Şimdi maraton zamanı

Bize ileri ki günlere bir maraton koşucusunun kusursuz bir şekilde bir yarışa hazırlanma öncesindeki zamanı hatırlatıyor şimdi bu durum!

10 Nisan 2020 - 08:10

Mutlu günler değerli okurlarım. Evet dünyamız hızla değişiyor. Geçtiğimiz günlerdeki köşe yazılarımdan bir tanesine “sabretmeyelim adapte olalım” başlığını atmıştım. Gerçekten de adapte olmalıyız!

Dün gerçekleştirilen toplantı sonrasında hükümet yetkililerimiz 17 Nisan tarihine kadar sokağa çıkma yasağı kararını yeniden uzattılar.

Alınan karar doğrudur!

Bize ileri ki günlere bir maraton koşucusunun kusursuz bir şekilde bir yarışa hazırlanma öncesindeki zamanı hatırlatıyor şimdi bu durum!

Nasıl mı?

Düşünün siz bir maratoncusunuz. Yıllardır bu spora gönül verdiniz ve canla başla uğraşıyorsunuz!

Beslenmesinden uyku düzenine, antrenmanından malzemesine ve yapılacak organizasyon öncesi tüm gelişmelere ayak uydurmak zorundasınız.

Bazen elde olmayan nedenlerle bir anda tüm bu özveriler boşa gidiyor zannedersiniz. Moraliniz bozulur ve gardınız düşer!

Düşmesin!

Tıpkı, 2020 Tokyo Olimpiyatlarında olduğu gibi! Bu süper organizasyon bir yıldan uzun bir süre, önümüzdeki yılın ağustos ayının başına ertelenmiştir.

Verilen karar kimilerine göre avantaj, kimilerine göre de dezavantaj olacaktır.

Olsun… Hayat devam ediyor. Bir şekilde bu yarışlar yapılacak ve herkes emeğinin karşılığını alacaktır.

Çok zor bir dönemden geçiyoruz. Her ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de iş dünyamız kendi çapında iş arenasına, spor kamuoyumuz bir an önce yeşil sahalara ve insanlarımız da normale dönmeye çalışıyorlar.

Bir taraftan pandemiyle, diğer taraftan da uluslararası kamuoyunda, kurulacak yeni düzende vakit kaybetmeden yer almaya çalışıyorlar.

Bir kısmımız ise diğer taraftan “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyor! Ve karamsar bir tablo çizmeye devam ediyor!

Esasında, sağlıklı düşünüldüğünde ve düzgün bir vizyon ortaya konulduğunda “Evet hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” Doğrudur! Ancak bizler eskisinden daha iyi olması için mücadeleyi elden bırakmamalıyız.

Nasıl mı?

Bu şekilde dik duruşumuzu sergiler ve bunu kanıtlamaya devam edersek dengeli bir şekilde bundan sonraki nüfusumuzu da artırır ve şirin adamızın kuzeyini, çok farklı bir değişim sürecine giren dünyada, çok güzel bir yere taşıyabiliriz.

Bu tamamıyla bizlerin elinde olan bir durumdur.

Bu bizlerin değişmesi için bulunmaz bir fırsattır!

Öz varlığımız olan insanlarımızı korumalıyız. Kendimize ve ülkemize sahip çıkmalıyız.

Üretmeliyiz ve örnek olmalıyız. Ortadoğu’nun göbeğinde huzurlu ve güvenli, her daim yaşanılabilir bir cazibe merkezi yaratmalıyız.

Temelimiz buna müsait!

Sadece akılcı ve yerinde, doğru zamanda hareket etmemiz gerekiyor.

Şimdi ve şimdiden sonra çok iş düşüyor hepimize!

Ha de KKTC! Kolları sıvayıp yeniden MARATONA hazırlanma zamanı!

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı