Ocak dolu dizgin geliyor

“Potansiyeli yüksek” bir takım olduklarını bir yerde de tüm kamu oyuna, 19.haftayı; 39 puanla 3.konumda tamamlayarak kanıtladılar.

24 Şubat 2020 - 13:14

Sezona ilk 5 hedefiyle başlayan ve Teknik Direktör Ahmet Dedekorkut ve antrenör Bayram Dağgül’ün olağanüstü çalışmalarının yanı sıra,  A takımında bulunan tecrübeli ve alt yapıdan  dahil edilen genç futbolcuların “İnanç” ve “Mücadele gücüyle”, “Zirve Yarışına” yakışacak kapasitede “Kolej Takımı” havasına giren Türk Ocağı, başlangıçta “Beklenmeyen” ancak, haftalar ilerledikçe karşılaşmalarda rakiplerine kabul ettirdikleri kendi “Takım oyunları” ve üst düzey maçlarda elde ettikleri “Fevkalade sonuçlarla”, “Potansiyeli yüksek” bir takım olduklarını bir yerde de tüm kamu oyuna, 19.haftayı; 39 puanla 3.konumda tamamlayarak kanıtladılar.

Diğer taraftan; “Sportif Direktörlük” görevine, Teknik Direktör Kadir Çelik’in atanmasıyla, kazandıkça moral motivasyonu artan futbolcuların kendilerine olan “Özgüvenlerinin” takım oyununa da “Pozitif” yönde yansımasıyla, önce yaşanan “Düşüşü” “Durduran”ve daha sonrada 7. haftadan itibaren“İstikrarlı” bir şekilde “Yükselişe” geçen M.A.Yeşilova, 19. haftayı; 38 puanla 4. sırada tamamlayarak,“Kaliteli” bir takım olduklarını ispat ettiler.

Ve her türlü övgüyü hak eden her iki takımın, Ligi adeta “Forse” ederek, Süper Lig Şampiyonluğunu ilan etme noktasına gelmiş bulunan 50 puanlı Magusa Türk Gücü’nün arkasından, 20.haftada yaptıkları 2.lik mücadelesinde kazanan taraf, 3-1 lik skorla Türk Ocağı oldu. Ve Ocak bu galibiyetle puanını 42’ye yükseltti.

Oyun kalitesi vasatın üstüne çıkmayan karşılaşmanın ilk devresinde her iki takım da oyuna kontrollü girdi. İlk etapta; “Yenemezsem yenilmeyeyim” düşüncesinin ağırlığıyla tedbiri elden bırakmadan “Kontrollü” oyunu öncelikli tercih olarak benimseyen takımların bu formattaki ısrarı ortaya,ilk devresi kalitesiz ve pozisyonsuz bir müsabaka çıkmasına neden oldu. Bu süreçte, ikinci bölge oyuncularının ceza alanı civarında çoğalamamaları ve isabetli final pasları üretilememeleri ve olanlarında da son vuruş yetersizliği, skoru engelleyen unsurlar oldu. Nitekim 35.dakikada gelen Quincy’nin golü organize ataktan değil, müdafaadan seken toptan kaynaklandı.

İlk devresi 1-0 M.A.Yeşilova lehine tamamlanan karşılaşmanın ikinci devresine Türk Ocağı süratli girdi. Ve dakikalar ilerledikçe Türk Ocağı rakibine nazaran daha fazla oyuna hakim olmaya ve organize paslarla rakip alanda daha fazla gözükmeye başladı. M.A.Yeşilova’nın zaman zaman da olsa Türk Ocağına ayak uydurması ile de ortaya “Tatmin edici” bir karşılaşmanın çıkmasına neden oldu. Ancak, 58.dakikada Ali Özbahar’ın attığı beraberlik golü, oyunun dengesini Türk Ocağı lehine bozdu. M.A.Yeşilova’nın çıkarken kaptırdığı topların kalelerine Türk Ocağı atağı olarak dönmesine neden olan; 66.dakikadaki Levan’ın skoru 2-1’e, 85.dakikadaki Remzi’nin skoru 3-1’e taşıyan golleriise, M.A.Yeşilova’nın “Direncini” iyice kırarken, Türk Ocağı’nın “Kendi çalıp, kendi oynamasına” neden oldu. Ve sonuçta, “Oyun disiplininden kopmayan” ve “Kaybetmeyi hak etmeyen” Türk Ocağı, altın değerinde üç puan kazandı.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı