Olmayan tesiste, doğmayan şampiyon yaratma!

Okul aile birliğinin desteğine, ailelerin katkılarına ve sponsor bulmak için kapı kapı dolaşılmasına gerek kalmadan şampiyon olan okulların Türkiye'de harcırahlarının yeterli olmasını temenni ederim!

Ülke sporundaki en önemli lokomotif görevini kuşkusuz “Okul Sporları” yapıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı öğrenim kurumlarında binlerce öğrenci potansiyeli ve bu bağlamda yapılan organizasyonlarla yetenekler gün ışığına çıkıyor.

Müsabakalarda yaşanan rekabet, kıt kanaat imkânlara rağmen hala ülkenin en büyük sporcu potansiyeli hala okullar.

Ancak en başta tesis yetersizliği, malzeme ve ilginin noksanlığı, yaşanan birçok olumsuzluk ve değişen şartlara ayak uydurulamaması sonucu her geçen yıl okul sporlarına katılım ve kalite azalıyor.

Hâlbuki uzun yıllar sistemli ve özverili çalışmaların sonucu ülke odak merkezi okul sporlarıydı.

Sadece yurt içinde kırılan rekorlar, hafızalardan çıkmayan müsabakalar değil Türkiye’de alınan şampiyonluklar ve üst düzey performanslar hep gurur kaynağı oldu.

Sporun yegâne dış açılımı olan Türkiye’ye gitme ve burada yarışma öğretmen ve öğrencinin hala daha en büyük motivasyonu kaynağı.

***

BRT ekranlarında Tonguç Kotak’ın sunduğu programda çiçeği burnunda yeni müdürümüz Cengiz Uzun yaşanan tükenmişliğe paralel olarak toplam 52 bin öğrencinin bulunduğu okullarda lisans sayısının sadece 5 bin, yani yüzde onluk rakam olduğunu açıkladı. Bardağın boş kısmında yüzde doksanlık bir bölüm olduğu gayet net.

Ne kadar acı ki öğrencilerin büyük bölümünü sportif aktivitelere dâhil edemiyoruz.

Hâlbuki son yıllarda başta futbol olmak üzere birçok branşta altyapı akademileri ve kurslara binlerce çocuk katılıyor.

Tesis ve imkânları ile olması gerektiği gibi merkez artık kulüpler.

Özellikle beş ile on yaş aralığındaki minikler için bu aktiviteler cazibe merkezi haline gelmiş durumda. Fakat buralardan çıkan, faaliyet gösteren birçok öğrenci ayni enerjiyi okulu için harcamıyor, etkinliklerde yer almamak için resmen kendini saklıyor.

Pek tabii ki bunun arkasında ilkokulda başta kolej sınavı gibi bir cendere, ortaokulda yönlendirme sınavı gibi bir yol ayırımı, lisede ise üniversite yerleşme sınavı gibi hayat-memat meselesi var.

Önceleri çocuklarını futboldan cimnastiğe, yüzmeden baleye, basketboldan tenise servis şöförü gibi taşıyan veliler ardından sınav ve gelecek kaygısı nedeniyle direksiyonu etüd, özel ders ve dersanelere çeviriyor.

Eğitim sistemindeki yap-bozlar çocukların spor yapma alışkanlığını ve sağlıklı gelişimi önünde en büyük engel.

Kronik bir hastalığa dönen mevcut yapı uzun süre tedavi edilmeyecek boyutta.

***

Hafta başı Okul Sporların’da kura çekimi ile yeni umutlarla öğrenim yılının sportif tarafına ilk adım atıldı.

Dikkat çekici ilk olay. Orta ve liselerde başta voleybol ve hentbol olmak üzere salon sporlarına olan katılımın azlığı. Bu branşlardaki takım sayısı; bir elin parmakları kadar bile değil.

Beden Eğitimi ve Sporun eğitimde hep ikinci plana atılması nedeniyle okullardaki tesis konusu kanayan yara kendini açıkca gösteriyor.

Birçok okulda kapalı spor salonu başta olmak üzere ders bile yapacak sağlıklı ortam yok.

Toplantıdaki diğer dikkat çekici konu ise futsal branşına olan yoğun katılım. Futbolun salonda oynanan versiyonuna sadece erkeklerde değil bayanlardan bile müthiş ilgi var.

Katılım yüksek olunca iki kez toplanılmasına karşın  kura çekilemedi.

En büyük sebep ise yoğun ilgi karşısında müsabakaların oynanacağı salon sayısının azlığı.

Ülke ve okul sporu için tam bir traji komik durum.

İlgi var, tesis yok!

Geçmiş yıllarda da yaşanan tecrübede okullar maç yapmak için kilometrelerce yol kesiyordu. Hele geçen yıl Atatürk Spor Salonu bakıma alınması ise, işi tam arap saçına döndürmüştü.

Futsala olan katılım ve ilginin çokluğu sevindirici ancak diğer spor branşlar üzerinde yarattığı etki ise kaygı verici.

Kolay oynanması ve daha az öğrenciye ihtiyaç duyulması hem maddi hem de zaman anlamında tasaruf yarattığı için revaçta…

Takkeyi öne koyup mevcut koşullarda

ülke gençliğine ve ihtiyaçlarına ne kadar katkı verdiğimiz sorgulanmalı.

Ya da yapmış olmak için yaparmış gibi görünüp günü geçirelim.

***

Tüm öğrenci ve öğretmenlere sağlıklı ve centilmence bir okul sporları yılı dilerim.

Okul aile birliğinin desteğine, ailelerin katkılarına ve sponsor bulmak için kapı kapı dolaşılmasına gerek kalmadan şampiyon olan okulların Türkiye’de harcırahlarının yeterli olmasını  temenni ederim!

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı