Özersay şimşekleri üzerine çekmeye devam ediyor

Bütün mesele paylaşım kavgası! Özersay üç partinin yandaşlarını zora sokmuştur hükümeti terk etmesiyle!

Öyle anlaşılıyor ki; hükümetin Başbakanı Ersin Tatar ama eleştirilen kişi hep Özersay olacaktır!

Dörtlü koalisyon hükümetinden ayrıldığı günden beridir neredeyse herkesin dilinde Kudret Özersay vardır.

Vay sen misin bırakıp giden? Adeta muhalefet edenler tarafından sürekli olarak eleştiriliyor…

Oysa; Halkın Partisi’nin ne bir geçmişi var, ne de kirli işleri! Gelen vuruyor, giden vuruyor. Peki ama niye? İşte mesele orada?

Bir hazımsızlık var, özellikle dörtlü koalisyon hükümetinden nemalanan bir kesim vardı…

Genelde onların çığırtkanlığı, öyle kimse bana martaval okumasın. Çok başarılı bir hükümet vardı da Özersay sebep oldu diye!

Bütün mesele paylaşım kavgası! Özersay üç partinin yandaşlarını zora sokmuştur hükümeti terk etmesiyle!

Onu eleştirenler sadece UBP ile hükümet kurdu diye eleştirebiliyorlar. UBP ile hükümet kurmayan mı kaldı?

Bana göre Özersay ilk yapması gerekeni 15 ay sonra yaptı. Şimdi de onun acısını çekiyor…

Bence pek de önemli değildir bu yaşadıkları, çünkü yukarıda da belirttiğim gibi dörtlü koalisyon hükümeti döneminde kazanç sağlayan bazı çevrelerin ekmeğinden ettiği için şimşekleri üzerine çekiyordur.

Yoksa kimsenin UBP ile hükümet kurdu diye Özersay’ı suçlayacak yüzü yoktur!

HÜKÜMETİN BİR ZAM ALACAĞI VAR

Son aylarda Kıbrıs Türk toplumu zam yapılmadan en uzun süreyi yaşadı. Eğer hükümet bozulmasaydı kim bilir belki de dövizin artışı nedeni ile peş peşe zamlar gelecekti.

En kötü ihtimalle dörtlü koalisyon hükümetinden kalma bir akaryakıt zammı kaçınılmazdı. Ama dönemin Maliye Bakanı Serdar Denktaş Maliye Bakanlığı görevinden istifa edince akaryakıt zammı da yapılamadı. UBP-HP hükümeti ilk bakanlar kurulu toplantısında akaryakıta zam yaparak başlayacaktır. Hem de 50 kuruş civarında bir zam. Yani aklınızda bulunsun, Cumartesi günü hükümet güvenoyu alırsa aynı gün veya bayramdan önce bakanlar kurulunu toplayıp akaryakıta zam kararı alacaktır. UBP-HP Hükümeti akaryakıt zammını kucağında buldu dersek daha doğru olur.

Banka yönetim kurulu üyeliklerine rağbet var

Dörtlü koalisyon hükümeti döneminde devlet banka yönetim kurullarında görev yapacak üyelere yeni uygulama ile iki asgari ücret maaş hakkı tanınmıştı.  Geçmişte para almayan banka yönetim kurulu üyeleri 5 bin küsur maaş ile adeta ödüllendirildiler. Bunu duyan ve bilen UBP’liler banka yönetim kurullarına girmek için sıraya girdiler.

Gelen bilgilere göre; Kıbrıs Vakıflar Bankası için 35 kişi, Kooperatif Merkez Bankası için de 50’ye yakın kişi yönetim kurullarına girebilmek için can atıyor. Tabi bu yeni tüzüğe göre; bu göreve atanacak olan kişilerin banka uzmanı olması da şart. Hadi bakalım yönetim kurullarına atanacak bankacılar kimler olacak?

Taçoy, Tatar’ı Kandırabilir mi?

UBP’de geçtiğimiz günlerde baş gösteren genel sekreterlik krizi önceki gün Başbakan Ersin Tatar’ın açıklaması ile son bulmuştu. Tatar, genel sekreter ve Ekonomi ve enerji Bakanı Hasan Taçoy ile görüştüğünü, görüşme sonrasında da Taçoy’un genel sekreterliği bırakacağını söylemişti kendisine.

Dün UBP çevrelerinde Taçoy’un genel sekreterliği bırakacağı yönünde yapmış olduğu açıklamayı inandırıcı bulmadıklarını söylediler. UBP’liler Taçoy’un Haziran ayı sonuna kadar kendi bakanlığında atamaları gerçekleştirip bakanlıktan istifa edeceğini düşünüyorlar. “Bırakma niyetinde olan görevi hemen bırakır” yorumunu yaptılar. Yani sizin anlayacağınız; UBP’liler Hasan Taçoy’un Başbakan Ersin Tatar’ı kandırdığını düşünüyorlar. Diyecek bir şey yok, bekleyip hep birlikte göreceğiz!

Özgürgün’ün hükümet reddi ne olacak?

Dün öğle saatlerinde UBP Lefkoşa Milletvekili Hüseyin Özgürgün’ün sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Açıklamasında UBP-HP Hükümeti’nin güvenoylamasına katılmayacağını duyurdu.

Bu açıklama bir anda bomba etkisi yaratmıştır. Özgürgün açıklamasında; “hiçbir görev talebim ve beklentim olmadan elimden geldiğince partime ve ülkeme fayda sağlamayı hayatım boyunca sürdürecek olmakla beraber güven oylamasına katılmamayı karar verdiğimi belirtmek istiyorum… Partim beni her göreve getirmiş, her görevde partime ve ülkeme altı dönem 21 yıl aralıksız elimden geldiğince hizmet etmişimdir. Üç günlük bir siyasinin kalkıp bana dil uzatması çok komik ve kısa sürede tükenmişliğin sonucudur. Bu nedenle vicdanım Kudret Özersay’a güvenoyunu reddediyor… Varlığımda Başbakan olarak partimi iktidara taşırken, yokluğumda da Ersin Bey’i ve partimi iktidara taşımışsam benden mutlusu yok. Kudret Bey’e hatırlatırım ki, Derviş Bey’den sonra en uzun süre Genel Başkanlık ve Başbakanlık yapmış Hüseyin Özgürgün UBP ve UBP’lilerin tam da kalbindedir.”

Tabi burada Özgürgün’ün bu açıklamasında da okuduğumuz gibi ciddi anlamda HP Genel Başkanı Kudret Özersay’dan rahatsızlık duyduğunu anlıyoruz. Özersay UBP ile hükümet kurdu diye kendini aklamak için sürekli olarak UBP Lefkoşa Milletvekili Hüseyin Özgürgün’ün adını kullanıyor. Özgürgün de haklı olarak böyle bir açıklama yapma gereği duydu. Özgürgün isteseydi böyle bir açıklama yapmazdı, güven oylamasında da gidip ret oyu verebilirdi. Ama belli ki Özersay’ın açıklamalarından dolayı ciddi şekilde rencide olmuştur. Peki, ama şimdi ne olacak?

Özgürgün kendi partisinin güven oylamasına katılmayacak. Burada bir disiplin suçu işlenmiyor mu? Kaldı ki eğer 15 aylık bir sürede Özgürgün ile ilgili ortaya atılan iddiaların asılsız olduğu ortaya çıktıysa Özersay’ın bu konuyu ne kadar daha sürdüreceğini merak ediyorum? Eğer Özgürgün’e herhangi bir dava okunmamışsa ve dokunulmazlığı da kaldırılmadıysa Özersay neden bu konuyu sürdürmeye devam ediyor? Burada üzerinde durmamız gereken iki önemli soru var. 1.si Özgürgün güven oylamasına gitmeyeceği için disiplin kuruluna verilecek mi? 2.si de Özersay Özgürgün’ü eleştirirken nereye dayanarak bu eleştirileri yapıyor? Bizim bilmediğimiz bir şey mi var? Kamuoyundan gizlenen bir durum mu var? Eğer yoksa Özgürgün bu çıkışı yapmakta haklı!

Canaltay neden savunma yapma gereği duydu?

UBP Mağusa Milletvekili Resmiye Canaltay dün durup dururken ansızın bir savunma yazısı yazdı. Daha milletvekili olalı kaç ay? Kaldı ki, milletvekilliğinin daha ilk dönemi! Bakanlık görevi almadı diye açıklama yapmasına gerek var mıydı?

Bizde biliyoruz ki UBP ve UBP’liler kendi ailesi gibi! Ama savunma yapmaya gerek var mıydı? Elbette gücenmeye veya darılmaya hakkı yok! Turizm Bakanı olmadı diye açıklamamı yapması gerekiyordu? Bence UBP’yi ve UBP’lileri ailesi gibi görmeye devam etsin, bakan olmadı diye de gücenmediğini darılmadığını açıklama yaparak kamuoyuna anlatmasın. Daha yolun başındadır buna gerek yok. Ama hazır açıklama yapmışken kendi aleyhinde kamuoyunda söylenenlere de keşke bir açıklık getirseydi? Türkiye onu istemiyor söylentilerine acaba ne diyecek? Esas merak konusu bu!

Akıncı tam gaz

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı son zamanlarda sosyal medyada öyle çok görünmeye başladı ki, artık aday olduğunu açıklamasına gerek kalmadı.  Akıncı yapmış olduğu paylaşımlarda mutlaka eşi Meral hanımı da görüntülere koymaya özen gösteriyor. Dört sene öncesine kadar sadece kabul fotoğrafları ile haber sitelerine konu olan Akıncı, şimdilerde imkânlar yaratıp sosyal medyaya fotoğraf serisi yapıyor. Özellikle çocuklu olan fotoğraflara daha çok önem veriyor. 1 Haziran Dünya Çocuk Günü geliyor. Bakalım çocuklarla nasıl paylaşımlar yapacak çok merak ediyorum? Akıncı dün sahil temizliğine katıldı ve oradan da bol bol fotoğraf paylaşımında bulundu.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı