Yıllar önce Federal Kıbrıs Devleti’ni kurmalıydık

Gavrilo Princip tetiğe dokunmuştur! Geriye dönüş imkânsızdır! Franz Ferdinand ölmüştür!

14 Ekim 2019 - 11:00

Evet, Türkiye savaştadır…

Bu savaşa, Kıbrıs’ta herkes, Türkiye’deki herkes gibi, bakmayabilir.

Cumartesi günü de aynı konuyu yazmıştım…

Kıbrıs’taki “herkes”, Türkiye veya KKTC’deki herkes gibi bu savaşa bakmadığı için ne haindir; ne de küfredilmesi gereken biri…

Peki “esefle kınanmalı mıdır?”

Doğru olan budur.

Esefle kınama, demokrasi çerçevesinde midir?

Batı’da evet ama KKTC’de “bir ilk” olması itibarıyla titizlikle değerlendirilmelidir.

***

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Suriye meselesi ile ilgili en nihayet açıklamasını yapmıştır.

Ve TC’den en üst düzey bir yetkili, tarihte ilk kez, “Bir Kıbrıslı Türk toplum liderini ve aynı zamanda KKTC Cumhurbaşkanı”nı esefle kınamıştır!

***

Küfür yok tabii ki!

İhanet edebiyatı da yok!

Esefle kınama var!

Şimdilik tehdit de yoktur.

***

“Susturun bu adamı!” denmemiştir.

Ancak KKTC siyasetinde, perde gerisinden bizim aktarmaya çalıştığımız “kavga” bundan böyle perdededir.

Sahnededir.

“Susturun” tavrı perde önüne geçmese bile; gayet net bir şekilde görülecektir.

Türkiye’deki mevcut iktidar ile Kuzey Kıbrıs’taki bir kısım insanın arası artık tamamen açılmıştır.

“Zaten aramız açıktı” mı diyeceksiniz?

Olabilir ama şimdiki durum “tehlike” arz etmektedir.

***

Barış Pınarı Harekatı ne kadar sürer bilemeyiz.

İnşallah hemen biter.

Ama, Kuzey Kıbrıs’taki kavga, bundan böyle eskisi gibi olmayacaktır.

***

Ve çok dikkatli olmak zorundayız.

Geçen gün “Yalvarıyorum; lütfen Kıbrıslı Türk siyasi hoşgörüsüne sahip çıkalım” demiştim; artık daha zor.

Açık ve de seçik bir şekilde, burada siyasi arenanın çok ciddi anlamda, geçmişte hiç tanık olmadığımız biçimde kirlenme olasılığı söz konusudur.

***

Suriye’de olanlara dileyen “Barış Pınarı Harekatı” der; dileyen karşı çıkar.

Tıpkı Zeytin Dalı Harekatı’nda olduğu gibi!

Öyle demiştik geçen gün.

Bu, hem demokrasidir, hem hoş görüdür, hem bir çeşit insan hakkıdır!

Evet, Türkiye savaştadır, duygusal bir durum ama Batı demokrasilerinde, Irak’a saldıran Bush ve Blair’e, “bebek katilleri” diye milyonlar karşı çıkabilmiştir.

***

İşte şimdi “Kıbrıs Türk toplumu” olarak, en kötü biçimde, iki arada – bir derede sıkışmış durumdayız.

Gezi Parkı olaylarında sessiz kaldık.

FETÖ darbe girişimi sırasında, az bekledik, Erdoğan’dan yana çıktık.

Şimdi yine Erdoğan’dan taraf olduğunu “iddia edip” açıklama yapanlarımız çok fazla ama ilk kez “Cumhurbaşkanı” seviyesinde, “fena kavgalı” duruma geldik!

***

Bu ne tür bir sonuç getirir?

Akıncı’yı götürmek için Türkiye’yi siyasi sahamıza daha çok çeker mi?

Kesinlikle çeker!

Peki, buna rağmen, Akıncı, anketlerdeki popülaritesini korur mu?

“Korur hatta artırır” diyen; DP örgüt başkanı konuşması dinledim!!!

“Ak Parti ile Kıbrıslılar” kavgası başlarsa; ki başlamıştır…

Sonuçlarını yazmak bile istemem!

***

Batı tipi demokrasilerde, dileyen “Oradaki savaş teröre karşıdır… Suriye’nin bölünmez bütünlüğünü koruyoruz” der; dileyen “Hayır, bu savaş, Ak Parti’nin itibarı ile alakalıdır; akan da su değil kandır” diyebilir.

“Suriye’nin toprak bütünlüğü bu kadar önemliyse sizler için; garantörü olduğunuz Kıbrıs’ın bölünmezliği ne olacak?” sorusunu da sorabilir dileyen. Sormalıdır!

Ve haliyle dileyen, “o başka bu başka uleyn; pis hainler, Rumcular!!!” diye çıkışır. Ki çıkışmaktadır zaten.

Bu Batı tipi demokrasilerde yaşanabilecek senaryolardır.

KKTC’de değil!

Bilmem anlatabildim mi?

***

Suriye’deki savaşın Türkiye aleyhine riskleri vardır.

Türk ekonomisine darbe vurabilecek ağırlıktadır.

Tarih tekerrürden ibaretse; bu tür operasyonlar veya askeri harekatlar, akabinde güllük gülistanlık huzur ortamı sağlamış değildir.

Dünya’daki örneklerine bakacak olursanız, terör, askeri harekatla yenilmemiştir.

İrlanda, Kolombiya, Angola, İspanya…

Nereye isterseniz bakın, nereyi isterseniz inceleyin; bu tür askeri tavırlar; terörü bitirmez…

PKK’den YPG’den huylanan Kürtler vardır; bu gibi durumlarda, huylanmaları, negatif bakışları; terse döner. Bu bilinmeyeni açıklamak değildir. Hayatın gerçeği ve ta kendisidir.

***

Dolayısıyla, daha da alevlenmeden ve yayılmadan; harekatın durmasının daha doğru olduğu inancım bulunmaktadır.

Daha da alevlenir ve yayılırsa, bunun iç huzuru ve tabii ki ekonomiyi zirveye taşımasını beklemek, hayal kurmak bile değildir.

“Türkiye’de iç huzur ve ekonomi, bu harekattan olumlu etkilenmeyecektir” diye bir saptama yapmak, “süt beyazdır” saptaması olur…

***

Ancak bunun çok ötesinde; bundan böyle Kıbrıs Türk toplumu ile Türkiye’deki Ak Parti yönetimi ve milliyetçi kesimler arasındaki huzursuzluk daha da artacaktır.

Bu bir endişedir.

Bu bir sıkıntıdır.

***

Önümüzdeki kısa süre içerisinde, müzakerelerden tutun, sosyo ekonomik yaşama kadar birçok alanda çok gereksiz krizler yaşayacağız.

Efendim, bunun sorumlusu Akıncı’nın açıklaması veya Fuat Oktay’ın ya da Ak Parti yönetiminin tavrı mı?

Bunlar kıvılcımlardır!

Ama asıl sebep; 1958’den bu yana oluşagelmiş sağlıksız, hastalıklı ilişkilerdir.

***

Birinci Dünya Savaşı, Sırp milliyetçisi Gavrilo Princip’in, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Veliahdı Arşidük Franz Ferdinand’ı öldürmesi nedeniyle başlamamıştır ki!

***

Çözüm önerimi mi?

Yoktur!

Aklıma çözüm önerisi gelmiyor artık.

Yıllar önce Federal Kıbrıs Devleti’ni kurmalıydık.

Bundan sonrası karanlıktır.

Mesela bence, üçlüydü, beşliydi ne zirve kalmıştır ne de müzakere.

Gavrilo Princip tetiğe dokunmuştur!

Geriye dönüş imkânsızdır!

Franz Ferdinand ölmüştür!

Reese Witherspoon

Reese Witherspoon… 43 yaşında… Amerikalı oyuncu… Harper’s Bazaar dergisinin Amerikan baskısına, Kasım 2019 kapağı oldu… Çok güzel kadın…

 

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı