Yine Türk lirasının hallerine kapıldık

Daha yılın ilk kırpık haftasında biraz daha fakirleştik. Nedeni?

2020 yılını endişeyle karşıladık desek yeridir.

Daha yılın ilk kırpık haftasında biraz daha fakirleştik. Nedeni?

Nedeni, Türk Lirası.

Dış politikada Türkiye açısından artan jeopolitik riskler, beklentiyi aşan enflasyon verisi ve TC Merkez Bankası’nın komisyon adımı TL’de ve borsada baskı yarattı.

Türkiye piyasasında dolar/TL, 5.98 seviyesine çıkarak son 7 ayın en yükseğini gördü. Kur, bu seviyeleri en son 30 Mayıs 2019’da görmüştü.

Yine Türkiye’de yerellerin bireysel ve kurumsal döviz talebi de kur üzerinde baskı yaratan bir diğer unsur olarak öne çıktı.

Son dönemde yaşanan gerginlikler yetmezmiş gibi jeopolitik risklere Libya konusu da eklenmiş durumda.

Tüm bu gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda kurda 6 TL psikolojik seviyesinin tekrar gündeme geldiği belirtiliyor.

Zaten bu konuda hep önden giden Kuzey Kıbrıs’ta dolar üç günde 6 TL’yi buldu, Euro 7 TL’ye, sterlin de 8 TL’ye doğru hızla alıyor.

Bir yanda Türk Lirası’nın değer kaybeden halleri, öte yanda emir-komuta zinciri içerisinde zorla indirilen faiz oranları, “TL’nin reel faiz getiri oranını” neredeyse sıfıra indirdi. Hal böyle olunca da elinde üç-beş kuruş para olan vatandaş dövize yöneldi.

Ancak, dövizin de artış trendinde olması, vatandaşı kara kara düşündürüyor.

Bankadaki parasına faiz alamayan, yüksek dövizlerden dolayı da sürekli zarar yazan vatandaş yolunu bulmaya çalışırken, politikacılar, politika yapıcılar başka dertlerde.

Doğu Akdeniz’deki gerginliğin patlayıp-patlamayacağı meçhul ama birileri kucağımıza bombayı çoktan koydu. Fitilini de ha ateşledi, ha ateşleyecek.

Şimdi yanında Libya eklendi, Suriye, Irak zaten sıcak, yetmezmiş gibi İran faktörü de ortaya çıktı.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken, gözünü “Cumhurbaşkanlığı koltuğu” hayalindeki hükümet ortakları da durmadan ülke ekonomisinin ayarlarıyla oynuyor.

Muhalefette iken bu ekonomi ayar tutmaz diyenler, şimdilerde “mış” gibi yaparak ayar düzeltiyor(!) Ancak gözle görülür tek uygulama zam yapmak.

“Zamlar” dışında ülke ekonomisi için atılan bir var mı? Ben göremedim.

“Bu adım atıldı, ekonomiye şöyle katkıları oldu, vatandaş bundan şu şekilde faydalandı” cümlesindeki, “bu”, “şöyle” ve “şu şekilde” kelimelerinin yerini dolduracak icraatı dört gözle bekliyoruz.

2020’de bu olur mu? Bence olmaz, vatandaşın da pek umudu yok.

Ancak, yapan olursa “omuzlarda taşınacağından” şüphesi olmasın.

Ya da boş verin, siz etliye-sütlüye dokunmadan “Cumhurbaşkanlığı koltuğu” için laf yapmaya devam edin. Çünkü zam dışında aklınıza pek bir şey gelmiyor.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı