Zorunlu istifa!

İstifasını sözlü olarak Başsavcı Behiç Öztürk’e sunan Savcı Mustafa Atakara’nın Savcılık’taki kişisel eşyalarını toplayarak odasını boşalttığı duyulurken, bugün yazılı istifasını vereceği ve savcılık görevinin resmi olarak sona ereceği de öğrenildi

20 Şubat 2020 - 11:36
  • YARGILANMAMAK İÇİN İSTİFA EDİYOR… Başsavcılık tarafından kendisine, ‘istifa etmesi yönünde’ baskı yapıldığı ve istifa etmemek için uzun süre direndiği öne sürülen Savcı Mustafa Atakara, Başsavcı başkanlığındaki Yüksek Savcılar Kurulu’nun 14 Şubat günü toplanarak, açığa alınması ve aleyhinde iç soruşturma başlatılmasına yönelik görüş birliğine varılması sonucunda, daha fazla baskılara dayanamayarak istifa kararı aldı. İddiaya göre, Başsavcılık’ın Savcı Atakara’ya ‘Ya istifa edersin ya da yargılanırsın’ şeklinde seçenek sunduğu da öne sürüldü. Ayrıca, savcının konunun kapatılması için yüksek makamlara başvurmasına rağmen, Başsavcı Öztürk’ün kararlı duruş sergileyerek Atakara hakkında soruşturma açtığı öğrenildi.

  • KESİLEN AĞAÇLARIN ‘AHI’ TUTTU! Girne Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin gerçekleştireceği keşiften iki gün önce Savcı Mustafa Atakara’nın, keşfin yapılacağı yerdeki davanın seyrinde büyük önem arz eden ağaçları kestirdiği ortaya çıktı. Söz konusu durum üzerine, Girne Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, adaletin tecelli etmesine müdahale eden Savcı Atakara hakkında ‘derhal’ soruşturma açılmasına emir verdi.

  • SUÇSUZ YERE HAPİS YATTI… Tutuklandığı ilk günden itibaren suçsuz olduğunu savunan, 2017 yılında tutuklandığı zaman teminata bağlanan ve teminat şartlarını yerine getiremediği için hükümsüz tutuklu olarak cezaevine gönderilen Uğur Türkmen, 2019 yılının Eylül ayında itham edilmiş ve yeniden hükümsüz tutuklu olarak Merkezi Cezaevi’ne gönderilmişti. Üç ay boyunca cezaevinde yargılanmayı bekleyen ve 19 Aralık 2019 tarihinde Girne Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin oy birliğiyle suçsuz bulunarak yargılandığı davadan beraat eden Türkmen, 2 yılın ardından suçsuzluğunun ortaya çıkması üzerine mahkemede gözyaşlarını tutamamıştı. Suçsuz yere aylarca hapis yatan Türkmen, gerçekler ortaya çıkmamış olsa ve savcı adaleti yanıltmayı başarmış olsaydı yıllarca hapis yatacaktı.

  • YARGIYA ‘İLK MÜDAHALESİ’ DEĞİL… Bulut Akacan, Orçun Özüorçun ve Vasıf Kurbanov’un yargılandığı darp davasının da savcısı olan Atakara’nın davanın tanıklarına sanıklar aleyhinde ifade vermeleri yönünde baskı yaptığı da ortaya çıktı. ‘Darp’ davasında müşteki konumunda olan ve sanıklar aleyhindeki şikâyetini geri çeken Erhan Başay’ın Savcı Atakara’nın baskıları ve tehditleri neticesinde mahkemede sanıklar aleyhinde tanıklık yaptığı öğrenildi. Atakara’nın Başay’a “Şikâyetini geri çekmiş olabilirsin, sulh da sağlamış olabilirsin fakat eğer benim istediğim şekilde tanıklık yapmazsan senin de Akacan’ı darp ettiğin suçlamasıyla aleyhinde soruşturma açarım’ tehdidinde bulunduğu da ortaya çıktı.

HABERCİ ÖZEL

Girne Ağır Ceza Mahkemesi’nde, görevli olduğu ‘Cinsel Taciz’ davasında, davanın sanık aleyhine sonuçlanması amacıyla yargıyı yanıltmaya çalışan ve bu doğrultuda davanın sanık lehine seyrini değiştirecek en önemli delillere müdahale ettiği ortaya çıkması sonrası aleyhinde soruşturma başlatılan Savcı Mustafa Atakara, baskılara dayanamayarak görevinden istifa etti.

Girne Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 19 Aralık 2019 tarihinde vermiş oldukları kararda, ‘adaletin tecelli etmesine müdahale eden’ Savcı Mustafa Atakara hakkında ‘derhal’ soruşturma başlatılmasına emir vermişti.
Başsavcılık tarafından kendisine, ‘istifa etmesi yönünde’ baskı yapıldığı ve istifa etmemek için uzun süre direndiği öne sürülen Savcı Mustafa Atakara, Başsavcı Behiç Öztürk başkanlığındaki Yüksek Savcılar Kurulu’nun 14 Şubat günü toplanarak Atakara’nın görevinden açığa alınması ve aleyhinde iç soruşturma başlatılmasına yönelik görüş birliğine varılması sonucunda, daha fazla baskılara dayanamayarak istifa kararı aldı. İddiaya göre, Başsavcılık’ın Savcı Atakara’ya ‘Ya istifa edersin ya da yargılanırsın’ şeklinde seçenek sunduğu da öne sürüldü. Ayrıca, Savcı Atakara’nın konunun kapatılması için yüksek makamlara başvurmasına rağmen, Başsavcı Behiç Öztürk’ün kararlı duruş sergileyerek Atakara hakkında soruşturma açtığı da öğrenildi.
İstifasını sözlü olarak Başsavcı Behiç Öztürk’e sunan Savcı Atakara’nın Girne Hukuk Dairesi’ndeki (Savcılık) kişisel eşyalarını toplayarak odasını boşalttığı duyulurken, bugün yazılı istifasını da vereceği ve savcılık görevinin resmi olarak sona ereceği öğrenildi.
Görevinden istifa eden Savcı Mustafa Atakara’ya açılan iç soruşturmanın istifa sonrası ileriye götürülmeyeceği bilinirken, adaletin tecelli etmesine müdahale ettiği suçlamasıyla aleyhinde polis soruşturması açılıp açılamayacağıysa ise henüz bilinmiyor.

TESADÜFÜN BÖYLESİ

Girne’de 31 Ocak 2017 tarihinde bir apartmanda meydana gelen olayda, Uğur Türkmen’in kaldığı apartmanın damına çıktığı ve aynı apartmanda yaşayan 12 ile 13 yaşlarındaki iki kız çocuğuna ‘ara beni’ şeklinde el işareti yaptığı ve dil çıkardığı öne sürülmüştü.
Girne’de 2017 yılının Ocak ayında yaşanan olayda, aynı apartmanda kalan 13 ve 14 yaşlarındaki iki kız çocuğunu taciz ettiği iddiasıyla, şikâyet üzerine tutuklanan 23 yaşındaki Uğur Türkmen, hakkındaki polis soruşturmasının tamamlanmasının ardından mahkeme tarafından teminata bağlanmış ve teminat şartlarını yerine getiremeyen Türkmen, hükümsüz tutuklu olarak Merkezi Cezaevi’ne gönderilmişti.
Aleyhindeki suçlamaları kabul etmeyen Türkmen, dama kuş pisliği temizlemek için çıktığını söylemişti. Tesadüf eseri, Türkmen’in tutuklandığı dönemde rimant (tutukluluk) ve teminat duruşmalarında görevli olan savcı yine Mustafa Atakara’ydı. Teminat duruşmasında söz alan Savcı Atakara, ‘Özellikle küçük yaşlardaki kişilere yönelik cinsel saldırı suçlarına 2 yıla kadar hapislik cezası öngörüldüğüne’ dikkat çekmişti.

TUTUKLU YARGILANDI

2019 yılının Eylül ayında itham edilen ve yeniden hükümsüz tutuklu olarak Merkezi Cezaevi’ne gönderilen Uğur Türkmen, üç ay boyunca cezaevinde yargılanmayı beklemiş ve 19 Aralık 2019 tarihinde Girne Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin oy birliğiyle suçsuz bulunarak yargılandığı davadan beraat etmişti.

POLİS EKSİK TAHKİKAT YAPTI

Girne Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Füsun Cemaller, Kıdemli Yargıç Rauf Kürşad ve Yargıç Mine Ozankaya’dan oluşan Girne Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, ‘Cinsel Taciz’ suçlamasıyla yargılanan Uğur Türkmen hakkında verilen kararda, Türkmen’in aleyhine getirilen suçlamayı kabul etmeyerek duruşma yaptığına dikkat çekilmişti. Duruşma aşamasında, mahkemede tanık olarak dinletilen müşteki konumundaki iki kız çocuğunun şahadetlerinin birbiriyle örtüşmediğine değinen Ağır Ceza Heyeti, titizlikle yapılan incelemeler neticesinde müştekilerin birbirlerini korumak maksadıyla çelişki ifadeler verdiklerine ve müşteki ifadelerinin gerçeği yansıtmadığına kanaat getirdi.
Yine davanın duruşma sürecinde meselenin soruşturmasını yürüten polis memurunu da mahkemede tanık olarak dinleyen heyet, tahkikatın önemli ölçüde zayıf kaldığına, Türkmen’in evinde arama yapılmadığına, çevre şahadeti alınmadığına, kamera görüntülerinin de incelenmediğine ve olayın geçtiği iddia edilen apartman damında polisin hiçbir inceleme yapmadığına vurgu yaparak, polisin eksik tahkikat yaptığına da kanaat getirmişti.

ADALETİ YANILTMAK İÇİN AĞAÇLARI KESTİRDİ

Davanın duruşma aşamasında sanık avukatı; iddia edildiği şekilde müvekkilinin apartmanın damından kız çocuklarının olduğu yeri göremeyeceğini çünkü söz konusu yerde bulunan ağaçların sanığın müştekileri görmesini engellediğini öne sürmüştü.
Sanık avukatının bu iddiası üzerine, 2019 yılının Kasım ayında olay yaşandığı iddia edilen yerde keşif yapmak isteyen Girne Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, olay yerine gittikleri zaman büyük bir şok yaşadı.
Keşiften iki gün önce davanın savcısı Mustafa Atakara’nın emriyle, Girne Polis Müdürlüğü’nde görevli bir polis memuru tarafından Girne Belediyesi ekiplerinin keşfin yapılacağı yerdeki davanın seyrinde büyük önem arz eden ağaçları kestirdiği ortaya çıktı.
Savcı Mustafa Atakara’nın davanın seyrini değiştirebilecek delillere müdahale ettiğinin ortaya çıkması üzerine, Girne Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, adaletin tecelli etmesine müdahale edenler hakkında ‘derhal’ soruşturma açılmasına emir vermişti.

GÖZYAŞLARINI TUTAMAMIŞTI

Kararda, sanığın işlediği iddia edilen suçların 6 yıla kadar hapislik cezası olduğuna dikkat çeken Girne Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, iddia makamının olguları ispatlayamadığına değinerek Uğur Türkmen’in yargılandığı davadan beraat etmesine karar vermişti. Bir otelde temizlikçi olarak çalışan ve yargılanmayı tutuklu olarak bekleyen Uğur Türkmen, 2 yılın ardından suçsuzluğunun ortaya çıkması üzerine gözyaşlarını tutamamıştı.

AKACAN DAVASINA DA MÜDAHALE ETTİ

Öte yandan Savcı Mustafa Atakara hakkındaki iddialar bunlarla da sınırlı değil. Bulut Akacan, Orçun Özüorçun ve Vasıf Kurbanov’un yargılandığı darp davasının da savcısı olan Atakara’nın davanın tanıklarına sanıklar aleyhinde ifade vermeleri yönünde baskı yaptığı da ortaya çıktı. Adaletin tecelli etmesinden yana değil de suçlama ve cezalandırma yönünde tutum sergileyen Savcı Atakara’nın birçok davada benzer şekilde müdahalelerde bulunduğu da öne sürüldü.

‘Darp’ davasında müşteki konumunda olan ve sanıklar aleyhindeki şikâyetini geri çeken Erhan Başay’ın Savcı Mustafa Atakara’nın baskıları ve tehditleri neticesinde mahkemede sanıklar aleyhinde tanıklık yaptığı öğrenildi.
Savcı Mustafa Atakara’nın Başay’a “Şikâyetini geri çekmiş olabilirsin, sulh da sağlamış olabilirsin fakat eğer benim istediğim şekilde tanıklık yapmazsan senin de Bulut Akacan’ı darp ettiğin suçlamasıyla aleyhinde soruşturma açarım’ tehdidinde bulunduğu ve söz konusu durumdan dolayı ciddi rahatsızlık içerisinde olan Başay’ın yakın çevresine durumla ilgili yakınmalarda bulunarak vicdanının rahat olmadığını dile getirdiği de öğrenildi.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı