Sizi gidi ahlak avcıları!

Kendi ahlaksızlığını doğallaştırıp, bunu yaşam şekli haline getirenlerin başkalarına ahlak dersi vermesi gülünesidir…

Ülke gündemi oldukça “siyaset” kokuyor. Herkes iktidar peşinde… Peki, sadece siyasi anlamda mı? Hayır… Herkes kendi arkasında bıraktığı pislikleri görmeden,  çiğnediği haklar unutarak, “en ahlaklı benim” iktidar koltuğuna oturma derdinde… Bu ülkede ahlaksızlaştıkça,  hak yedikçe, çalışanları sömürdükçe övgü alıyor, büyüyor, saygı duyuluyorsunuz çünkü… Buna alıştık… Namussuz oldukça, zenginleştik, örnek gösterildik, itibarımız arttı! Hatta koltuklarımız da VIP oldu… Bilin ki hala temiz kalmaya çalışanların gönül tahtında yeriniz HİÇ yok!

Ah şu sütü bozuklar… Hükümetlerle arası her zaman süt liman olanlar… Etik-ahlak dersi vermeye gelince bembeyaz bir sayfa taklidi yapan da onlar…

Beş para etmez insanlar… Haysiyeti olmayan, rotasını her daim çıkarı yönüne çevirenler… Gamsız, vurdumduymaz, umutlarımızı solduran, neşemizi sevincimizi yok eden, uykusuz gecelerimize sebep olan melek yüzlü şeytan timsali insanlar… İnsanlığa tek faydası olmayan, ilerlemenin önündeki engeller… Çıkarları için her türlü rezaleti yapanlara susan insanlar…

Prensipleri olmayan, başkasının kopya hayatlarını yaşayanlar… Hayata bir bakış açısı olmayanlar… “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyenler… Küçülenler… Bireyselleşen ve bencil olanlar… Küçük ve kolay lokma olanlar… Hayattaki iradesine öncülük edemeyenler… İşine gelmeyince narkoz ile uyutulanlar… Kesilip, biçilene duyarsız kalan ama iş kendi garantisine geldiğinde canavarlaşanlar… Avantacılar… Kimi rezil, kimi yalancı, kimi sahtekâr, kimi dangalak, kimi basiretsiz, kimi üçkâğıtçı, kimi görgüsüz, kimi ruh hastası, kimi hain, kimi çıyan, kimi nankör kendini “en temiz” satmaya çalışırsa çalışsın, biz kimilerinin ciğerini iyi tanıyoruz…

Kişisel zaaflarını aşamamış, hırs, kin, nefret, haset gibi duyguların hâkim olduğu zamanlar daha çok piyasaya çıkar bu tipler… Sabırla yarışmak yerine kavga, kargaşa, intikam, üstün gelme, baskı ve gerginlik tam da ‘ahlak avcıları’ içindir. Kendi ahlaksızlığını doğallaştırıp, bunu yaşam şekli haline getirenlerin başkalarına ahlak dersi vermesi gülünesidir…

Kişisel çıkarlar peşinde koşmayan, inandığı değerler konusunda taviz vermeyen, zayıf insanların haset, hırs, kin, intikam gibi kötü duygu ve davranışlarını sergilemeyen, geçmişle ve kişilerle hesaplaşmayı değil de kendi yanlışlarıyla hesaplaşma erdemine yükselmeyi bilenlere ihtiyaç var bu ülkede… Ve her gün herkese hesap soran gazetecilerin şeffaflığına da büyük ihtiyaç var aynı zamanda…

Diğer Haberler

Başa dön tuşu