Şaka yaptık, şaka yaptık!

Geçen hafta ülkenin politik arenasındaki ilginç mi desem, komik mi desen, sorumsuzluk mu desem bilemediğim bir Maraş faciası yaşandı.

İlk gençlik yıllarımda Baf Ülkü Yurdu’nun hem aktif sporcusu, hem de ateşli bir taraftarıydım.

Genç takımdaki arkadaşlarla elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışır, sonra da A takımın maçı için tribüne çıkardık.

Omorfo’nun Baf meraklısı diğer gençleriyle birlikte kalabalık bir grup oluşturup, galibiyet aldık-almadık pek de umursamadan tezahürata başlardık.

Bu konuda Kıbrıs çapında da haklı bir üne sahiptik.

Baf nere biz ora…

Daha şampiyonluk yıllarımız başlamamıştı ama biz ardı ardına gelecek şampiyonlukları yıllar öncesinden kutluyorduk.

Tezahüratlarımızda müthiş yaratıcılık vardı.

***

Geçen hafta ülkenin politik arenasındaki ilginç mi desem, komik mi desen, sorumsuzluk mu desem bilemediğim bir Maraş faciası yaşandı.

Koalisyon ortaklarından Kudret Özersay, “ya ya ya şa şa şa Maraş’ı açıyoruz çok yaşa” tezahüratını kendi kendine yaparak masaya bir kez daha Maraş yemeğini sürdü.

Tartışmalar birbirini kovaladı.

Hatta Başbakanımız yarı şaka yarı ciddi “Maraş yeni Las Vegas olacak” bile dedi.

Ülkenin “ret cephesi” olarak da bilinen KKTC’cileri mutluluk ve huşu içinde hayalet kentin devşirilecek sokaklarına isim bulmaya caba harcarken, onlar kadar kalabalık başka bir kesim de Maraş’ın niçin açılamayacağını anlatmaya başladı.

***

Bir de baktık ki araya yemek tartışması da girmiş.

Yemek Maraş’tan önceymiş ama Maraş’la birlikte servis edildi.

“Federal Kıbrıs tezi çöktü” diyen Dışişleri Bakanımız, barışın önüne göbeğini koyan Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı pardon pardon, Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri ile Maronitlerin liderinin evinde “sosyal yemek” yedi.

Çıkan tartışmalar içinde yenilen yemeğin adı mı sosyaldı, buluşmanın kendisi mi anlayamadım.

***

Haftanın son iş gününde Cumhurbaşkanı basın toplantısı düzenledi.

Kıbrıslıların deyimiyle esti, yağdı, gürledi.

Uzun uzun konuştu.

Biz gazeteciler bu konuşmanın satır aralarında neler olduğunu keşfetmeye çaba harcarken, Cumhurbaşkanının hedefindeki Dışişleri Bakanımız yeniden konuştu.

Şöyle bir ifade kullandı: Maraş’ı açma kararı almadık.

Nasıl yani?

“Envanter çalışması yapacağız falan filan…” dedi.

Efendim, Maraş’ta bir envanter çalışması başlatılacak mış, olay bunan ibaret miş, kafalar bundan karışmış mış.

Eksik olmasın, Dışişleri Bakanımız kafa karışıklığımızı giderdi de toplum olarak bunalıma girmekten kurtulduk.

Zaten biz Kıbrıslılar yok muyuz biz! Her şeyi yanlış anlar, yanlış sonuçlara varırız.

Gene insaflı davranmış, kafa karışıklığı demiş, şaka yaptık da diyebilirdi.

***

Biz Baf’a dönelim…

Bizimkiler sahada tehlikeli bir noktadan duran top kullanacağı zaman, gençler korosu olarak “Baf gol gol gol, Ülkü Yurdu gol gol gol” diye tezahürata başlar, gol girerse havalara uçardık.

Gol girmezse?

Gol girmezse yine susmazdık, bu kez tezahüratımız alaycı bir ses tonuna dönüşür, şöyle olurdu:

Şaka yaptık, şaka yaptık,

şaka yaptık, şaka yaptık,

Şıkdagadag dag şıgdagadag* baraka baraka.

(*Şıkıdım şıkıdımın Kıbrıslıcası)

Diğer Haberler

Başa dön tuşu