“Seçimden önce bir değişim olmaz”

26 Nisan da yapılacak, Cumhurbaşkanlığı seçimi için, adaylığını duyuran Akıncı’nın yaptığı konuşmadan, iki noktanın altını çizdim;

7 Şubat 2020 - 11:14

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da, adaylığını açıkladı.

26 Nisan da yapılacak, Cumhurbaşkanlığı seçimi için, adaylığını duyuran Akıncı’nın yaptığı konuşmadan, iki noktanın altını çizdim;

“İki devletli çözüm ile ilgili bana atfen manşetler çekilip, beni yıpratmaya çalışanlar oluyor. Rum tarafının bile iki devletli çözümü kabul ettiğini, benim istemediğimi söyleyenler, federasyondan başka bir şeyi görüşmeyi kabul etmediğimi söylüyor.

Rum tarafı iki devletli çözümü konuşmak isterse oturur konuşuruz. Bizim için önemli olan BM huzurunda, Rum tarafının neyi kabul ettiğidir.”

Akıncı, bu cümlelerle, alternatif modeller olmalı eleştirilerine cevap verdi.

Bunun yanında;

“Hiçbir gazeteciye bizi desteklesin diye bir şey önermedik. Bunlar, gazetecilere bir hakarettir. Bütçede Cumhurbaşkanlığının takdiri ile hangi çerçevede harcanabileceğini ön gören bir madde var. O maddeyi ben yazmadım.

Maddede öngörülenlerden milim dışına çıkılmadı. Bir önceki seçimde bu konuyla ilgili konuştum.

Benim mal varlığım ortada, herkesin gözü önünde.”

Bu söylemler de, örtülü ödenek, eleştiri ve sorularına cevap vermiş oldu.

Mustafa Akıncı, bundan sonraki süreçte nasıl bir yol izler, topluma neler sunar, neler vaat eder, bunları göreceğiz.

Geçtiğimiz gün yazdığım yazımın bir bölümü şöyleydi;

“Hazırlanılmamış, altyapısı olmayan, bilgiden, belgeden, geçmişten, gelecekten, habersiz, günlük politikalarla, yaşanması muhtemel bir seçim sürecinin içindeyiz.

Aday belirleme süreçleri tamamlandı, peki, adaylar belirlenirken, siyasi partiler, tüm katmanlarıyla, tabanıyla, tavanıyla, bu süreci içselleştirerek, hazmetti mi?

Özellikle UBP ve CTP için bu konularda sıkıntılar olduğu, zaman zaman seslendiriliyor?

Peki, gerçekten öyle mi?

Yoksa seçim için bir algı oluşturmanın bir çabası mı bu?”

Yine bu yazımın içinde CTP Milletvekili Fazilet Özdenefe’nin görüşlerini paylaşmıştım.

Daha önce de söylediğim gibi, özellikle CTP ve UBP de merak edilen konu, Cumhurbaşkanlığı seçiminde parti bütünlüğünün olup, olmayacağı.

Bu yazımda da UBP Milletvekili Özdemir Berova’nın düşüncelerini paylaşmak istiyorum;

“Genel Başkanımız Ersin Tatar adaylığını açıkladıktan sonra toplantılar ve ziyaretler yapmaya başladık. Son genel seçim sonuçları, yapılan araştırmalar, hepsi UBP’yi birinci gösteriyor.

Biz Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacağımıza inanıyoruz. İktidarda olmanın avantajları olduğu gibi dezavantajları da var. Partililerimizin beklentisi olan konularda bazı sıkıntılar var. Örneğin istihdam konusunda.  Her beklentiyi karşılamak mümkün değil. KKTC belli bir bütçe ile yönetiliyor. Bir protokol sorumluluğu var.

Ama bunların Cumhurbaşkanlığı seçimini etkilememesi gerek. Bakan arkadaşlar, insanlarla daha yakın temas kurabiliyor. Ve Bakan arkadaşların önümüzdeki iki ay daha fazla çalışması gerek. Bu konuda da herhangi bir sıkıntı olacağını zannetmiyorum.

Hükümetin iki ortağı var. İki parti ortak. İki partinin Başkanı da aday. Bu sorun olmaz. Kudret Özersay her ne kadar partiden istifa edip, ben bağımsız adayım dese de, bu nasıl bağımsız olmak, ben anlamadım. Hükümetin iki ortağı var. Ama bir Başkan biliniyor. O da Ersin Tatar.

Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce bir değişim olmaz. Seçimden sonra hükümetin formatı değişebilir, farklı bir model veya erken seçim gündeme gelebilir.”

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı