TDP’den İlahiyat Koleji mutabakatına sert tepki

TDP, Türkiye ile eğitim alanında imzalanan ve tartışmalara yol açan iş birliği mutabakat zaptına ilişkin, “Yetkilerimizin devri, geleceğimizin devridir” yorumunda bulundu.

24 Temmuz 2019 - 15:40

Toplumcu Demokrasi Partisi Merkez Yönetim Kurulu (TDP MYK), KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ile TC Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan ‘İş birliği Mutabakat Zaptına’ ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

TDP’nin, 15 aylık hükümet döneminde Kıbrıs Türk toplumunun kendi ayakları üzerinde durması, kendi kaderini kendi çizmesi ve yaşamın farklı alanlarındaki gelişimin toplumun kendi dinamikleri ile şekillendirilmesine özen gösterdiği belirtilen açıklamada, “Tam da bu yaklaşım ile 4’lü hükümet dönemi bizlere sunulan ve Hala Sultan İlahiyat Koleji’nin devrini öngören protokolün uygun olmadığını bildirip, böylesi bir anlaşmaya imza koymamıştık” ifadeleri kullanıldı.

“Kıbrıs Türk halkı adına kabul edilemezdir”

TDP açıklamasında şunlar aktarıldı:

“Bunun yanı sıra yine bu ilkelere dayanarak, Eğitim Bakanlığında görevde bulunduğumuz süre boyunca, TC’den din öğretmeni görevlendirilmesini talep etmemiş, mevcut ihtiyaçları kendi yetişmiş insan kaynaklarımızdan karşılamıştık.

Toplumun iradesinin yaşam bulması, toplumsal özgüvenin güçlenmesi için kendi planlamasını yapan, kendi insan kaynaklarını değerlendirip kendi kendini yöneten bir duruşu benimsedik ve uyguladık. Tüm bu gelişmeleri toplumsal sorumluluğumuzun gereği günü geldiğinde halkımızla paylaşarak bilinçlendirmeye ve uyarmaya da özen gösterdik.

UBP-HP koalisyon hükümet programı Meclis’te görüşüldüğü sırada Genel Başkanımızın ortaya koyduğu endişelerin kısa sürede gerçekleşmesi ve 4’lü hükümet dönemi ortaya koyduğumuz ilkelerin, şimdi nereye doğru evriliyor olduğunu görmek toplum adına üzüntü vericidir.        

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı’nın TC Eğitim Bakanı ile imzalamış olduğu mutabakat zaptı hukuksal açıdan tartışmalıdır, ancak daha önemlisi siyasi ve kültürel anlamda da, Kıbrıs Türk halkı adına kabul edilemezdir.

KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı bünyesindeki bir okulun eğitim-öğretim faaliyetlerinin bir vakıfa devredilmesi, Eğitim Bakanlığı yetkilerinin de devredilmesi anlamına gelmektedir ve başta Anayasal düzeyde olmak üzere bir çok alanda ciddi sorunlar içermektedir.”

Hükümetin inandırıcılığı kalmadı

Eğitim kurumlarındaki yetkilerini devreden siyasilerin aslında toplumun geleceğini devrettiği savunulan açıklamada, “Gelinen aşama bizlere göstermektedir ki; bir okulu yönetemeyeceğini resmen ilan eden hükümetin, ülkeyi yöneteceğine dair hiçbir inandırıcılığı kalmamıştır” denildi.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı