Ve tatil başlar, Alanya’dayız!

Liman pırıl pırıl. Yollar tertemiz... Ve her yan turist dolu...

14 Haziran 2019 - 11:00

Ve tatil başlar…

Alanya…

Bir kaç gece Alanya’da geçecek…

Sonra bir arkadaşın teknesi ile o bölgedeki kıyılarda azıcık tur ve tekneyle geri KKTC…

Turizm yazacağız anlayacağınız…

Biraz dinlenirken, elbette gözlemlerimizi de buradan aktaracağız…

***

Girne Limanı…

Önce oradan başlayalım…

Alanya gözlemlerine devam ederiz…

Evet Girne Limanı…

İçler acısı…

Rezalet…

Felaket…

İyi ki çok güzel insanlar çalışıyor yoksa tam bir felaket…

***

Yerler kirli…

Sigara içilmez denilen bekleme salonunda yere atılarak söndürülmüş izmaritler…

En az 45 yıldır boya yüzü görmemiş duvarlar.

Ama hepsinden ötesi; akıtan ve akıttığını adeta tablo gibi gösteren bir görüntü…

***

Çöp bidonları her yana saçılı.

Ve her halde bizim şansımıza; çöpler dolu… Taşmış durumda…

Otlar, en son geçen sene temizlenmiş…

Kuru, çirkin…

Bir direk sökülmüş.

Yerinde kablolar var…

***

Ve geliş salonu önünde, en az 30 beyaz renkli torba ile birlikte oturan “göçmenler”…

Nereli olduklarını bilmiyorum…

Ama bezginler…

Küskünler…

3 çocuk, 6 ya da 7 yetişkin…

***

Bekleme salonunda birbiri ile bağırarak şakalaşanlar…

Masalarda uyarı yazısı…

“Dışarıdan içecek getiremezsiniz”…

Türkçe yazılı…

Sandalyeler, dört ayrı takımdan seçilmiş…

Yan tarafta cep telefonunu şarj eden bir kardeşimiz; ayakkabılarını çıkarmış ve yere oturmuş… Çoraplar ayağında… Beyaz…

***

Ve bir grup turist.

Yani, “gerçek anlamda turist”…

Batı Avrupa görüntülü…

Daha sonra öğreniyorum; meğer bu insanlar turist değil, Alanya vatandaşı Almanlar.

Alanya’da yaşıyorlar.

İçlerinden birinin takma ayağı var…

Çok sevindim.

Benim gibi belli başkaları da sevinmiş; bir kişi, “turistler, turistler, çok sevindim” diyor…

Sakın yanlış anlamayın ama “turizm” yapıyorsak, turist görmek istiyoruz…

Medeniyeti ilk kez görmüşe dönmek istemiyoruz…

***

Liman Cafe’nin hemen yanındaki duvara bir daha değinmek lazım…

“Boyanız yok mu?”…

Boyasanız da aynısı geri gelecek.

Ama görüntü, felaket, rezalet ve kesinlikle “hedef turizmse” bu görüntü,  bu vatana ihanet!

Limanı sınıflandırma durumumuz var mı?

Olsaydı, “Girne Limanı sınıfa bile alınmaz! Çık dışarı! Çık dışarı!”…

***

Ve tuvaletteyiz…

Temizlenmiş hali; Lefkoşa’da postane arkasındaki tuvaletlerden bir gömlek daha pis!

Koku, keskin idrar!

***

Aklıma ne geliyor?

Başbakan, Başbakan Yardımcısı, Bayındırlık Ulaştırma ve Turizm Çevre Bakanları…

4 kişi…

Ersin Bey, Kudret Bey, Tolga Bey ve Ünal Bey…

İyi niyetlerinden hiç şüphem yok.

Lütfen gelsinler limana, bir baksınlar.

Turizm yapacak mıyız, yapmayacak mıyız?

Dördü de lütfen gelmeden ikişer kahve, ikişer çay içsin, dolu gelsin ve tuvalete işesin!

Hastalık kapma ihtimali çok yüksek!

Dilerseniz Sağlık Bakanı’nı da getirebilirsiniz…

Ne mi diyorum?

“Efendiler, turizm böyle olmaz!”…

***

Alanya’dan da bahsedeceğim…

Ama lütfen sevgili başkanlarımız, yetkililerimiz, gidin Limasol’u görün.

Gidin Baf’ı, Larnaka’yı hatta Laçi’yi görün.

Ve ayıptır söylemesi, “utanın!”…

***

Turizmse turizm yapacaksınız…

Yaparmış gibi görünmeyeceksiniz…

Bu pislikle, bu ilkel görüntülerle turizm olmaz…

***

Liman’ın ortasında bir gemi.

Özel…

Pas içinde, dökülüyor…

Görevlilere soruyorum; “nedir?”…

Bir kişi, “abi kımıldarsa parçalanacak” diyor…

Öteki, “hurda” diye ekliyor…

Üzücü görüntü…

***

Ve sakın “ırkçılık” demeyin ama turizmse, turizm yapacaksanız, son bir haftadır duş almamış, tıraş olmamış, üzgünüm ama mülteci gemisinden dün inmiş görüntüleri ayırmamız lazım…

***

Akgünler’e ait deniz otobüsü güzel…

Bazı koltuklar sorunlu olabilir ama iyi denizde 3 buçuk saatte Alanya sıkmıyor…

Geçiyor…

Ve Alanya…

O ne?

O da nesi?

350 bin nüfusu aşmış bir “ilçe”…

Antalya’nın ilçesi…

İlk taksiciye, “Belediye Başkanı MHP’li ikinci kez kazandı ama hak ediyor sanırım, her yan tertemiz” diyorum…

“İyi iş yapan, iyi çalışan önemli, parti değil, başkan iyi çalışıyor” dedi.

Tertemiz bir ilçe…

***

Liman pırıl pırıl.

Yollar tertemiz…

Ve her yan turist dolu…

***

Karar vermemiz lazım; doğru düşürt uçak şansımız yoksa, tarihi, denizi, kumu, güneşi kaliteyle birleştirip, kesinlikle “zengin turizmi”ne yönelmeliyiz…

***

Evet, Alanya’dayız…

Bir kaç gün buralardayız…

Sonra, Antalya – Kemer denizden…

Kekova Adası ve civarı…

Sonra Girne…

Yazmaya devam edeceğiz…

***

Gazetecilik de ilginç bir şey…

Tatil bile yapamıyorsunuz…

Tatilde de yazıyorsunuz, hatta belgesel bile deniyorsunuz…

Belgesel değil ama tekneye binip açıldığımızda, program çekmeyi deneyeceğim…

Bakalım nasıl olacak…

***

Bu arada havadan da bahsedelim…

Alanya’da hava kapalıydı…

15.00 gibi limana ayak bastığımızdan yaklaşık bir saat sonra hafifi yağmur yağdı.

Dağ taş, her yan apartman…

İlçenin içi daha çok Avrupalı ve Rus turiste yönelik lokantalar ve hediyelik dükkanları ile dolu.

Ve her yan muz bahçesi…

Dağa taşa teras açılmış, muz bahçeleri ekilmiş…

Ve yine her boşlukta sera var…

Bir yanda turizm, öte yanda üretim…

***

Ve belirtmeden geçmeyeceğim; bayındırlık, ulaştırma, gezi tekneleri, tarihi binalar, hepsi son derece gelişmiş…

Son geldiğimde çocuk sayılırdım, Alanya’nın 10 yıl ilerisindeydik.

Şu anda Alanya’nın 30 yıl gerisindeyiz…

Alanya Limanı

Serhat Alanya Limanı’nda… Bu limana kruvaziyer gemileri de yanaşabiliyor… Ama tur ve gezi gemileri muhteşem… Alanya’da bir de ayrı marina yani yat limanı var…

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı