Rauf Denktaş’a ceza yazan polis anlattı

Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’a ceza yazan emekli polis Ali Zeybekoğlu, “Yüzüne bakmadım. Denktaş Bey yanına çağırıp tebrik etti. Bir maaş da ikramiye verdi” dedi.

17 Nisan 2019 - 08:31

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’a ceza yazan emekli polis Ali Zeybekoğlu, “Tek yönün tersinde hareket eden bir araba vardı, durdurdum. Yüzüne bakmadım. Ehliyet ve ruhsatını istedim. Göz göze geldiğimde karşımda duran ülkenin cumhurbaşkanıydı… Ehliyeti yanında yoktu. Baba ismini sordum. Ana ismini sorduğumda bana dönüp ‘anamdan ne isten’ dedi. Sonra bana çok baskılar oldu. Ama Denktaş Bey yanına çağırıp tebrik etti. Bir maaş ikramiye verdi” dedi.

2 gün önce yaşanan YDP Milletvekili Bertan Zaroğlu’nun kiralık arabasına el konulması olayından sonra Serdar Denktaş’ın, Rauf Denktaş’a yazılan cezayı hatırlatması sonrası, Emekli Polis Ali Zeybekoğlu, BRT’den Aziz Karaaziz’e konuştu.

“Görevimi yapmak zorundaydım”

Zeybekoğlu o günü şöyle anlattı:

“1972 yılıydı, sıcak bir yaz günü Uluslararası Havalimanı’ndan Türkan Şoray ve Ediz Hun geldi. Çok güzel bir kalabalık onları karşıladı. Ben onların korumalığını yaptım. O günün gecesi Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı misafirlere resepsiyon vermek için Saray Otel’de toplantı yaptı. Herkes oradaydı ve ben de Saray Otel’in yanındaydım. Tek yönün tersinde hareket eden bir araba vardı ve bende durdurdum. Yüzüne pek bakmadım. Ehliyet ve ruhsatını istedim. Göz göze geldiğimde karşımda duran ülkenin cumhurbaşkanıydı. Görevimi yapmasam olmazdı çünkü benim için ileri işleme gidip gidilmemesi hiç önemli değil. Benim görevim buydu ve yapmak zorundaydım, biz böyle yemin ettik polise yazılırken. ‘Ehliyetinin yanında olmadığını’ söyleyince, ben de ‘O zaman Atatürk Meydan Karakolu’na bırakırsınız’ dedim. Baba ismini sordum ve anne ismini soracağımda heyecanlandım mı tam hatırlamıyorum ama ‘ananın adı ne’ dedim ve bana dönüp ‘anamdan ne isten’ dedi. Üzüldüğümü görünce güldü ve bana moral verdi. O gülücük ‘devam et de görevini yap’ demektir. Biz Kıbrıslılar ‘ana’ sözcüğünü hep kullanırız. Orada 300-400 kişi birikti ve etrafımızı sardılar. ‘Ali şimdi ne yapacak’ diye düşündüler ve Denktaş Bey bana çok yardımcı oldu. O zamanki polisler bana psikolojik baskı yapıp ‘sen kimsin de Denktaş’ı yazıyorsun’ diyerek üstüme geldiler. Her gün her gün beni yanlarına çağırdılar ve kızıp bağırmaya başladılar. Huzurum kaçtı ve sürgün edilme tehlikesi yaşadım. ‘Sen kimsin de cumhurbaşkanını yazdın’ gibi şeylerden sonra Denktaş Bey’ de şoförünü yollamıştı ve şoförü, ‘gel de Denktaş Bey ister seni’ deyince ‘Eyvah hapı yuttuk şimdi verecekler pasaportu elimize’ dedim. Benim cumhurbaşkanım bana efendilik yaparak diğerlerinin aksine, gittiğimde öptü beni ve işte ben polisi böyle isterim sana fazladan bir maaş veriyorum dedi ve teşekkür ederek aldım maaşı. Benim için genel müdürlüğe güzel şeyler yazdılar ve eve gelince hanımıma söyledim, sevinçten adeta uçtuk ve işte benim cumhurbaşkanım budur’ dedim.”

“Herkes Denktaş olamaz…”

Zeybekoğlu, Bertan Zaroğlu olayını da değerlendirdi ve “Herkes bir Denktaş olamaz. Polislerimiz çok çok iyi demiyorum ama onlar görev yaparken, saygılı olmalıyız. Onlar vatandaşlarımızın hizmetçileridir, onlar olmasa yaşayamayız.  İyi davranalım polislere iyi davranıp alkışlayalım, yanlış yapanları deşifre edelim” dedi.

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı