Yalan ne kadar büyükse inananı o kadar çok olur

Yunanistan’ın göçmenlere tavrının ne kadar ırkçı ve vahşice olduğunu hepimiz TV’lerden gördük. Yani çoluk çocuk demeden yapılanlar insanlık adına kabul edilemez diye düşünüyorum.

7 Mart 2020 - 12:15

Türkiye sınır kapılarını açtı ve AB’nin ve onun şımarık çocuğu olan Yunanistan’ın gerçek yüzü bir kez daha ortaya çıktı.

Türkiye bu kadar zamandır(2011 yılından beri) gelen her göçmeni kabul etti, milyonlarca dolar para harcadı, kendi halkından kesti onlara verdi, ilacından tutunda her türlü ihtiyaçlarını karşıladı. Şimdiye kadar bu göçmenler için toplam 40 milyon dolar gibi para harcadı. Peki, ne için harcadı ne için bu kadar yardım yaptı? Cevap çok basit; insanlık için tabii ki, içinde çocuk sevgisi ve insan sevgisi olan herkes bunu yapar zaten… Ama Türkiye göçmenlere AB kapısını bir açtı, ortalık karıştı… Avrupa Birliği ne yapacağını şaşırdı…

Yunanistan’ın göçmenlere tavrının ne kadar ırkçı ve vahşice olduğunu hepimiz TV’lerden gördük. Yani çoluk çocuk demeden yapılanlar insanlık adına kabul edilemez diye düşünüyorum.

Ben de her Kıbrıslı Türk’ün de vatandaşı olduğu AB’ne ve de Yunanistan polisine ve askerine soruyorum ‘’ Siz nasıl bir şeysiniz?’’

Kıbrıs’a bakıyoruz durum ne? Bizde de durumlar pek iç açıcı değil. Anlaşalım beraber yaşayalım diye yıllarca müzakere masalarında kafa patlattığımız Rum zihniyeti yine yapacağını yaptı, kapıları kapattı, bahanesi de corona virüsü diye bize yutturmaya çalıştı. Ama biz bunlara tokuz Sn. Anastasiadis, senin ve senin gibi düşünenler olduğu sürece galiba bu memlekette barış ve çözüm olacağı da yok.

Ben şöyle düşünüyorum; insanın günlük konuşmaları ve bu konuşmalarda kullandığı dil ne kadar gelişmişse, düşünce seviyesi de o kadar yüksektir.

Her iki taraftaki konuşmalara bakıyorum hele hele Rum tarafındaki papazın konuştukları gerçekten tam bir ırkçılık ve beyinsizliktir… Bizde de yok mu böyle konuşanlar? Var tabii ki ama bizde ırkçılık yoktur kim hangi siyasi düşüncede olursa olsun hepsinde bir insan sevgisi vardır…

Unutmayalım konuştuğumuz dil sadece günlük yaşantımızdaki iletişimi sağlamaz aynı zamanda düşüncelerimizi de yönetir. Onun için insan konuşurken iyi bir dil kullanmalı çünkü ağzından çıkan her sözcük her kelime aslında beynimizdeki düşüncelerdir… Hele hele  devleti yöneten kişilerin kullandığı dil çok önemli, işte o dilinizden çıkan kelimeler aslında  sizin  beyninizdeki düşüncelerin aynadaki görüntüsü gibidir…

Maalesef ki hem Kuzeyde hem Güneyde siyasiler öyle bir dil kullanıyorlar ki bazen şaşırmamak elde değil, örneğin;

Kuzeydeki siyasiler diyor ki KKTC tanınacak, direk uçuşlar başlayacak, federasyon temelinde çözüm görüşmeleri bitmiştir, Maraş’ı açacağız, milli gelirimiz 25 bin dolar olacak…

Güneydeki siyasiler ne diyor, sıfır asker sıfır garanti, dönüşümlü başkanlığı kabul etmeyiz, Türkiye’ye karşı silahlanmaya devam edeceğiz, tüm Kıbrıs Elendir…

Daha her iki tarafın da söylediklerini buraya sıralasak sayfalar sığmaz… Ama geldiğimiz nokta şu ki;

Çok gerçekçi ve meşhur bir laf var tam Kıbrıs’a göre;

‘’Yalan ne kadar büyükse, inananı o kadar çok olur ‘’

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı