Panik!

Bugünkü yazımda Tuncer Şengöz'ün “Çılgınlık ve Çöküş” isimli kitabının 5. ve 6. Sayfalarından iktibas ederek bu olayı paylaşmak istedim sizlerle

82 yıl önce çok ilginç bir olay yaşandı ABD’de.

Bugünkü yazımda Tuncer Şengöz’ün “Çılgınlık ve Çöküş” isimli kitabının 5. ve 6. Sayfalarından iktibas ederek bu olayı paylaşmak istedim sizlerle.

31 ekim 1938 günü akşam saat 8:15 civarında, CBS Radio’da, yayın akışında önce hava raporunun sunulacağı, ardından da dans müziği yayınlanacağı anons edilir.

Malum, o dönemlerde ne televizyon, ne bilgisayar ve internet olmadığından, insanlar yoğun olarak ve sıklıkla radyo dinliyorlardı.

Uzatmayalım, hava raporu sunulup dans müziği yayınlanmaya başladıktan bir kaç dakika sonra, yayın bir “Flaş Haber” nedeniyle durudurulur ve sunucu Orson Welles, H.G.Wells’in “Dünyalar Arasında Savaş” adlı romanından alınan bir parçayı, romandan okuduğunu belirtmeden, sanki gerçek bir olaymış gibi yaklaşık 1 saat süren yayında okur.

Radyolarını dinlemekte olanlar, Orsen Welles’in romandan okuduğu metinde, bir gözlemevinde çalışmakta olan bir profesörün, Mars gezegeninde bir dizi patlamalar gözlemlediğini açıklayan bir haberin duyurusunu işitirler.

Bu duyuruyu, Princeton yakınlarına düşen ve 1500 kişinin ölümüne neden olan meteoru haber veren bir bülten izler…

Bültende, önceleri meteor zannedilen gökcisminin, Mars’tan gelen “uzaylı acaip yaratıkların”, metalden yapılmış, silindir biçimli uzay gemileri olduğu ve uzay gemisinden çıkan o acaip yaratık görünümlü Marslıların, “ölüm ışınları” ile dünyalı insanları vurduğu haber veriliyordu…

Orson Welles’in sesinden dinledikleri bu radyo tiyatrosunu gerçek sanan Amerikalıların önemli bir kısmı, yayından hemen sonra bunun bir roman olduğu söylense de panik yaşamaya devam etmiş ve bunun bir romanın aktarımı olduğuna inanmamışlar.

Duruma el koyan polisin gerçeği açıklaması ve duyurmasıyla panik bir miktar yatışsa da, paniğe kapılanların uydurduğu bir takım söylentilerle telaş artarak devam eder.

New Jersey bombalanmışmış…!

Marslılarla savaşmak için gönüllü ordular kurulmuşmuş…!

ve benzeri …mışmışlar…

Bahsi geçen olayın yaşandığı dönemde televizyon ve internet olmadığı için, haber alma sisteminin günümüzdeki kadar aktif olmadığından, birçok insan, dinlemiş oldukları radyo yayınının basit bir tiyatrodan ibaret olduğunu günler sonra öğrenirler…

NE OLURDU?

Bu her spekülatif olayda da böyledir aslında.

“Mış”lar ve “Muş”lar, herhangi bir işin aslını öğremeye çalışan insanların kafalarını daha da karıştırmaya yetiyor.

Yaşanmış gibi, olmuş gibi yayılan söylemler ve spekülasyonlarla panik bir kere başlamışsa, dalga dalga yayılmaya da devam eder…

Şöyle bir  düşünün;

Sayın Akıncı ile Anastasiyadis’in federal çözüm müzakereleri için bir araya geldikleri bir gün, mesela BRT, “iki bölgeli ve iki toplumlu bir federal yapı için uzlaşma ve uygun ortam sağlandı” diye bir yayın yapmış olsa!

Ne olurdu?

Kimler panik yaşarlardı?

Ne yaparlardı acaba?

Gönüllü “ordular” mı kurulurdu?

Karalamalara mı başlanırdı?

Vatan hainliği ya da “Rumculuk” yaftaları mı yapıştırılırdı?

“Satıldık” mı denirdi?

Panik nerelere savururdu acaba bir kısım insanı?

Crans Montana’yı hatırlayalım!

15 maddelik kriterler kâğıdını…

Toprak konusunu…

Haritaları.

BM Genel Sekreteri Guterres’in ikinci kez beşli masaya gelişini ve o uzun geceyi.

Ve Guterres Çerçevesini…

Amaaniiin nasıl da yaşanmıştı o “Bizans Entrikaları”…

Ve hala daha da sürmüyor mu?!

Diğer Haberler

Başa dön tuşu