Söz konusu sağlık olunca

Görünen o ki KKTC’de daha birçok konuda neşter vurulması gerekiyor...

21 Eylül 2019 - 11:00

Eski zamanlarda, birçok ilaç bitkisel yollardan temin ediliyor, hazırlanıyor ve hastaların tedavisinde kullanılıyordu.

Dünya artık çok değişti.

Şifalı otların ve bitkilerin temin edilebileceği ormanlık ve yeşil alanların yerini beton yerleşkeler ile sanayiler zapt etti. Şimdi sağlığımızın temelini oluşturan bu oksijen depolama merkezlerinin, gözümüzün önünde eriyip gitmesine tanık oluyor ve bundan dolayı çok üzülüyorum.

Günümüzde ise dev ilaç firmaları, bilim adamlarının gecelerini gündüzlerine katıp, günler süren çalışmalar sonucunda elde ettikleri yeni ilaç formüllerinin telif haklarını alıp hemen üretime geçmek için yarış halinde olup bu yeni ilaçları bir an önce piyasaya sürmek için kıyasıya ve acımasız bir mücadele içindeler.

İnsanoğlunun yapısında zorda kalmadıkça doktora gitmeme durumu var, bunu zaten biliyoruz ve devamlı olarak yapıyoruz. En kötü alışkanlıklarımızdan biridir. Üzerine son zamanlarda bir de doktor fobisi eklenince sağlık alanında gelişmeler çok çarpık bir düzen içinde ilerliyor. Doktorlar dahi “ bu konu onun alanına girmiyor. Niye müdahale ediyor?” diye meslektaşlarını sık sık sorgulamakta ve hayrete düşmekteler.

Akdeniz’de yaşayan insanların ve yine buralara yakın bölgelerde yapılan araştırmalar sonucunda her on kişinin ikisinde alerjik rahatsızlıklara rastlandığı gözlemlenmiştir. Hastalık kendini farklı çeşitlerde ve farklı yaş gruplarında göstermektedir. Bunlar kaşıntılar, göz ve burun akıntıları gibi belirtilerle yaşam kalitemizi olumsuz yönde etkileyen bir dizi alerjik etkenlerdir.

Şimdi size tanık olduğum çok çarpıcı bir durumu yazmak istiyorum; Geçtiğimiz günlerde bağlı bulunduğum eğitim camiasında görevli arkadaşlarımızdan biri alerjik rahatsızlıklar nedeni ile artık nefes daha alamaz hale gelmiştir. Yaşadığı güçlükler karşında her zaman yapılan bir diğer büyük hata “ eş-dost-arkadaş doktor tavsiyesi” üzerine yurt dışında olduğunu söyleyen bir doktor ile bağlantıya geçiyor. Doktor kendisine “Ben sizin hastalığınızı anladım. Şu kadar para karşılığında ben size kendim hazırladığım, hiçbir yan etkisi olmayan tamamıyla bitkisel bir ilaç göndereceğim” diyor. Sonrası rahatsız olan kişi bu girişiminden vazgeçip tekrar doktoru arayıp ilgili ilacı almaktan vaz geçtiğini söylüyor. Bunun üzerine doktor teklifinde ısrarcı olarak “ ben on senelik doktorum. Daha önce de sizin orada başka hastalarım oldu. Onlara da bu ilacı verdim, çok da memnun kaldılar” diyor.

Böyle bir durum karşısında doğrusunu isterseniz hastayı muayene etmeyi bırak, hiç görmediğiniz bir kişiye nasıl böyle bir ilaç önerisinde bulunursunuz. Ha de o kişi hastalığından kurtulmak için farklı farklı çözümler aramış ve sonucunda güven sorunu doğuran bir başka yanlış yola sapmıştır. Ancak bu mesleğin eğitimini alan bir kişinin yaptığına bakın!

Neyse konuyu çok fazla uzatmayalım. Bizler geçtiğimiz akşam HABERCİ Medya gurubu yazarları olarak sağlık eski Bakanı şimdi ise yine bu konularla çok alakalı ve yakın birçok konu başlığını içinde tutan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olan Sayın Faiz Sucuoğlu ile yaptığımız basın toplantısında bir çok konuyu ele aldık. Güzel sorular sorduk. Yerinde ve mantıklı cevaplar aldık. Sayın Bakan Sucuoğlu anlattı bizler notlarımızı aldık.

Gazetemizin dünkü başlığı “ İnsan Ticaretine Neşter Vurulacak” idi.

Görünen o ki KKTC’de daha birçok konuda neşter vurulması gerekiyor.

Söz konusu sağlık olunca akan sular durur derler. Bilmem anlatabildim mi?

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı