Sevgili bir’gün

“Aziz Valentin Günü” (İngilizce’de St.Valentine’s Day) olarak bilinir.

Sevginin de günü mü olurmuş? Bal gibi olur işte; Maksat kredi kartları kılıç kalkan ekibi gibi sürtülsün mü? Pek’âlâ; Olan var, olmayan var ama sonuçta bugün sevgililerin günü mâlum; Her yılın 14 Şubat’ında bir’çok ülkede kutlanan özel bir’gündür bildik. Kökeni; Roma Katolik Kilisesi’nin inanışına dayanan bu gün, Valentine adlı bir’din adamının adına ilân edilen bir’bayram günü olarak ortaya çıkmıştır. Bu sebeple “Aziz Valentin Günü” (İngilizce’de St.Valentine’s Day) olarak bilinir. Valentine kelimesi, Batı medeniyetlerinde ‘hoşlanılan kişi’ veya ‘sevgili’ anlamlarında da kullanılır.

Amerikan Esther Howland’ın ilk Sevgililer Günü kartını yollamasından bu yana çok sayıda insanın kutladığı toplumsal bir olay olmuştur. Bunun doğal sonucu olarak olayın ticari yönü çok fazla önem kazanmış ve tüm dünyada ticaretin canlandığı bir’gün hâline gelmiştir. Bu günde özellikle sevgilisi olmayanlar hoşlandıkları kişilere kart gönderir. Alıcı kişi, içinde genellikle “Sevgilim olur musun?” cinsinden yazan bu imzasız kartın kimden geldiğini bulmaya çalışırmış. İşte, bu muhabbetlerle geçer gider bitap bir’şekilde bir Sevgililer Günü daha.

E yalnızsanız? Yok öyle uyduruk Yalnızlar Rıhtımı’ndaki gibi Yalnızlar veya Abazanlar Günü. Gerçi yakındır artık Singles Days günleri de yakında patlar. Gerçi Çin’de patladı bile. Her yılın 11’inci ayının 11’inde sevgilisi olmayanlar bu’günü kutlar.

Neyse, bizim gençliğimizde sadece lokma, aşure, yılbaşı, bayramlar ve de seyranlar vardı. Ucundan yakaladık Anneler Günü ve de Babalar Günü’nü. Görsel teknoloji sayesinde bizim toplum da dönüştü artık; Cadılar Bayramı, Paskalya, Christmas gibi bize ters köşe yapan geceleri kutladık hep birlikte. E n’aparsın, eller kutlar da biz de eksik olmayalım vesselâm. Ha’bire geleneksel tüketim günleri sayesinde, ha’bire vahşi kapitalizm hortlar ve cepte patlar. Sevgili eşiniz “Pahada ağır olmayacak hediyeler de keser” derse sakın inanmayın. Artık kır çiçekleri gibi demode ve de yalandan kutlamalar kalmadı artık. Anneler bile artık babalara bedava gönül(!) vermiyorlar, tıpkı ‘forma aşkı’ yalanı altından “ne kadar ekmek, o kadar köfte” diyen bir endüstriyel sporcu ordusu gibi.

Bu düzen profesyonel sporcular için tamam ama ya amatörler için? Bizim sporumuz yarıbuçuk amatör bir’düzeyde ilerlemeye çalışıyor ya, bizde bile foma, morma aşkı hepten bitti. Ya kulüp sevgisi? O aidiyet işlerini de çoktan geçtik. Kulüpler birleşsin mi? E o anda da kulübe üç kuruşluk katkısı olmayan ağır abiler devreye girer ve de o proje de yatar bildik ve de şahit olduk. Pasta küçük ama ligde varolan yeyici kulüp çok! N’apmalı? Allah bilir. Neyse, siz yine keyfinize bakın bu gece; Sevgililer Günü ya atış serbest, yeter ki esnafımız kazansın! Keyfinize bakın.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı