Saflar belli oluyor

Akıncı bu açıklama ile doğru yaptı seçime altı ay kala ondan da bu beklenirdi. Onu eleştirenler de onu destekleyenlerin de ortak yanı 2020 Cumhurbaşkanlığı seçimleri.

14 Ekim 2019 - 11:00

“1974’e ne kadar da “Barış Harekatı” desek de o bir savaştı. Şimdi de “Barış Pınarı” desek de akan su değil kandır.

Türk-Kürt-Arap, hiçbir çocuğun burnunun kanamasını kabul edemem. Bir an önce diyalog ve diplomasinin devreye girmesi en büyük arzumdur.
Cumhurbaşkanı M. Akıncı”

****

“Bu açıklamayı okuduğunuzda ne anlarsınız? Bu açıklamada kötü olan nedir? Sizce bu açıklama sonucunda toplumu ikiye bölen nedir?”

Hepimiz de biliyoruz ki Nisan 2020’de Cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı bu açıklamayı yaparken çok düşündü.

Türkiye Suriye topraklarında savaşa girerken Akıncı’da KKTC Cumhurbaşkanı olarak açıklama yapması gerekiyordu.

Birinci gün değil, iki gün değil, üç değil savaşın dördüncü gününde açıklama yapma gereği duydu.

Aslında işin kolayı hiç açıklama yapmamaktır. Ama toplum olarak çok hassas bir dönemden geçiyoruz zannederiz ki seçimlerle bir şeyleri değiştireceğiz.

Toplum olarak seçimlere endekslendik, açıklamayı yapan Cumhurbaşkanı Akıncı’da açıklamayı okuyanlar da resmen seçimlere yönelik saflarını aldılar.

Akıncı sol partilerin adayı ve lideri ise ondan elbette böyle bir açıklama beklememiz gerekiyordu.

“Allah Türk askerinin yar ve yardımcısı olsun”  demesini mi bekliyorduk.

Sosyal medyada hepsini gördük sağcıyım diyen Akıncı’nın açıklamasını doğru bulsa bile yanlış olduğunu ifade etmek zorunluluğu yaşıyor.

Solcusu Akıncı’ya destek çıkacak hatta onu yüceltecek eğer ona geçmişte oy veren birisi ise Akıncı’yı göklere çıkartacak.

Son 48 saatte Akıncı’nın açıklama yapmasının ardından ilgili çevreler eteklerindeki taşları dökme fırsatı yakaladılar.

Tam bir seçim havasına girildi sağ çevreler birleşelim ortak aday çıkartalım diyerek UBP, HP, DP ve YDP’ye çağrı yaptılar.

Sol kesimde ise Akıncı’nın bu açıklamasını fırsat bildiler ve Akıncı’yı solun lideri olarak lanse etmeye başladılar.

CTP’de Tufan Erhürman’a karşı olanlar da Akıncı’nın açıklamasına sığındılar. Parti genel başkanlarını sessiz kalmakla suçladılar.

Eğer Akıncı bu açıklamayı iki yıl önce yapmış olsaydı Akıncı’ya karşı tepki ve sevgi bu şekilde olur muydu?

Kesinlikle hayır.

Akıncı da insan olduğuna göre Cumhurbaşkanlığı makamında olmayı sürdürmek istediği için zamana göre hareket etme durumundadır.

Akıncı bu açıklama ile doğru yaptı seçime altı ay kala ondan da bu beklenirdi. Onu eleştirenler de onu destekleyenlerin de ortak yanı 2020 Cumhurbaşkanlığı seçimleri.

UBP parti meclisi Akıncı’nın bu açıklaması üzerine bugün saat 17.00’de parti meclisini toplayacak ve Akıncı UBP tarafından kınanacak.

Bütün mesele Akıncı’nın açıklaması ile siyaset yapmak olacak. Sağ partileri toparlayıp ortak bir aday çıkarabilirler mi yoksa birkaç gün sonra bu da mı unutulur?

Tabii Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yapmış olduğu açıklama da 22 Ocak’ta Afrika gazetesine yapılan saldırıları hatırlattı bana  “soydaşlarımız ona gerekli cevabı verecektir” dedi. Acaba burada ne demek istiyor?

Akıncı’nın -Barış Yanlısı- açıklamasına karşın “Haddini bilsin. Oturduğu makam kendi gücü ile elde edilmiş bir makam değil.

Türkiye Cumhuriyeti’nin mücadelesi ile kazanılmıştır. Soydaşlarımız ona gerekli cevabı verecektir.”

Diplomatik dilden uzak, saldırgan ve provakatif bir dil kullanılmış.

Bunu da yazmadan geçemeyeceğim.

Gelin isterseniz son 48 saat içerisinde sosyal medyada Akıncının açıklaması üzerine yapılan eleştirilere hep birlikte bir göz atalım.

Neredeyse bütün açıklamaların altında yatan siyasi mesajlar tamamı ile 2020 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yöneliktir.

İşte sosyal medyada yapılan açıklamalar ve içerdiği mesajlar

Ersin Tatar, Kudret Özersay, Serdar Denktas, Erhan Arıklı
Değerli başkanlar, Siyasi beklentilerinizi bir yana bırakarak, Kıbrıs Türk halkının, Türk Milletinin milli beklentileri ve geleceği için sağda tek adayla Cumhurbaşkanlığı seçimine gitmeniz gerekmektedir. Ne yapar, nasıl yaparsınız bilemem ama bunu yapmalısınız. Halk sizden milli bir duruş beklemektedir. Tarih bunu da yazacaktır…

Türkiye ile Kuzey Kıbrıs arasında, kopmaz bir bağ vardır.

Bu süreçte; karşılıklı olarak, gerginlikler, hoşumuza gitmeyen açıklamalar olabilir.

Bir birimizi kırmadan, bu süreci atlatmalıyız.

İki ülke arasında yaşanan “gerilimi” “kullanmak isteyenlere” müsaade etmemeliyiz.

Başka Türkiye başka Kuzey Kıbrıs yok.

Politika ne şiş yansın ne kebap ise, yalakalık ise, yalancılık ise ben politikayı sevmiyorum ve politikayla ilgilenmek de istemiyorum.
Politika kaybetmeyi ahlaksız bir kazanca tercih etmekse, sonucunda ölüm dahi olsa veya kaybetmek pahasına doğru ve adil bildiğin yolda kimseye yalakalık yapmadan ve popülist söylemde bulunmaksızın dürüstçe ve cesurca mücadele etmek ise ben politikayı çok sevip politikayla ilgileneceğim…
Acaba bu ülkede politika hangisi?
Dürüstlük mü? Yalancılık mı?

Sn. Akıncı’nın Barış Pınarı harekâtıyla ilgili yaptığı açıklama gündeme bomba gibi düştü!
Birçok vatansever bu açıklamaya çok büyük tepki gösterdi. Sanki da Sn. Akıncı’nın Türkiye’mizle ilgili düşüncelerini bilmiyorlarmış gibi!
Ben kendi adıma Sn. Akıncı’nın gerçek duygularını takiyye yapmadan samimi bir şekilde ortaya koyduğu için kendisini tebrik ediyorum! Böyle yapmakla kendisine oy verecek Türkiye aleyhtarı seçmen kitlesine de göz kırpmış oldu!
Bir başka değişle” Malumun ilanı” da diyebiliriz…

Bence yakın geleceği, Akıncı’nın söylediklerinden ziyade Erhürman ve Talat’ın söyledikleri belirleyecek. CTP’lilerin bir kısmını olan bitene öfkeli, bir kısmı ise ‘bu güne kadar bildiklerini unut ve sus’ telkini almış gibi mutsuz bir sessizlik içinde görüyorum.

Örneğin Sayın Akıncı istifa edip erken bir Cumhurbaşkanlığı seçimi ile Türkiye yetkililerine gerekli dersi vermek için güven tazeleme yoluna gider mi? Örtülü ödenek olmasa ve saraya doldurduğu yandaşları düşünmese bence yapardı!!!! (Hadi Sayın Akıncı bu hodri meydan sana yakışır

Kendi doğup büyüdüğü ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanına hakaret edenlere katılıp, alkış tutanlara, üstelik başka bir
Devletin yetkililerine yalakalık olsun diye bunu yapıp, aslında şahsi veya zümresel çıkar sağlamaya çalışanlara ne denir?

Twittera baktım da linç yemişiz KKTC halkı… Cumhurbaşkanımız nezdinde… Birkaç hashtag açmışlar… Hele o densiz trollerin tepkileri… İstifa et… Yok görevden alalım… yok hain… Ersan hoca da ihanet cezasız kalmaz demiş… Aykırı hiçbir düşünceye tahammülü olmayan adamlardan savaşın dehşetini yaşamış bir halkın CB’nın insan özlü bakış açısını anlamasını bekleyemeyiz elbette!!Ama yavaş!!Burada seçilmiş bir Cumhurbaşkanı vardır.. Vee bu topraklarda sadece Türk askerinin kanı dökülmedi!! Bu halk burada Türkiye gelene kadar kendi imkanlarıyla yaşsız bir mücadele verdi.. Asker gelince de beraber savaşıldı!! KKTC de facto olarak da olsa bir devlettir.. Buradaki CB nimiz da fikirlerini söylemiştir… Beğenip beğenmemeniz için değil kendi düşünceleri… hissettikleri olduğu için

#Türkiyeyi yıllardır kana bulayan, küçücük masum çocukları, insanları, gözünü kırpmadan, hunharca katleden kalleş teröristlere karşı TC’nin başlattığı harekata “Barış pınarı akan su değil, kandır” diyor #kktc CB’nı Sn. Akıncı Oysa Türkler 1963’te adada barış isterken kana bulanmıştı

Sayın Cumhurbaşkanının dibimizdeki bir harekat için değil ama kendi tabiriyle “çok bilmişlere” yanıt vermek için kaleme sarılması, “ne düşündüğümü açıklamak kaçınılmaz oldu” demesi problemin özüdür. Zaten bir Cumhurbaşkanı olarak kaçınılmaz olanı yapmadığınız için insanlar politik çıkarımlar yapıyor Sayın Başkan. Politik görevi de amacı da olan sizsiniz; sessizliğin dilini kullanarak görevini / amacını ifade etmeye çalışan Cumhurbaşkanını anlama / anlamlandırma gayretinde olanlar değil.

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı