Teksas-vari bir yer olduk!

Aslında hepimizin gözlemlediği ve kendi aramızda ‘ne olacak bunun sonu?’ dediğimiz şeyler…

7 Mart 2020 - 12:44

Son yıllarda Kıbrıs adası için hepimizi derinden üzen yakıştırmalar yapılmaktadır. Bu yakıştırmalardan en rahatsız edeni ise kuşkusuz ‘suç cenneti’ ifadesidir. Aslında bu söylemde gerçeklik payı da büyüktür.  KKTC’de suç sayısı hem artıyor hem de çeşitleniyor. Buna paralel suçlu sayısında patlama var dersek abartmış olmayız. Temmuz 2019 yılına ait istatistiklere bakarsak Merkezi Cezaevi’nın tıka basa dolmuş olduğunu anlarız zaten. Cezaevi’nde 588 mahkum ve tutukludan 352’si ülkeye turist olarak gelen üçüncü dünya vatandaşları ve Türkiye vatandaşlarıdır.  Tabii burada 147 kişi  KKTC vatandaşı  ve geriye kalan 89 kişi ise TC-KKTC uyruklu vatandaşların olduğu görülmekteydi. Bu istatistikler geçen zamanda daha da artmıştır kuşkusuz.  Ülkemizde uyuşturucu, hırsızlık, adam öldürme, adam öldürmeye teşebbüs, tecavüz ve taciz gibi suçlar dikkat çekicidir ve hem toplumumuzu huzursuz etmekte hem de  güvensiz hissettirmektedir.

İşte bu tasvir ettiğimiz olumsuz tabloya bir de  ABD Dışişleri Bakanlığı’nın ‘Uluslararası Narkotik Kontrolü Strateji Raporu’nun tespitleri  eklendi.  Bu rapor Kuzey Kıbrıs’ta para aklama faaliyetlerinin yanı sıra yeşil hat üzerindeki kaçak faaliyetleri geniş bir şekilde ortaya konuldu. Raporda kullanılan ifadeler endişe verici pek çok durumu tüm açıklığıyla tartışmaya açıyor. Aslında hepimizin gözlemlediği ve kendi aramızda ‘ne olacak bunun sonu?’ dediğimiz şeyler…

Rapora göre yasaların uygulanmasında yetersizlik ve denetimsizliğin kara para aklamaya müsait bir ortam yaratırken; yasadışı bet, casino ve eğlence sektöründe başıboşluğa sebebiyet vermektedir. Tabi bu tabloya tefeciler ve döviz bürolarının denetimsizliği eklenince durumun vahameti hiç de azımsanmayacak bir boyuta varıyor. Memleketin içler acısı hali bunlarla da bitmiyor.

Rapor insan, uyuşturucu, alkol, tütün ve gıda kaçakçılığına da vurgu yapıyor. Geçtiğimiz günlerde bizzat Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faiz Sucuoğlu ülkedeki mevcut yapının geçen süreçte insan kaçakçılığı noktasına geldiğini açıklamıştı.  Netice olarak, Kıbrıs Türk toplumu tüm bu olumsuz tablodan şikâyetçidir ve kendini güvende hissetmemektedir.  Halkımız memleketinin bir ‘suç adası’ muamelesi görmesinden de rahatsızdır. Bir taraftan ülke ekonomisinin temelini  ‘Eğitim Adası’ ve ‘Turizm Adası’ olabilme üzerine kurulduğunu dillendirip, öğrenci ve turist getirebilmek için çırpınırken öte yandan memleketinin tabiri caizse ‘teksas-vari’ bir şekle girmesine karşı yasaların uygulaması için gereken iradeyi ve denetimi göstermeyenlere bunun hesabını yine Kıbrıs Türk halkı soracaktır.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı