı. Sonrasında Trump pes etmedi ve şu an başkanlık ettiği dönemi kapsayan seçimi kazanan kişi oldu. O zaman da ‘Engellenemeyen kişi üzerinde tekrar bir Kennedy vakası yaşanır mı?’ diye çok konuştuk.
Ben de ısrarla böyle bir riskin olduğunu en baştan beri söyledim, hâlen de aynı yerdeyim. Yani Trump bir şekilde durdurulamadığı takdirde, sürecin buraya gitme ihtimali çok kuvvetlidir. İşte ispatları: Dört tane saldırı… Bu saldırıların amacının illa hayatına kastetmek değil; gözdağı vermek, caydırmak ve hatırlatmak olduğunu da unutmamak gerekir.”
