Susan Sarandon: Filistin’e Desteğim Nedeniyle Bazı Rolleri Kaybettim

featured
Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ünlü oyuncu Susan Sarandon, Filistin’e destek verdiği için bazı projelerden çıkarıldığını ve sinema sektörünün bir kesiminin aktivizmi nedeniyle kendisini hâlâ dışladığını açıkladı.

79 yaşındaki Amerikalı aktris, İsrail’in Gazze’deki eylemlerine ilişkin tutumunun kariyerine etkisini Venedik Film Festivali’nde anlattı. Sarandon, ajansların insanlara hâlâ kendisini işe almamaları yönünde uyarılarda bulunduğunu ve bu nedenle yakın zamanda bazı filmleri kaybettiğini söyledi.

Oscar ödüllü oyuncu, iş kaybetmesine rağmen Filistin meselesine ilişkin kamuoyundaki yaklaşımın değiştiğini düşündüğünü belirtti. Sarandon, Filistin’in tarihsel önemi ve Siyonistlerin Amerika ve siyasetiyle bağları konusunda anlatının tamamen değiştiğini ifade etti.

Sarandon, bunun insanlar için büyük bir uyanış olduğunu ve ABD’nin İsrail’e ne kadar para verdiğinin daha önce tam olarak anlaşılmadığını söyledi.

Son kamuoyu yoklamalarının da Gazze savaşının başladığı 2023’ten bu yana ABD kamuoyunun İsrail’e yönelik tutumunda değişim yaşandığına işaret ettiği belirtildi. Pew Research Center’ın temmuz ayında yayımladığı araştırmaya göre, Amerikalıların hem İsrail halkına hem de İsrail hükümetine yönelik görüşleri giderek olumsuzlaşıyor. Araştırma, Amerikalıların Filistin halkına yönelik görüşlerinin ise İsrail halkına yönelik görüşlerle benzer seviyeye geldiğini gösteriyor.

Sarandon, yakında gösterime girecek “The Echo Chamber” filmi için düzenlenen basın toplantısında, sektörde kendisiyle çalışılmasına karşı çıkanların uyarılarına kulak asmayan yönetmen Andrea Pallaoro’ya teşekkür etti.

“The Rocky Horror Picture Show”, “Thelma & Louise” ve “Dead Man Walking” gibi yapımlarla tanınan Sarandon, Joaquin Phoenix, Javier Bardem ve Mark Ruffalo gibi isimlerle birlikte Hollywood’un en açık sözlü Filistin yanlısı savunucularından biri olarak öne çıkıyor.

Oyuncu, 2023’te Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırısından yaklaşık bir ay sonra katıldığı Filistin yanlısı mitinglerde yaptığı açıklamaların ardından uzun yıllardır bağlı olduğu yetenek ajansı UTA tarafından kadrodan çıkarılmıştı.

Sarandon’un sözleri, Hollywood’da kara listeye alınma korkularının artmasıyla örtüşüyor ve antisemitizm suçlamalarının ardından Mark Ruffalo’yu savunan George Clooney’nin açıklamalarını takip ediyor.

Venedik Film Festivali’nde festivalin Yaşam Boyu Başarı Altın Aslanı’na layık görülen Clooney, Mark Ruffalo’nun Warner Bros Discovery’nin 111 milyar dolarlık Paramount devralma teklifini eleştirme hakkını savundu.

Clooney, büyük şirketlerin birleşmesinin çok sayıda insanın işini kaybetmesi anlamına gelebileceğini belirterek, Mark Ruffalo’nun özgürce konuşma hakkını desteklediğini ve ifade özgürlüğünün demokrasinin işleyişinin bir parçası olduğunu söyledi.

Ruffalo, olası stüdyo birleşmelerinin Hollywood üzerindeki etkileri konusunda daha önce endişelerini dile getirmiş ve eleştirilerini Paramount’un arkasındaki Ellison ailesine de yöneltmişti. Paramount’un üst yöneticisi David Ellison, Oracle’ın kurucu ortağı Larry Ellison’ın oğlu.

Ruffalo, Ellison ailesini Filistinlilere yönelik “soykırıma” ortak olmakla suçlamış ve ailenin servetinin Oracle tarafından desteklenen bir apartheid sistemi üzerine kurulu olduğunu savunmuştu.

Ruffalo ayrıca Oracle’ın İsrail ordusuyla ilişkilerini gündeme getirmişti. Bu açıklamaların ardından Paramount cephesinden Ruffalo’ya, antisemitik klişeleri dile getirdiği yönünde tepki gelmişti.

Ruffalo bu suçlamayı reddetti ve daha sonra 170’ten fazla Yahudi sanatçı, akademisyen ve kamuoyu önderi, aktörü savunan ve İsrail’e ya da önerilen birleşmeye yönelik eleştirileri susturma girişimlerine karşı uyaran bir açık mektubu imzaladı.

Joel Coen, Joaquin Phoenix, Ilana Glazer, Todd Haynes ve Hannah Einbinder gibi isimlerin imzasını taşıyan “Yeter!” başlıklı açık mektupta, Mark Ruffalo’ya yönelik karalama kampanyasına karşı çıkıldığı belirtildi.

Mektupta, antisemitizm suçlamalarının, İsrail’e yönelik eleştirileri susturmak amacıyla kullanılmasına tepki gösterilirken, Filistin halkına yönelik saldırılar ile ABD’deki ifade özgürlüğüne yönelik tehditlerin birbiriyle bağlantılı olduğu savunuldu.

Paramount ile Warner Bros. Discovery’nin birleşme planına da tepki gösterilen mektupta, anlaşmanın binlerce, hatta on binlerce kişinin geçim kaynağını yok edeceği ve medya üzerindeki oligarşik denetimi daha da pekiştireceği öne sürüldü.

Mektup, imzacıların Mark Ruffalo’nun ve iktidara karşı gerçeği söylemek için ayağa kalkan insanların yanında olduklarını belirten ifadeleriyle sona erdi.

Susan Sarandon, Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarışan 21 filmden biri olan “The Echo Chamber”da başrolü üstleniyor. Festivalin büyük ödülü 12 Eylül’de açıklanacak.

Susan Sarandon: Filistin’e Desteğim Nedeniyle Bazı Rolleri Kaybettim