“Sorunları el birliğiyle çözelim”

Emekli Savcı ve Avukat Derviş Akter, yargıdaki yapısal sorunlar, mahkemelerin iş yoğunluğu, artan nüfus ile birlikte katlanan sorunlara acil çözüm bulunması gerektiğini vurguladı.

17 Eylül 2019 - 08:24

Özlem Çimendal –

Emekli Savcı ve Avukat Derviş Akter, yargıdaki yapısal sorunlar, mahkemelerin iş yoğunluğu, artan nüfus ile birlikte katlanan sorunlara acil çözüm bulunması gerektiğini vurgulayarak, sorunların el birliğiyle çözülebileceğine işaret etti.

Akter, Haberci’ye yaptığı açıklamada her adli yıl açılışında yargıdaki eksiklikler ve ihtiyaçların dile getirildiğini söyleyerek, bundan sonraki adli yıl açılışlarında aynı sorunların gündeme gelmemesi dileğinde de bulundu.

Akter, taleplerin karşılanmaması durumunda ilgili mercilere bilgilerin verilerek, el birliği ile sorunlara çare üretilmesi adına baskı yapılmasının gerekliliğine işaret etti.

“ELEŞTİRİ İLE KÖTÜLEME ARASINDAKİ ÇİZGİ…”

Eleştiri ile kötüleme arasındaki farka dikkat çeken Akter, eleştirinin olumlu ve yapıcı olduğu takdirde var olan sorunu veya problemli yapıyı daha ileriye ve daha güzele taşıyacağı gibi, kötülemenin ise zarar vereceğini ifade etti.

Akter, aynı durumun yargı için de geçerli olduğuna işaret ederek, yargının sorunlarının olumlu ve daha iyiye ulaşmak adına açıkça dile getirilmesinden çekinilmemesi görüşünü aktardı.

Emekli Savcı ve Avukat Akter, yargının da zaman zaman kötüleme maksatlı olmamak kaydı ile eleştiriye ihtiyaç duyabileceğinin bir gerçek olduğuna değinerek, yerinde ve zamanında yapılan olumlu eleştirilerin ilgili çevrelerce dikkate alınması ve üzerinde düşünülerek, çalışma yapılmasının da önemine işaret etti.

“ADALET VE HUKUK KAVRAMLARI HASSASTIR”

Adalet ve hukukta yapılan tartışmalar ve eleştirilerde dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Akter, halk nazarında olumsuz bir intiba oluşturabilecek eylem ve söylemlerden ise şiddetle kaçınılması gerektiğine dikkat çekti.

Adalet kavramının çok hassas ve önemli bir zeminde olduğuna vurgu yapan Akter, bu açıdan yapılan söylemlerin eleştiri ve kötüleme düzleminde iyi değerlendirilerek ifade edilmesi gerektiğinin önemine vurgu yaptı.

Akter, yargı hakkında medyaya da önemli sorumluluklar düştüğüne değinerek, yazılan köşe yazıları, haberler veya verilen kararlara yönelik yorumların kamu vicdanı nezdinde de adalet kavramının temelinde de yaratacağı sonuçların herkesçe üzerinde hassasiyetle düşünülmesi gereken noktalar olduğuna dikkat çekti.

“SINAV OLMASI GEREKİR”

KKTC’de bir diğer önemli sorunun hakim ve savcı alımlarındaki kriter eksikliği olduğunu savunan Akter, “Sınavsız olarak alınmalarda ve alındıktan sonra ne olur, mesleğe adapte olmaların için hangi sınavlar vardır? Veya aldıkları eğitimler nelerdir?” diye sorarak, belli bir sınav zorunluluğunun olmamasının bazı dezavantajları da beraberinde getirebileceğini ileri sürdü.

 

 

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı