Naciye Suman, Yıldız Moran ve bir de ben…

Her ikisi de birbirinden değerli ve hayatın çetin mücadelelerinden geçmiş bu hanımefendiler, tarihe isimlerini ilkler olarak yazdırmışlardır.

9 Mart 2020 - 11:56

Kim bu Naciye Suman ve Yıldız Moran? Ayrıca sen ne âlâka ayol?  Anlatacağım şekerim, anlatacağım. Kendimi katmazsam yazı yazı olmaz o zaman. Yap şekerim oradan bir Türk Kahvesi ve başla hemen keyifle okumaya.

***

Her ikisi de birbirinden değerli ve hayatın çetin mücadelelerinden geçmiş bu hanımefendiler, tarihe isimlerini ilkler olarak yazdırmışlardır. Biri Osmanlı’nın, biri Cumhuriyet’in ilk kadın fotoğrafçılarıdır. Ben mi? Benim de bu harika hanımefendilerle ortak bir noktam var elbette. Bırakın da kendime de biraz pay çıkartayım.

***

Efendim, Naciye Suman Hanımefendi, 1881 yılında Üsküp’te asker bir babanın kızı olarak dünyaya gelmiş, 22 yaşında Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey ile evlenerek aynı zamanda da asker eşi olmuştur. Bu evlilikten üç tane çocukları dünyaya gelmiştir. Balkan Savaşından sonra İstanbul’a göç ettikleri sırada trende dördüncü çocukları doğmuş ve doğumdan kısa bir zaman sonra vefat etmiştir.

Savaştan sonra bir süre Viyana’da kalan İsmail Hakkı Bey, burada fotoğrafçılığı öğrenmiş, İstanbul’a döndükten sonra Beşiktaş Yıldız’daki yaşadıkları konağın çatı katını fotoğraf stüdyosuna çevirerek eşi Naciye Hanım’a da fotoğrafçılığı öğretmiştir. I. Dünya Savaşı sırasında İsmail Hakkı Bey, cepheye gittiği için Naciye Hanım ve ailesi geçim sıkıntısı içine girmişlerdir. Bu zor dönemlerde Naciye Hanım paralarının tükenmesi üzerine aileden kalma gümüş tepsiyi satmak zorunda kalır ve bu kendisi için bir dönüm noktası olur. “Ben insan değil miyim, ben hayatımı kazanamaz mıyım, çocuklarıma bakamaz mıyım? İlla ki bunları satarak mı yaşayacağız?”, der ve harekete geçer. 1919 yılının başı, Beşiktaş Yıldız’daki Sait Paşa Konağı’nın önüne “Türk Hanımlar Fotoğrafhanesi: Naciye” yazdırdığı tabelayı asar ve ilk kadın fotoğraf stüdyosunu açarak tarihteki ilkler arasına adını yazdırır. Biliyorsunuz ki o dönemler cinsiyet ayrımcılığı vardı. (İyi ki bu milletin başına gelmişsin Ata’m.)

Naciye Suman, Osmanlı’nın ilk kadın fotoğrafçısıdır. Aynı zamanda Heykeltıraş Prof. Dr. Nusret Suman’ın annesi, Ressam Sevgi Divitçioğlu’nun da anneannesidir. (Suman soy ismini oğlundan almıştır. Soyadı kanunu çıkmadan önce eşi İsmail Hakkı Bey’den ayrılmıştır.)

(Naciye Suman Hakkında daha detaylı bilgi için Gülderen Bölük: “Kızı, Türkiye’nin İlk Kadın Fotoğrafçısı Naciye Suman’ı anlattı: Vizöre Peçesiz Bakışlar”)

***

“Şiirselliği olan her şey fotoğraf konusudur” demiş Yıldız Moran.

Yıldız Moran’ı Naciye Suman’dan ayıran detay; Türkiye Cumhuriyeti’nin akademik alanda fotoğrafçılık eğitimi almış ilk kadın fotoğraf sanatçısıdır. 24 Temmuz 1932’de İstanbul’da dünyaya gelmiştir. İyi derecede İngilizce bilen ve aynı zamanda sözlük yazarı ve çevirmendir. Moran da Suman gibi fotoğrafçılığa başına gelen talihsiz bir olayla başlar. Okuduğu kolejde bir yıl sınıfta kalınca dayısı Mazhar Şevket İspiroğlu tarafından fotoğrafçılığa yönlendirilir. 18 yaşına basar basmaz İngiltere’ye giderek Shakespeare Tiyatrosu’nun fotoğrafçısı John Vicker’dan eğitim alır. İlk fotoğraf sergisini henüz 21 yaşındayken Cambridge’de açar. Haldun Dormen, Haldun Taner ve Muhsin Ertuğrul gibi Tiyatronun önde gelen isimlerinin portrelerini çeker. 1982’de İGSA (İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi) Fotoğraf Enstitüsü onur üyeliğine layık görülür. Eserleri 2013 yılında Pera Müzesi tarafından “Zamansız Fotoğraflar” başlığı altında geniş çapta yayınlandı. Ona boşuna “Fotoğrafın Şairi” dememişler. Ne de olsa bu hayata mükemmel eserler bırakmış Türk Edebiyatımızın usta Şairlerinden Özdemir Asaf’ın da eşidir. Kelimeler ve sayfalar tarihe güzel eserler bırakmış, bu iki muhteşem kadını anlatmaya yetmez. Ama sizler, özellikle fotoğrafçılığa yeni başlamış hanımefendiler, araştırma yapıp daha fazla bilgiler edinerekten bu muhteşem iki kadın hakkında daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.

***

Bir de “Ben” vardım sahi. Kendimi kaptırınca yine “Ben”i unuttum.

Geçen haftaki yazımda 2 Mart tarihi demiştim… Önemli demiştim… Ama bu seferde “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz” 2 Mart’ı yine haftaya erteletti.

+Aaa… Ama olmaz ki şekerim yani!

-Vallahi anlatacağım, billahi anlatacağım ayol. Biraz sabır canım. Kaç aylıksınız kuzum siz?

***

Naciye Suman ve Yıldız Moran gibi tarihe ismini yazdırmış ya da yazdırmamış bütün güzel kadınları saygıyla ve şükranla anıyorum.

Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı