TMK’daki yükümlülüğümüz nedir?

Bugüne kadar hep böyle oldu, bundan sonrası da kolay kolay değişmeyecek gibi.

Vergi adaletsizliğinden sıkça söz ediliyor.

Her siyasal iktidar vergi konusunda, adaletten, düzenden, az kazanandan az, çok kazanandan çok, vergi tahsilini sözde ve yazıda bıraktı.

Bugüne kadar hep böyle oldu, bundan sonrası da kolay kolay değişmeyecek gibi.

Aflar, denetimsizlik, ekonomide kayıt dışılığı, vergiden kaçınılmayı, dolayısıyla devletin zarara uğramasını sağlar.

Ama yine de yapılıyor, önü alınamıyor, engel olunmuyor, işin kolayı yapılıyor.

Oysa devletin en önemli gelir kaynağı, vergilerdir.

Vergi adil ve genele yayılmazsa, bunun sıkıntıları çok olur.

“Belediyelerce toplanan taşınmaz mal vergilerini artırmayı öngören Taşınmaz Mal Vergisi (Değişiklik) Yasa Tasarısı, ilgililerin görüş ve önerileri alınmak üzere Resmi Gazete’de yayımlandı.

Tasarının genel gerekçesinde, 2009 ile 2018 yılları arasında taşınmaz mal vergilerinin artırılmadığı belirtilerek, vergilerin enflasyon karşısında güncellenmesi ve günün ekonomik koşullarına uyarlanmasının amaçlandığı belirtiliyor.

Tasarıya göre belediye meclislerinin kararıyla belirlenecek oranlarda toplanacak taşınmaz mal vergilerinin yüzde 15’i ilk ve orta dereceli okulların altyapısına, yüzde 15’i de Taşınmaz Malların Tazmini, Takas ve İadesi Yasası kapsamında komisyon kararıyla ödenecek tazminatlara ve diğer giderlere ayrılacak.

Tasarıya göre belediye meclislerinin kararıyla belirlenecek oranlarda toplanacak taşınmaz mal vergilerinin yüzde 15’i Taşınmaz Malların Tazmini, Takas ve İadesi Yasası kapsamında komisyon kararıyla ödenecek.

Böylece Kıbrıslı Rumlara ait mülklerin tazmini için tüm emlak vergilerinden pay alınacak.”

Emlak vergilerinde yapılacak artışla beraber, %15 oranında da Taşınmaz Mal komisyonuna, fon yaratmak amaçlanıyor.

Taşınmaz mal komisyonunun, kaynak sıkıntısı yaşadığı bir gerçek.

TMK’ ya kaynak yaratılmasına birilerinin itiraz edeceğine inanmıyorum.

Ancak, ortaya yine adalet konusu ve sıkıntısı çıkıyor.

Kıbrıslı Türkler, 1974 sonrası ülkeye gelip yerleşen nüfus, burada, Rum nüfusun bıraktığı taşınmazlara, konutlara, işyerlerine, fabrikalara, arsa ve tarlalara kendi keyfi ile yerleşmedi ki.

Yeni bir yaşam, yeni bir düzen, yeni bir devlet, otorite vadiyle, kuzey Kıbrıs’ta otorite olan erkin yönlendirmesi ile Rum nüfusun bıraktığı taşınmazlar sahiplenildi.

Yine elinde bavuluyla buraya getirilen insanlar, Rum nüfusun bıraktığı konutlara yerleştirildi, tarlalar, arsalar dönüm dönüm verildi.

Buralara koçanlar çıkarıldı, satışlar yapıldı, satanlar, geldikleri köyleri satın alarak, geri gitti.

Bu sahiplenme zamanla, istismara, ranta, haksız kazanca, zenginleşmeye, binlerce haksız mal sahibi yaratılmasına sebep oldu.

Bunların hesabı nasıl yapılacak?

Konuyla ilgili Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu şu açıklamayı yaptı;

“2021 yılında yürürlüğe girmesi yönünde düzenleme yapılan Taşınmaz Mal Vergisi (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile;

Bu Yasa Tasarısında yapılan düzenlemeler ile toplanacak vergilerin % 15’inin okulların alt yapılarının güçlendirilmesi ve Taşınmaz Mal Komisyonu kapsamında yükümlülüğümüz olan bedellerin ödenmesi için %15 civarında kaynağın da bu amaç için kullanılması tasarlanmıştır.

Taşınmaz mal vergilerine 2020 yılı için ise harçlara yapılan artış oranı olan %9 oranında bir artış yapılmıştır.”

Bu açıklamada kritik cümle şudur;

“Taşınmaz Mal Komisyonu kapsamında yükümlülüğümüz olan bedellerin ödenmesi için %15 civarında kaynağın da bu amaç için kullanılması tasarlanmıştır”.

Hangi yükümlülüğümüz? Bu yönde bir anlaşma mı var, kim, neye göre belirlemiş?

Yoksa hükümet yeni bir kaynak yaratmak mı istiyor, kim denetleyecek, Belediyelerin emlak vergisi toplamasını, okullara yarattığı kaynağı, Taşınmaz mal komisyonu için yaratılması gereken miktarı, bu miktarın gerçekten bu komisyon için kullanılacağını?

Ve neden yapılmıyor?

Emlak vergisi, bölgesine, lüks veya standart, ya da ücra bölgelerde olmasına göre, birim fiyatlarının belirlenmesi, neden yapılmıyor?

Girne de evi olan da, Karpaz’ın küçük bir köyünde evi olan da aynı vergiyi ödüyor, bu adaletli mi?

Mülk, toprak konularında yanlışımız da, günahımız da çok.

Bunun bedelini topluma ödetmek haksızlık.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı