Turizm uyuyan pamuk prenses gibi “öpücük” bekliyor

Bir şehrin ülkenin pazarlanması o yerin marka değeri ile orantılıdır.

Bir ülkenin içinde olup biten her şey, o ülkenin turizmini iyi ya da kötü yönüyle mutlaka etkiler.

Tek başına kum deniz, uzun yaz dönemi, yıldızlarıyla parlayan otellerimiz para etmiyor.

Kimse giden bakanı, ondan öncekini de suçlamasın.

Suç varsa nerden başlanması gerektiğini bilmediğimizdendir.

***

Bir şehrin ülkenin pazarlanması o yerin marka değeri ile orantılıdır.

Herkes bugünlerde tatil planı yapıyor.

Türkiye’ye gidip günlüğü 200TL den araba kiralayıp şehirleri turlamak çok revaçta.

İki küçük çocuğu olan arkadaşım eşiyle birlikte yani toplam dört kişi dokuz günlük tatil planlarını yaptılar.

İzmir’e uçakla gidiş…

Havaalanından kiralık araçlarına binecekler ve çocuklarıyla birlikte kendilerine hazırladıkları kültürel tura başlamış olacaklar.

***

Neden bunları anlattığımı şimdi anlayacaksınız.

İzmir’ de üç gün kalacaklar her günü Çeşme- Kuşadası-Alaçatı olarak tasarladılar.

Üç günün sonunda, Çanakkale’ye geçip önce Truva sonra Şehitliğe gidecekler.

“Dur Yolcu Bilmeden Bastığın Bu Toprak Bir Devrin Battığı Yerdir”i,

Yerinde görecekler.

Sonra Ayvalık- Bodrum turu…

Kiralık araçlarını teslim edip,

Ankara’ya geçecekler uçakla…

Anıtkabir ziyareti, Ankara Kalesi, Gençlik Parkı ile Ankara’da tamamlanmış olacak.

Uçakla İstanbul’a uçuş…

Dolmabahçe, Topkapı Sarayı ve gemiyle Adalar gezilecek ata binilecek ve bir günde de İstanbul’u bitirip akşam Kıbrıs’a dönecekler.

Bu verdiğim arkadaşımın örneği nedir biliyor musunuz?

Marka değeri olan yerlere gidiyor insanlar.

Bu odur işte.

Türkiye her turistik beldesinin marka değerini oluşturdu.

Biz oluşturamadık.

Truva’ya gidiyorsunuz Çanakkale’de…

Çoluk çocuk kim varsa Truva atlıların kıyafetleriyle ve onların sevgililerinin elbiselerinin içine girip resim çektiriyor.

Truva atına biniyorsunuz.

Çin’den Rusya’ya…

Almanya’dan Japonya’ya her millet orada.

Adım başı tarihi anlatan bilgi levhaları ile size Truva Şehrini gezdiriyor.

***

Turizmimiz için her şey “mubahtır”ı anlayamadık.

Ünal Üstel’in Turizm Bakanı olduğu 2013 yılında, Kurtlar Vadisi dizisinin başrol oyuncusu Polat Alemdar Bakanlar Kurulu kararıyla vatandaş yapılmıştı. Kültürel katkısı olması nedeniyle.

Ne oldu kalktı oturdu memleket.

Neymiş de verilmiş vatandaşlık Alemdar’a…

Yeni kurulan seçim hükümeti hemen vatandaşlığı iptal etti. Herkes egosuyla gurur duydu.

Vatandaş yapılanın ülkesi Türkiye olmasaydı sorun olmayacaktı, bunu hepimiz biliyoruz.

Peki, ne oldu sonra…

Polat Alemdar bizim mahkemelerimizde dava açtı ve mahkeme kararıyla vatandaşlığı kendisine iade edildi.

Bugün vatandaşımız ve Girne’de de otel sahibi.

***

Dünya ünlüleri kaparken bizim bir yerlerimize kılçığı batıyor.

Dünyaca ünlü Fransız aktör Gerard Depardieu servet vergisi çok yüksek olması nedeniyle ülkesinin vatandaşlığından çıkmak isteyince Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bir günde Depardieu’yu Rus Vatandaşı yaptı kimliğini verdi eline.

Şimdi ülke ülke gezip Rus aktör olarak film çekiyor adam.

Ülke turizmini büyütelim her türden para aksın diye kumarhaneleri açtık ama işe yarayacak adamlar gelmek istediğinde “yok ben seni istemem.”

Bu kadar anlıyoruz işte.

***

Turizmin can öpücüğüne ihtiyaç var.

Belediyeler kendi beldelerindeki kültürel ve sanatsal değerleri markalaştırmazsa…

Çevresel peyzaja başlamazlarsa hala daha…

Lefkoşa’da, Lefke’de, Güzelyurt’ta, Karpaz’da, Bafra’da değişen bir şey olmuyorsa.

Nereyi pazarlasın Turizm Bakanı Ünal Üstel.

***

Tüm ilçeler, Hükümetinde mali ve iş gücü desteğiyle seferberlik başlatmalı.

Önce ülkenin içini “AFRODİT” gibi cazip ve çekici yapmalısın ki,

Turizm Bakanı da bölge rekabetine sokabilsin Kuzey Kıbrıs’ı…

***

Girne antik limanında ki bazı iş yerlerinde oturma gurupların, koltukların pislikten rengi dönmüş haliyle, utanmadan tutan mekânlara, turistleri oturtup hijyenden uzak servis yapanlara belediyeler göz yumuyorsa ne yapsın Turizm Bakanı bir başına.

***

Bazılarının gözü sadece çıt çıt çekirdeği görür laf eder.

Dişleri geçmez bu gibilere nedense.

Ünal Üstel kolları çoktan sıvadı.

Temmuz 15’den itibaren Türkiye’nin büyük kentlerinde etkin tanıtım yapılacak.

Başta İstanbul olmak üzere Adana, Ankara, İzmir, Trabzon, Alanya’da Kıbrıs Turizmi pazarlanacak.

Türkiye’nin kendi içindeki rezervasyonların dolması nedeniyle operatörlerin Temmuzdan itibaren ülke otellerimize yönlenerek %20-25 konaklamalarda artış olması bekleniyor.

***

Dün, daha önceden programlanmış randevularının arasına sızdım Turizm Bakanı Ünal Üstel’in…

Uzun yıllara dayanan bir arkadaşlığımız var Ünal Bey’le…

Sn. Salih Coşar’ın DP Genel Başkanlığı dönemine kadar gider.

Mücadele adamıdır.

İnsan ilişkileri seçime kadar değil mezara kadar olanlardandır.

Dost dediklerini ne satar ne değişir.

Ve tabi ki Baf’lıdır.

Çok kısa konuştuk.

***

Girne Milletvekili olması nedeniyle Girne antik limana özel ilgi gösteriyor.

Ekibiyle birlikte bir ay içerisinde sekiz defa ziyaret etmiş.

Bütçenin bir köşesinde bekleyen on milyon TL var. Bu para limanın rehabilitasyonu için kullanılacak.

“Deniz ulaşımında hizmet kalitesini yükseltmek için Türkiye ile son sürat çalıyoruz” diyor.

***

Dijital pazarlamaya önem verilecek. Yeni tanıtım portalları, Web siteleri ücretsiz herkesin cep telefonuna yüklenecek.

İOS ve ANDROİD uyumlu uygulamalar geliştiriliyor. Temmuz sonu gibi kullanıma girecek.

Sorunların içine biraz daha gömülsün, ortaya biraz yapılmış iyi işler çıksın o zaman kapısını tıklarız yine.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı