VİZYONUMUZ, SÜRDÜRÜLEBİLİR TOPLUMSAL BAŞARININ ELÇİLERİNE REHBER OLMAKTIR

Vizyonerler Kulübü, taa ilk günden beri ülkemizde değişimin lokomotifi gördüğü insan faktörüne sarsılmaz inancıyla odağına küresel düzlemde değişen, günaşırı farklılaşan dünyaya adapte olmaya çalışan insanı koydu. Bugün Vizyonerler Kulübü’nde deneyimli ve insana âşık, tutkulu bir İKY uzmanı olan Aslı Özgen Eren’le kendi vizyonerlik yolculuğunu, insana kaynakları yönetimine bakışını ve başkanı olduğu İKYD’yi sizlerle buluşturuyorum.

16 Şubat 2020 - 20:31

Mustafa Abitoğlu-

Aslı Özgen Eren kimdir? Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Merhaba, sıcak bir yaz gününde Gazimağusa’da dünyaya geldim. Armut dibine düşer misali; ailemin çoğu gibi ben de okuma-yazmayı, sorgulamayı, üretmeyi ve hayallerini gerçekleştirmek için uğraşmayı seven biri oldum. Farklı şehirlerde yaşadım ve birçok farklı insan tanıdım. Bu yüzden çok şükür aileden gelen büyük şansım olduğuna inanırım.

İlkokul yıllarımdan itibaren hep organizasyonların içindeydim. Örneğin, yakan top oyunlarında sona kalıp tüm ekibi oyuna tekrar dâhil etmeye, folklor ekibinde testiyi kırmaya, mahallede ilk defa düzenlenen festivalin organizatörü olmaya ve ayrımcılıklarla ilgili arabuluculuk yapmaya çalıştım. Okulda sınıf kaptanlığı ve başkan yardımcılığı, kampta oba başkanlığı, üniversitede ise AIESEC Doğu Akdeniz Şubesi’nde takım, organizasyon komitesi, yönetim kurulu ve  denetim kurulu üyeliğim oldu.

Lisansımı, DAÜ’nün İşletme Bölümü’nden, yüksek lisansımı da iş hayatına başladığım yıllarda ESC Rouen Business School, Fransa ile LAÜ’nün ortak bir bölümü olan Masters in European Management Bölümü’nden mezun oldum. Tez konumun teması bürokrasi, kültür ve verimlilikti.

Nasıl bir kariyer yolculuğu oldu? Neden insan kaynakları alanına yoğunlaştınız? 

Kariyer yolculuğum, üniversite yıllarımda AIESEC’te gönüllü çalışarak başladı. Buradaki tecrübelerim sayesinde, profesyonel iş hayatına başladığım 2003 yılında yerel ve küresel özel-kamu-sivil toplum sektörleri hakkında geniş tecrübem oldu. Profesyonel iş hayatım, kısa dönem DAÜ’de bölüm asistanlığı yaparak başladı. Sonraki ilk beş yılım Kaner Şirketler Grubu’nda yönetici asistanlığı, yurtdışı satın alma ve lojistik sorumluluğu görevinde, sonraki beş yılım da The Management Centre (MC/Yöneticilik Merkezi)’nde proje koordinatörü ve proje müdürü görevinde çalışarak devam etti. Hem yönetim danışmanlığı, eğitmenlik, hem de birçok yerli/yabancı proje geliştirerek farklı çalışan-işverenlerle çalıştım. 2015 yılından beri, Kıbrıs Türk Yatırım Geliştirme Ajansı (YAGA) ‘da yatırım danışmanı olarak çalışmaktayım. Kısaca 3 sektör ile yürütülen farklı projelerde uzun zamandır görev almaktayım.

İnsan Kaynakları alanının, yönetim prensipleri içerisindeki en kritik alan olduğuna hep inandım ve inanmaya devam ediyorum. Kariyer yolculuğumun başından beri farklı kurum/kuruluşların farklı iş süreçleri ve farklı İK konu başlıklarında çalıştım. Tecrübelerim, insan ilişkilerini anlamadan iyi bir yönetim şeklinin olamayacağını bana öğretti.

Vizyonerlik yolculuğunuz nasıl başladı? Hayata  farklı ve çözüm odaklı bakmayı nereden öğrendiniz?

Çocukluğumdan beri, hep soruların cevapları daha iyi nasıl olabilir diye yeni cevap aradım. Kafamda durmadan söylenen biri var. (gülüyor) Aileden gelen miras, karakter, eğitim/öğretim ve tecrübeler derken bugünlere geldim. Her zaman iş/özel hayatımda, önce nasıl daha iyi olur ve çevremi nasıl daha iyi yapabilirim diye düşünerek, uygulamaya çalışıyorum. Motivasyonum, insanların mutluluğu bulmalarını görmek aslında. Ülkemizde, özellikle İK konularına yönelik çok sıkıntının olması nedeniyle, İnsan Kaynakları Yönetimi Derneği (İKYD)’nin kurucularından ve başkanlarından biri olmayı seçtim.

Şirketler artık personel değil insan demeye başladı. Neden insan kaynakları da personel kaynakları değil? Günümüz iş dünyasında insanı nereye konumlandırıyorsunuz?

Aslında iş dünyası her zaman insan merkezliydi. İnsan olmadan hiçbir sistemin, projenin, işin, kaynağın bir başlangıcı ve/veya sürdürülebilirliği yoktur.

1900’lü yılların başında yani daha İKY, pazarlama kavramı yok ve seri üretim yeni başlıyorken, ünlü iş insanı Henry Ford;” Fabrikalarımı alabilirsiniz, binalarımı yakabilirsiniz fakat çalışanlarımı bana geri verin; bu işi hemen yeniden kurarım.” demişti. Bugün ayakta duran en eski şirketler Japonya ve Avrupa’daki aile şirketleridir ve hepsi de odağına insanı koyarak kurumsallaşmayı başarabildiği için 800’lü yıllardan 2020’lere gelebilmiştir.

1980’den sonra, İKY tanımlandı ve temelini de personel yönetimi oluşturdu. Personel yönetimi; rutin işlerle uğraşır ve operasyon odaklıdır. İKY, personel yönetimini de içinde barındıran, tek kişinin değil tüm yöneticilerin sorumluluğundaki, kurumun stratejik tüm yönetim süreçlerine dâhil olan insan odaklı bir yönetim sistemidir.

İKYD’den bahsedelim. Hedefleriniz nelerdir?

2001 yılında kurulan derneğimiz, 2013 yılında yeni bir organizasyonla çalışmalarını aktif hale getirerek, 2015 yılında da resmi kaydını güncellemiştir.

KKTC’deki çalışma hayatında yer alan tüm paydaşların İnsan Kaynakları alanında sürdürülebilir kazanımlar elde etmesini hedefleyen, ülke dinamiklerini dikkate alarak geliştirilen modellerin, çağdaş gelişmeler çerçevesinde uygulanmasını sağlayan bir Sivil Toplum Örgütü” olarak kuruluş misyonunu belirlemiştir. Vizyonumuz, “Sürdürülebilir toplumsal başarının elçilerine rehber olmak ’tır. Amacımız; çalışma alanı ve insan yönetimi ile ilgili olan tüm profesyonelleri, girişimcileri ve akademisyenleri ortak bir çatı altında toplayarak, insan yönetiminin geliştirilmesini, ülkemizdeki çalışma koşullarının iyileştirilmesini, istihdamı artırmak için kaliteli ve nitelikli insan gücü yetiştirilmesini destekleyen çalışmalar yapmaktır.

Derneğimiz, Zirve, Çalıştay, Seminer, Anket, Panel, Eğitim, Söyleşi, Röportajlar, Happy Hour toplantıları, Makale-Bilgi-Belge Paylaşımı, Yasal mevzuatların oluşumu/revizyonları için rapor, görüş ve öneri hazırlayıp ilgili makamlara sunmak gibi çeşitli çalışmalar gerçekleştirmiştir. Detaylara sosyal medya hesaplarımızdan ulaşabilirler. (infoikyd) – (Önce İnsan TV Programı, Mobbingle Mücadele Sonuç Bildirgesi vb.)

Oldukça ilgi gördüğünü bildiğim bir liderlik eğitimi projeniz var. Neler söylemek istersiniz? 

21-22 Şubat 2020‘de Grand Pasha Otel’de, Çok Boyutlu Liderlik (SLII) Deneyimi eğitimimiz var. Bu ölçekte ülkemiz yöneticilerine özel, ilk uluslararası sertifikalı ve onaylı bir eğitim. Derneğimiz ile Blanchard Türkiye’nin iş birliğinde gerçekleştirilecek ve tüm eğitim kitleri Blanchard’dan geliyor. Yöneticileri sorgulayan, sorgulatan ve zihin açıcı olacak bu eğitimini çok önemsiyor ve devamını da getirmeyi arzuluyoruz. Katılımcı sayısı çok sınırlı ve son yerlerimiz kaldı.

Şirketler insanlarına nasıl davranmalı? Ne tür yatırımlar yapmalı? KKTC iş dünyası ve küresel iş dünyası bağlamında nasıl değerlendirirsiniz? 

Maalesef ülkemizdeki 3 sektörde de insana değer çok düşük, o yüzden ilerleyemiyoruz. Kurumları farklılaştıran ve asıl başarıya götüren unsur; “insan” değerine, önemine ilişkin düşünceleri adil ve eşitlik prensiplerine göre uygulamaya koyabilme becerileri ve çalışkanlıklarıdır.

En iyi yatırım insan kaynağının niteliğini geliştirmeye yönelik olmalı. İşveren/çalışan herkesin bazen bilgilerini tazelemeye veya yeni bilgilere ulaşmaya yönelik gerekli eğitim/öğrenimi alıp uygulamaya ihtiyacı vardır. Çünkü Darwin’in dediği gibi, adapte olamayan yok olmaya mahkûmdur.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı