Nasıl bu halde geldik?

Bu konu çok uzun yıllardır  politikacıların ve siyasi partilerin çaresi bulunamayan  hastalığı olmuştur.

6 Mart 2020 - 11:07

Geçtiğimiz günlerde  Kanal T ekranlarında yayınlanan ‘Gündem Özel’ programı’nda duayen Gazeteci Erten Kasımoğlu ile geçmişten bugüne Kıbrıs Türk siyasi yaşamında siyasi rantın ‘iktidar koltuğu’ için nasıl farklı şekillerde  farklı hükümetler tarafından uygulandığı  konusuna değindik. Aslında bu mevzuların hiç de yabancısı değiliz.

Neler neler yaşanmadı ki! Siyasi çıkar sağlamak için devlet kaynaklarının fütursuzca savrulması, kamu arazilerinin ve ganimetlerin birilerine peşkeş çekilmesi, kamuya girişlerde uygulanan adaletten ve eşitlikten yoksun yaklaşımlar, haksız kazanç sağlanmasını sağlamak ya da buna seyirci kalmak gibi çok uzun bir liste sayabiliriz.  Bu konu çok uzun yıllardır  politikacıların ve siyasi partilerin çaresi bulunamayan  hastalığı olmuştur.

Kasımoğlu bu süreçlerin başlangıcının çok gerilere dayandığını ve ilk olarak 1976 seçimleri ile başlamış olduğunu belirtti. Yani ganimet dağıtarak iktidar koltuğuna ulaşma yönteminin siyasi partiler tarafından benimsendiğini söyledi.  1974 sonrası ortaya çıkan ganimetin nasıl siyasi rant için yandaşlara peşkeş çekildiğini örneklerle anlattı. Kasımoğlu, 1981 seçimlerinde ganimet mallara tahsis, kullanma belgesinden sonra ‘koçan’ vaadinin verildiğini hatta yolların, sokakların ‘9 ay’a kadar koçan verilecek’  afişleri ile donatıldığını söyledi. 1980’lerin ortalarından itibaren ise  iktidar koltuğuna giden yolda kamu kurumlarının ve devlet dairelerinin tabiri caizse tıka basa doldurulmaya başlandığını ifade etti.

Kasımoğlu’nun anlattığı bir anekdot gülerken düşündüren nitelikteydi. Siyasete atıldığı dönemlerde, kayınvalidesinin evine ziyarete gittiğini orada koltukların değiştiğini görünce şaşırdığını ve bu durumu sorduğu zaman aldığı yanıta çok daha fazla şaşırdığını ifade diyordu. Yanıt hakikaten tabiri caizse evlere şenlikti.  Seçim yatırımı için siyasi partilerden bir tanesi kayınvalidesinin de arasında bulunduğu çok sayıda insana yeni eşyalar göndermiş, ihtiyaçlarını karşılamıştı…

Bugün artık dağıtacak mülk de kalmadı, kamuda iş olanağı da… Bağımlı ekonomi zig zag çiziyor, üretim neredeyse hiç yok, hunharca tüketiyoruz… Özel sektör ise can çekişiyor… Artık geçmiş hatalardan ders alarak yarınlarımızı kurtarmak için adımlar atmalıyız… Siyasi partiler ve politikacılar bu bilinçle hareket etmeyi öğrenmelidir. Unutmamalılar ki; koltuklar geçicidir ama siyasi çıkar odaklı yapılan girişimler çocuklarımızın yarınını çalıyor, onları doğup büyüdükleri toprakları terk etmek zorunda bırakıyor. Toplumun en tepesinden başlayacak bir zihinsel değişim ve dönüşüme ihtiyacımız var. Bugün geç değil ama yarın çok geç olacak…

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı