Nalbantoğlu doldu taştı

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin yeni Başhekimi Adil Özyılkan, Haberci’ye konuştu.

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Adil Özyılkan  Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi için, “Şu anda 500 yatak kapasitesi var. Yatan hasta sayısı açısından yüzde yüz doluluk oranına ulaştık. Özellikle dün itibariyle iki hastamıza yer bulmak için dâhiliyeyi, cerrahiyi, KBB’yi, gözü zorladık. Yer bulamadık. En sonunda nörolojide yer bulabildik. O kadar sıkışık durumdayız” dedi.

Personel sıkıntısına vurgu da yapan Özyılkan, “1978 yılında nüfusumuz 150 bin kişi, hastane personelimiz 401 kişi idi. Şu anda nüfusumuzun 350 bin olduğu söyleniyor hastanenin tüm personel sayısı bin 178.   Ayda 27 bin hastaya bakıyoruz. Günde 35 ile 40 arasında ameliyat yapılıyor” diye de konuştu.

Şubattan bu yana başhekim

Soru: Ne kadar süre oldu başhekimlik görevindesiniz?

Özyılkan: İki ay oldu şubat ayından bu yana Başhekimlik görevini Sn. Dizdarlı’dan devraldım. Zaten Başhekim Yardımcılığı görevindeydim. O nedenle hastanemizin eksikliklerinin veya aksaklıklarının farkında olarak bu görevi aldım, elimizden geleni de yapıyoruz.

“Doluluk oranı yüksek”

 Soru: Devraldığınızda hastanenin doluluk oranı neydi?

 Özyılkan: Malum tabi Şubat ayı gribal enfeksiyonların en yoğun olduğu dönemdir, o nedenle servisler özellikle göğüs birimi doluydu ve diğer servislerde. Şubat, mart ayları özellikle kronik hastalıklar olduğu için şu anda bile doluluk oranımız en yüksek seviyelerde devam ediyor. Tedavileri de uzun sürdüğü için yatılı hali uzun sürüyor tabi ve yeni gelen hastaları da zaman zaman başka servislere aktardığımız da oluyor.

“Kapasite 500 ama…” 

Soru: Hastanenin yatak kapasitesi nedir?

Özyılkan: Şu anda 500 yatak kapasitesi vardır ama zorlama ile 600’e kadar çıkabiliyoruz. Belirli yerlerde gelip gitmelerden dolayı. Şu anda yatan hasta sayısı bağlamında yüzde yüze yakın doluluk oranına ulaştık. Özellikle dün itibariyle iki hastamıza yer bulmak için dâhiliyeyi zorluyoruz olmuyor, cerrahiyi zorluyoruz olmuyor, KBB‘yi, gözü zorluyoruz yer bulamadık en sonunda nörolojide yer bulabildik o kadar sıkışık bir durum şu anda.

“Güzellikler de görülmeli”

Soru: En çok hangi servis sizi zorluyor?

Özyılkan: Bizi şu anda göz, kulak burun boğaz (KBB) servislerinde genelde hasta geliyor bir gece kalıp gidiyor. Boş gözükse de çok ciddi bir sirkülasyonu var. Ama dâhiliye, kardiyoloji gibi servisler anjiyo hariç kronik hastalıklar olduğu için hastaların yatış süresi uzuyor ve uzun süre dolu kalıyor. Hastaları olması gereken süreler dışında hastaları burada tutmamaya çalışıyoruz. Şu anda neredeyse günde 18 tane hastaya anjiyo yapıyoruz. Ama ne yazık ki bazen yapılan güzel şeyler ufak aksaklıklarla kötülenebiliyor. Bu gerçekten beni üzüyor. Örneğin koltukları yeniledik eskiler çıkarıldı, iki tanesi kenara konuldu. O kadar güzellik varken onu çekip sosyal medyaya atıyor, bu sefer kimse onlarca güzelliği görmüyor.

“Yoğun bakım için bazen ‘Bittim artık’ diyorum” 

Soru: Hastanedeki ameliyat sayısı kaç? Kaç cerrah var?

Soru: Kendinizi en çaresiz hissettiğiniz anlar neler?

Özyılkan: Benim için en zor alan yoğum bakım servislerimiz. Neden çok rahatsız geceler geçiriyoruz. Her hasta bizim için önemlidir. Kasım ve şubat ayı içerisinde en kötü olduğumuz zamandı. Sel felaketi de olduğu dönemdi. Benim yatak kapasitem orada 10-11’i zorlayarak 16 civarında bir kapasitem var. Bir kısmını sevk edebilirim. Ama bazı geceler 16’yı dolduruyorum, YDÜ Hastanesini de dolduruyorum, Kolan Hastanesini de dolduruyorum. Peki, o saatten sonra bir kişi gelse ben ne yapacağım. Yani o anda ben alet cihaz yaratamam vantilatör yaratmak mümkün değil peki ne olacak o hasta. Hadi aldık cihazı personeli nereden bulacağım en çaresiz olduğum anlar bu tür geceler ve en çaresiz kaldığım yerler buralar. Düşünün hiçbir şansızın yok bittiniz o anda. Neyse ki şu anda rahatladık. Ama hastanemizin biraz daha büyümesi lazım. Bu gömlek bize dar geliyor evet çalışmalar var ama maddi kaynak şart.

“Yoğunluğun nedeni nüfus ve…”

Soru: Bu yoğunluğun nedeni nüfus çile mı ilgili yoksa artık hastalıklar mı çok arttı yorumunuz nedir?

Özyılkan: Her ikisi ile de alakalıdır. Şimdi eskiden bir doktor bir iş yapardı şu anda bir doktor bin iş yapar. Teknoloji gelişti hastalıkların çeşitli arttı tetkik sayısı ve şekli de doğal olarak artış gösterdi. Nüfus artmış olabilir ama doktorlarımız da daha iyi hizmet getiriyor. Artık bir insan öldüğü zaman bile eskisi gibi “eceli ile” şeklinde yazılmıyor. Raporlar çıkıyor tetkikler yapılıyor. Yani kısaca her iki unsurda çok önemli sağlıkta. Biz tek bir konu üzerinde branşlaşmak mümkün değil. Her konuda iyi olmak ve her şeyi yapmak zorundayız.

“Çalışan sayısı bin 187”

Soru: Hastanede çalışanların sayısı nedir?

Özyılkan: Toplam çalışan sayısı bin 178 kişi… Doktor sayısı 162, asistanlar 12, hemşireler 417, ATT 7 tane, eczacı 2, eczacı kalfaları 9 tane ve teknisyenler işçileri fizyoterapistler ile toplam sayımız bin 178 kişi vardır.

7 ameliyathane… Günde 40 ameliyat

Soru: Hasta sayısı hakkında ve ameliyatlarla ilgili verebilir misiniz?

Özyılkan: 2016 yılında örneğin poliklinikte Ocak ayında 21 bin 155 hasta görüldü. 2018 yılının Ocak ayında ise bu rakam 21 bin 155 oldu. Yine 27 bin hasta sayısına günümüzde poliklinikte ulaşmış bulunuyoruz. Diş hasta sayısı 600 ile bin 100 arası değişiyor. Yatılı hasta sayısı bin 156’ya ulaştı. Ocak ayı içerisinde bir 700 ile bin 800 arası hasta yatılı olarak hizmet aldı. Günde 35 ile 40 civarında ameliyat yapılıyor ve sadece 7 ameliyathanemiz vardır. Bu ameliyathanede dâhiliye kısımlarını çıkarırsak 160 doktorumuz. Ameliyathanelerimiz fiziki olarak yeterli değil ne yazık ki… Örneğin Göz için 6 doktor var, ameliyathaneyi kullandığı gün haftada 2 gün, ortopedi için 10 doktoru var ameliyathaneyi kullandığı gün sayısı kısıtlı. Ameliyathane sayısı artarsa her bir birimin yapacağı ameliyatlar artacaktır halkımıza da ileri tarihli randevular azalacaktır. Fiziki yapımızı şu anda ne kadar da zorlasak 7’yi 8 yapmakta zorlanırız. Bakanımız da bu konuda bazı çalışmalar yapıyor ek bina veya yeni bir hastane için uzun süreli bir zaman dilimini alacak. KVC Kardiyoloji birimlerini belki bir bina yapar, o birimi ayırırız, ama çalışma halinde şu anda detay veremiyorum. Ama eğer o olursa o bölgelerdeki odalar boşalır ve biz oraları başka şekillerde kullanabiliriz.

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir Başka Haber

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı