Sayın Cumhurbaşkanı’na açık mektup: Sizi bu topluma liderlik edin diye seçtik

Toplumun %60’ıyla seçilmiş Cumhurbaşkanı’nın özellikle Kıbrıs müzakerelerinin çıkmaza girmesinin moral bozukluğuyla son birkaç aydır savrulması, bu denli küçük hesaplar peşinde koşması kendisine oy vermiş bir yurttaş olarak beni derin hayal kırıklığına uğrattı.

15 Ekim 2019 - 11:31

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük askeri operasyonu olarak önem atfettiği Barış Pınarı operasyonuna destek vermesi beklenirken, şehit haberleriyle hassas bir dönemden geçilirken Cumhurbaşkanı’nın akıl ve izanla açıklanamayacak talihsiz açıklaması gündeme bomba gibi düştü.

HANGİ AKINCI? 

Sosyal medyadan Cumhurbaşkanı Akıncı’ya yükselen Türkiye kaynaklı onur kırıcı küfür ve ağır hakaretlere birtakım Kıbrıslı Türklerin de cevap vermesiyle ortalık sanal bir savaş alanına dönüştü. Kimileri aksini iddia etse de, cumhurun yani halkın genelini temsil eden bir cumhurbaşkanının hele hele halkın ve yegane müttefiki Türkiye’nin  hassasiyetlerini dikkate almayıp ayrıştırıcı söylemlerde bulunma lüksü yoktur, olmamalıdır. Velev ki vardır, o vakit bugünkü duruşuyla geçmişteki duruşu arasında bir tutarlılık olmalıdır.

22 Ocak 2018’de şöyle söylüyor Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin Afrin Operasyonuna dair:

“Savaşın acılarını yaşamış bir toplum olarak elbette kan dökülmesini istemeyiz ama gelecekte daha büyük acıların yaşanmaması için Türkiye’nin tedbir alma hakkının olduğunu da görmezden gelemeyiz. ”

Yine aynı tarihte, Sayın Akıncı Barış Harekatı’na dair bakın neler söylemiş:

“1974 Temmuz’unda Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kıbrıs’taki harekatına neden olan, 15 Temmuz’daki Faşist Yunan Cuntasının, Nikos Sampson’la gerçekleştirdiği Enosis amaçlı darbeydi. 20 Temmuz olmasaydı, Kıbrıs Yunanistan’a ait bir Ada’ya, Kıbrıslı Türkler de Batı Trakya’daki gibi Türk azınlık haline dönüşmüş olacaktı. Enosis’i engelleyen bir eyleme ‘işgal’ denmesini kabul edemeyiz.

Peki 12 Ekim 2019 tarihli infial yaratan açıklamasında neler söylemiş?

“Daha önce de söyledim. 1974’te biz adına Barış Harekatı desek de bu bir savaştı ve akan da kandı. Şimdi Barış Pınarı desek de akan su değil kandır.”

BÜTÜN HESAPLAR CUMHURBAŞKANLIĞI İÇİN

1 yılda ne değiştiğinin sorusunun cevabı maalesef 5 ay sonra gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde saklıdır dersek herhalde abartmamış oluruz. Sayın Akıncı, bir zamanlar sığınacak tek limandır dediği ve meşru savunma hakkı doğrultusunda yürüttüğü operasyona tüm dünyanın karşı olduğu bir dönemde hassasiyetleri gözetmeyen açıklamasının nerelere çekileceğini bilemeyecek kadar tecrübesiz bir siyasetçi midir? Açıklamasının bu denli büyük tepki göreceğini hele hele de Tayyip Erdoğan’dan ağır eleştiri alacağını öngörerek bu açıklamayı yaptı. Amacının, yaklaşan seçimler öncesi soldan çıkacak olası bir Tufan Erhürman adaylığının önünü kesmek, bunu başaramazsa TC-KKTC karşıtlığından beslenen CTP’nin radikal unsurlarının da oyuyla ikinci tura kalma hesabı olduğunu düşünüyorum. Toplumun %60’ıyla seçilmiş Cumhurbaşkanı’nın özellikle Kıbrıs müzakerelerinin çıkmaza girmesinin moral bozukluğuyla son birkaç aydır savrulması, bu denli küçük hesaplar peşinde koşması kendisine oy vermiş bir yurttaş olarak beni derin hayal kırıklığına uğrattı. Kendisini, belli bir zümrenin değil, KKTC’nin genelinin görüşlerini temsil ettiğini hatırlamaya, toplumu gerecek açıklamalardan uzak durmaya, TC ile ilişkilerimizin hassasiyetine özen göstermeye ve toplumun birlik ve beraberliğini tesis edecek bir liderlik anlayışına bürünmeye davet ederim.

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı