Dünya genelinde devam eden savaşlar ve gerilimlere dikkat çeken değerlendirmelerde, Trump yönetiminin İran’a yönelik harekâtı, Rusya-Ukrayna savaşının dördüncü yılında ulaştığı yüksek maliyet ve Orta Doğu’da İsrail’in Gazze ile Lübnan hattında yürüttüğü operasyonlar öne çıkarıldı. Bu gelişmelerin küresel ölçekte ciddi can kayıplarına ve yıkıma yol açtığı ifade edildi.
“DÜNYADA 57 BÖLGEDE ÇATIŞMA RİSKİ VAR”
Gazeteci Zeki Gümüş, Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada yaklaşık 57 bölgede anlaşmazlık ve çatışma bulunduğunu belirtti. Gümüş, bu çatışmaların bir kısmının tarihsel sorunlardan kaynaklandığını, bir kısmının ise yeni ortaya çıktığını ifade ederek, bazı durumların zamanla savaşa evrilebildiğini söyledi.
Pakistan-Hindistan gerilimine de değinen Gümüş, Keşmir sorununun iki ülke arasında uzun süredir devam eden bir kriz olduğunu ve zaman zaman çatışma riskini artırdığını aktardı.

“SAVAŞLARIN TEMELİNDE ÇOĞUNLUKLA EKONOMİK VE EMPERYAL ÇIKARLAR VAR”
Zeki Gümüş, savaşların temel nedenine ilişkin değerlendirmesinde, ülkelerin başka toprakları kontrol etme, kaynaklara erişme ve ekonomik çıkar sağlama isteğinin çatışmaları tetiklediğini belirtti. İran-ABD geriliminin de bu çerçevede değerlendirilebileceğini ifade etti.
“ULUSLARARASI SİSTEM GÜVENSİZLİK ÜZERİNDEN İNŞA EDİLİYOR”
Dr. Kadir Ertaç Çelik, uluslararası sistemin güvenlik mimarisinin, “öteki” olarak tanımlanan aktörlerin güvensizliği ve istikrarsızlığı üzerinden şekillendiğini söyledi. Bu yapının birçok bölgede açık şekilde görüldüğünü ifade etti.

YENİ ÇATIŞMA NOKTALARI VE STRATEJİK BÖLGELER
Gazeteci Zeki Gümüş, dünya genelinde hem ekonomik hem de coğrafi açıdan birçok bölgede yeni çatışma riskleri bulunduğunu belirtti. Babülmendeb Boğazı gibi stratejik noktaların bu gerilim alanları arasında yer aldığını söyledi.
Gümüş, küresel güç dengelerinde ABD, Çin, Rusya, Avrupa Birliği ve İngiltere gibi aktörlerin etkili olduğunu belirterek, büyük güçlerin bazı bölgelerde nüfuz mücadelesi yürüttüğünü ifade etti.
Dr. Kadir Ertaç Çelik, sömürgeci ve emperyal müdahalelerin, bölgelerde hem geri kalmışlık hem de istikrarsızlık ürettiğini savundu. Gazze ve Afganistan gibi bölgeleri örnek gösteren Çelik, bu alanlarda yaşanan ağır insani kayıplara dikkat çekti.
Irak ve Haiti gibi ülkelerin de benzer müdahaleler sonrası sorunlu yapılarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Çelik, dış müdahalelerin etnik ve mezhepsel ayrışmaları derinleştirerek kontrolü kolaylaştırmayı amaçladığını öne sürdü.
