VİZYONERLER KULÜBÜ – ÖZEL –

Ünlü liderlik düşünürü Simon Sinek, iş dünyası liderlerinin işletmeleri sadece kar odaklı yapılar olarak görmeyi terk etmesi gerektiğini vurguladı:

Mustafa Abitoğlu-

Özel sektörde özellikle de satış departmanında çalışanlar aşinadırlar. Şirketin gelir hedeflerini yakalamada anahtar bir rol üstlenirler. Satış baskısı yüzünden mental rahatsızlıklar yaşayan nice özel sektör çalışanı tanırım. Varını yoğunu ortaya koyup hedef tutturamadığı zaman ekmeğinden olana da şahidim. Ben de benzer baskıyı muhtelif özel sektör deneyimlerimde defa defa yaşamışımdır.

Ne uğruna? Daha fazla kar elde etmek uğruna! Bu bakış açısının değişmek zorunda olduğunu anlatıyor Liderlik düşünürü Simon Sinek özel röportajında. Bugün Vizyonerler Kulübü’nde Sinek’in ticareti herkesin kazanması gereken uzun vadeli bir oyun olarak gören “SONSUZLUK ZİHNİYETİ”ni ele alıyoruz.

Simon Sinek; Disney ve Birleşmiş Milletler gibi dünyanın önde gelen organizasyonlarına liderlik eğitimi veren işbirliği, güven oluşumu ve pozitif değişim adına kitapları ve sıra dışı fikirleriyle ilham veren son yıllarda önde gelen iş dünyası filozoflarındandır.
İngiltere’nin saygın iş dünyası dergiIerinden the Director’e verdiği özel röportajda dünya genelinde kült haline gelmiş ‘Start With Why’ (Bir Neden’le Başlayın) kitabının yazarı Sinek, iş dünyası liderlerini kısa vadeciliği terk edip ‘sonsuz oyunu’ oynamaya davet ediyor.
2009 Eylül’ünde o güne kadar henüz çok kimsenin bilmediği Simon Sinek, Seattle eteklerinde bir TEDx konferansına katılmış ve iş dünyasında amaç sahibi olmak konusunda konuşmuştu. O konuşma bugüne kadar dünya genelinde Youtube platformundan 45 milyon insan tarafından izlendi.
Geçtiğimiz on yılda, Sinek’in güvenin değerinden Z jenerasyonunun karşılaştığı sorunlara kadar iş dünyasını yakından ilgilendiren can yakan konulara ilişkin ufuk açan değerlendirmeleri kendisine iş dünyasında saygın ve sadık bir hayran kitlesi kazandırdı.
Sinek, oyun teorisini kullanarak liderlerin şirketlerinin kendilerinden sonra da devamlılığı olması adına neden sonsuzluk zihniyetine sahip olmaları gerektiğini bu özel röportajda anlatıyor.

OYUN TEORİSİNİ LİDERLİK KAVRAMINA BAKIŞ AÇINA UYARLAMANIZA İLHAM VEREN NEDİR?

Günümüzde iş yapma biçimlerinin şekli birçoğunu olduğu gibi beni de rahatsız ediyor. Liderlerin davranışları, öncelikleri ve liderlik ettikleri insanlara tavırları ciddi rahatsızlık unsuru. Bir şeyler değişmeli dediğim an iktidar sahibi insanlar tarafından çok saf olduğum ve iş hayatını anlamadığım yönündeki kibirli tavırlardan çok sıkılmıştım. O günlerde New York Üniversitesi’nin kıdemli hocalarından James Carse’ın yazdığı “Finite and Infinite Games (Sonu olan ve sonsuz oyunlar) adlı eseri keşfettim. Bu kitabın ortaya koyduğu fikirler rahatsızlığımın nedenlerini açıklar nitelikteydi.

SONU OLAN VE SONSUZ OYUNLAR NELERDİR?

Sonu olan bir oyunun oyuncuları belli, kuralları sabittir ve burada tek amaç sadece kazanmaktır. Mesela futbolu ele alalım. Oyuncuların kim olduğunu biliriz, kurallarına sadığız ve her zaman bir başlangıcı, ortası ve sonu vardır. Oysa sonsuz bir oyunda oyuncuların bazıları bilinmez, kurallar sabit değildir ve temel amaç oyunu sürebildiği kadar oynamaktır.
Sonsuz oyunda sonu olmadığı için kazanmak diye bir şey söz konusu değildir. Bana göre tam da bu nedenle ticaret, tek taraflı kazanmaktan çok sonsuz oyunun kriterlerine uygundur.

YANİ TİCARET, KAZANANI OLMAYAN BİR OYUN MUDUR?

Aynen öyle. Ticarette kazanamazsınız. Her zaman rakiplerinizin kim olduğunu bilemezsiniz. Herhangi biri herhangi bir zaman piyasaya dâhil olup istediği biçimde istediği ticareti yapabilir. Oysa, birçok liderin diline bakarsanız “rekabeti yenmek” ten söz ettiklerini görürsünüz. Unuttukları şey, bu oyunun yani ticaretin sonsuz bir oyun olduğu ve dolayısıyla rekabetin yenilmesinin imkânsız olduğu gerçeğidir. Bu açıdan bakıldığında, benim saf olduğumu ileri sirenlerin kendilerinin saf olduklarını görüyoruz. Bir başka deyişle dünya, bize söylendiği gibi düz değildir!

NEDEN SİZİN TARİF ETTİĞİNİZ BİÇİMDE, BİRÇOK TİCARET DÜNYASI ÖNDE GELENİNİN SONLU BİR ZİHNİYETE SAHİP OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Burada egolarının kırılganlığının ciddi bir rol oynadığını düşünüyorum. İnsanlar, kazanmak isterler. Bunun yanında, son 30-40 yıla bakıldığında ticaret felsefesinin yanlış bir yönde evrildiğini düşünenlerdenim. 1970’lerde dönemin en etkili ekonomistlerinden Milton Friedman, yasal sınırlar dâhilinde gerekli tüm araçlar kullanılarak bir işletmenin sorumluluğunun maksimum kar yapması olduğu teorisini kurgulamıştı. Düşünüldüğünde, bunun oldukça düşük bir standart olduğu rahatlıkla görülebilir. Peki ya etik değerleri ne yapacağız? Hal böyle olunca, maksimum kar uğruna maliyetlerin kısılması kisvesi altında toplu işten çıkarmalara şahitlik ettik. Bu tip durumlar 1980’ler öncesi pek duyulmamıştı. Oysa bugün bu uygulamalar standart haline geldi. Bir kişi, şirketinin hedeflediği gelir seviyesine ulaşamaması durumunda bedelini işten çıkarılarak ödüyor. Sırf daha fazla para yapılamadı diye kişinin işinden, aşından edilmesi korkunç. Bir işletmenin sorumluluğunun karlılığını maksimize etmesidir demek ticaretin değerini anlamamak demektir.

SONLU ZİHNİYETLİ LİDERLİĞİN TEMEL RİSKLERİ NELERDİR?

Sadece kazanmayı öncelikli gören iş dünyası liderleri kısa vadeli sonuçlar elde etmeye odaklıdır. Hal böyle olunca, sezgisel olarak bilinen faktörlere reaksiyon gösterirken bilinmeyen olasılıkları keşfetmeyi göz ardı ederler. Bazı durumlarda liderler rekabetin içine öylesine gömülüdürler ki organizasyonlarını geliştirmek adına karşılarına çıkan fırsatları ıskalarlar. Ar-Ge’ye yatırımların azaltılması, başka iştiraklerin satın alınması yoluyla büyüme ve aşırı maliyet kısılması başvurdukları favori çözüm yolları haline gelir. Sonuç olarak işletmelerin inovasyon, işbirliği ve güven oluşturma kapasitesi zaman içerisinde erozyona uğrar. Bugün Standard and Poors’un (S&P) ilk 500 şirket ortalamasına bakıldığında bir şirketin ortalama ömrünün 18 yılın altına geldiğini görebiliriz. Oysa 1950’lerde bu rakam 61 yıldı. Bu radikal düşüşün birçok nedeni olmasına rağmen, çoğu iş dünyası liderinin çok uzun soluklu devam edecek işletmeler inşa etmediğini yukarıda saydığım nedenlerden dolayı da kabul etmemiz gerekir.

O HALDE TİCARETİN, İŞLETMELERİN TEMEL SORUMLULUĞU NEDİR?

Sonsuz zihniyetli liderliğin başlıca uygulamalarından biri haklı davaları ileriye götürmek olmalıdır.
Bir şirketin sorumluluğu müşterisine hizmet etmektir. Liderliğin sorumluluğu çalışanlarının müşterilerine daha iyi hizmet etmeleri için onlara daha iyi hizmet etmektir. Eğer liderler, çalışanlarına hizmet etmede başarısız olurlarsa hem müşterileri hem de şirketin kendisi bundan zarar görür. Başka bir ticari bakış açısını hep beraber geliştirmeliyiz.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı