Okullar öğretmen kriziyle açılacak!

Öğretmen atamalarının okulların açılmasından çok sonra yapılacak olması yeni bir krize neden olacak.  

7 Eylül 2019 - 09:30

Yeni eğitim öğretim yılının açılmasına sayılı günler kalmışken, gözler de okulların durumuna çevrildi. Geçmiş eğitim öğretim dönemini sorunlarla kapatan KKTC eğitim sisteminde bu yıl da benzer sorunların yaşanacağı endişeleri uzmanlarca da dillendiriliyor.

İlgili çevrelerin eksikliklerle ilgili tepkileri de bir yandan artarken, ülke okullarının yeni eğitim ve öğretim yılına ne kadar hazır olduğu tartışma konusu olmaya devam ediyor.

 “2019-2020 eğitim öğretim yılına ne kadar hazırız?” sorusunun sorulduğu şu günlerde öğrencilerde de ailelerde de karşılaşılacak tablo karşısındaki meraklı ve tedirgin bekleyiş sürüyor.

GEÇMİŞ SORUNLARLA DEVAM…

Haberci’ye konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Eğitim Uzmanı Salih Sarpten ise öteden beri her eğitim yılının başında yaşanan eksikliklerin, eğitim adına yapılan tartışmaların odağını oluşturduğunu söyledi.

Sarpten, “Ne yazık ki benzer durumların bu yıl da yaşanma ihtimali çok yüksektir” dedi ve ekledi: “Kanımca bunun temel nedeni de plansızlıktır.”

ÖĞRETMEN KRİZİ YAŞANACAK…

Yeni eğitim yılına başlarken en temel eksikliğin yeni öğretmenlerin atanmasında yaşanacağını dile getiren Sarpten, bunun nedeninin de öğretmenlerin yazılı ve sözlü sınavlarının Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından gerçekleştirilmesinin, okulların açılmasından çok sonraki bir tarihe denk gelmesi olduğuna vurgu yaptı.

Okulların altyapı ve donanım eksikliğinin de önemli diğer bir sorun olduğunun altını çizen Sarpten, buradaki ciddi problemlerin temelini de yeterli ekonomik kaynağa sahip olmama olduğuna işaret etti.

 KKTC YILLARDIR AYNI YANLIŞLARI YAPIYOR

“Öte yandan açık yüreklilikle söylemek isterim ki bütün bunlar ‘eğitim’ değildir. Bu konulara olsa olsa ‘yönetim’ diyebiliriz. Aslında sadece bugünün değil neredeyse on yıllardır eğitim adına öne çıkan sorunlar hep bunlar olmuş. Oysa ‘eğitim’ bunların dışında bir şeydir” açıklamasında bulunan Eğitim Uzmanı Salih Sarpten, tüm dünyanın eğitim sistemlerinin, 21. Yüzyıl için eğitimde nitelikli dönüşümlere giderken, KKTC’nin en küçük bir değişiklik yapmadan hâlâ on yıllardır yapılan şeyleri tekrar ederek ve onları da zamanında ve doğru olarak yapamayarak ciddi sorunlara da zemin hazırladığını kaydetti.

EĞİTİMDE PLANSIZLIK HÜKÜM SÜRÜYOR…

Sarpten,  ülke eğitim sistemindeki en önemli eksikliği nitelikli bir eğitim strateji planı olmaması olduğunun altını çizerek şunları aktardı:

“Şöyle ki; yeni okul binalarına, öğretmene, eğitim materyallerine, öğretim programlarına ve 21. Yüzyıl becerilerini öğrencilerimize kazandıracak yeni yaklaşımlara ihtiyacımız olduğu aşikar. Peki, ama bunları ne zaman ve ne şekilde yapacağız, yani yeni okul yapacaksak hangi şehre, nereye ve hangi kademeye yapmalıyız, hangi alandaki öğretmenleri hangi sayıda istihdam etmeliyiz, ezberi odağına alan ve öğrencileri birbirileri ile kıyaslayan yarışmacı eğitim yaklaşımlarından nasıl kurtulacağız, Bakanlık merkez örgütünün ihtiyaç duyduğu örgütsel yapılanmayı nasıl kuracağız? İşte bütün bunları için geleceğe dönük vizyon içerikli bir bakış açıcıyla hazırlanmış bir eğitim stratejik planına ivedilikle ihtiyacımız var.”

“ÖZEL EĞİTİM CILIZ VE YETERSİZ”

KKTC eğitim sisteminin bir diğer kangrenleşen sorunu olan özel eğitim konusunda da açıklamalarda bulunan Sarpten, “Ne yazık ki eğitim sistemimiz en sıkıntılı boyutu özel eğitimdir. Özel eğitim adına yaptığımız uygulamalar oldukça cılız ve yetersizdir diyebilirim” şeklinde konuştu.

Sarpten, bu konuyla ilgili diğer bir eksikliğin de özel eğitim ile ilgili bir temel mevzuatın olmayışı olduğunu dile getirdi. Sarpten, “Başka bir ifadeyle mevcut eğitim mevzuatımız özel eğitime ihtiyaç duyan öğrencileri yok saymaktadır denilebilir” şeklinde konuştu.

“ÖZEL ÖĞRENCİLERİN MEZUN OLMASINI SAĞLAYAMIYORUZ”

Öte yandan, bu alanda canla başla çalışan özel eğitim öğretmenlerin ve özel eğitim uzmanlarının varlığına da dikkat çeken Sarpten, sözlerine şu ifadelerle son verdi:

“Kent merkezlerimizde özel eğitim merkezlerimiz var. Ancak buralarda ortaya konan emek, sistem içerisinde kendine yer bulamıyor. Mevcut yapılanma özel eğitime ihtiyaç duyan bir öğrencinin lise mezunu, ortaokul mezuna ya da ilkokul olmasını sağlamıyor. Bu konuda söylenecek tek şey; özel eğitimle ilgili gerekli yasal düzenlemeleri bir an önce tamamlamak ve ivedilikle hayata geçirilmesi gerekliliği tartışmaya gerek bırakmayacak biçimde ortadadır.”

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı