Yapılabiliri hedefle

Modern toplumun hastalığı olarak ifâde edilen stres, aslında günlük yaşamın bir parçasıdır.

21 Şubat 2020 - 12:34

Stres sözcüğü, Latince “Estrictia”dan gelmekte. Stres, 17’nci yy’da felâket, bela, müsîbet, dert, keder, elem gibi anlamlarda kullanılmış. 18 ve 19’ncu yy’da ise, kavramın anlamı değişmiş ve güç, baskı, zor gibi anlamlarda objelere, kişiye ve ruhsal yapıya yönelik olarak kullanılmış.

Modern toplumun hastalığı olarak ifâde edilen stres, aslında günlük yaşamın bir parçasıdır. Günümüzde çoğu insan, farkına varmasa bile yoğun bir stres yüküne sahip. İyi ya da kötü ne olursa olsun yaşamımızdaki zihinsel değişiklikler stresli durumlardır. Günlük rutin yaşamımızda değişikliğe neden herhangi bir olay stres vericidir. Vücut sağlığımızda meydana gelecek bir değişiklik de strese yol açar. Günlük hayatımızdaki şahit olduğumuz iddialar, yorumlar, anlaşmazlıklar ve çatışmalar da stres yaşamamıza neden olurlar.

Neyse, özellikle son yıllarda daha da kaos içerisinde yaşamayı öğrenen halkımız çok daha iyi bilir. Hayatımızın büyük bir kısmı kaygı, korku, endişe ve özellikle yoğun stres (baskı) altında geçiyor. Birçoğumuz “Egzersiz ve diğer sosyo-kültürel faaliyetlerle stres atıyoruz” diyor ya, böyle bir’şey olamaz. Stres bu fani dünyadaki önemli bir varoluş etkenimiz. Örneğin yürüdüğümüz yolda karşıdan karşıya geçerken bile az da olsa stres yaşamazsak, arabanın altında kalır ve ruhumuza El- Fatiha isteriz. Bu yüzden stres önemli bir varolma kriterimiz ve de onsuz yapamayız ancak onu yönetebiliriz.

Yaşamın her alanında olduğu gibi spor dünyasında da özellikle sporcular yoğun kaygı, korku, endişe ve stres yaşıyolar. Kolay değil; seyirci baskısı, rakibin belirsizlik durumu, iklim koşulları, takım içi ve dışı sorunlar, özel yaşamdaki problemler ve kazanmak zorunda olmak gibi faktörler önemli birer stres kaynağı. Sporcu bu sebeplerden dolayı istenilen performanstan uzaklaşıyor, hem içsel hem de dışsal baskılara maruz kalıyor. Yoğun stres altında müsabakaya hazırlanan sporcular; “Kaybedersem yanarım, hata yapmamalıyım, hayatım bu maça bağlı, ne olursa olsun kazanmalıyım, yeterli değilim, sanırım rezil olcağım, kimseyi üzmemeliyim” gibi gereksiz konularla telef oluyorlar. Sonuç ise genellikle hüsran. Stres atılamayacağına göre onu nasıl yönetebiliriz? Vaktiniz varsa özetle strese karşı temel yönetim stratejilerini birlikte inceleyelim; “Kendini ve sınırlarını çok iyi tanı… Yapılabiliri hedefle… Olumlu düşünmeyi alışkanlık haline getir… Galibiyet veya mağlubiyeti sindirmeye çalış… Hiçbir sonuç dünyanın sonu değil, unutma… Sorunla birlikte çözümün de oluştuğunu bil… Mizah yönünü geliştir… Hobiler edin… Keyif randevularını erteleme… İbâdeti ihmâl etme” ve sonuçta kendine iyi bak dostum. Çünkü hayatının geri kalan kısmını kendinle yaşayacasın.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı