“Milyonluk cihazlara ihtiyaç yok”

Devlet Laboratuvarı binasında 3 yıl önce yaşanan şüpheli yangın olayının izleri halen silinmedi. 3 yıl önce çıkan yangının ardından kullanılamaz hale gelen Devlet Laboratuvarı binası atıl durumda kaldı. Adli Tıp Profesörü Dr. Mehmet Çakıcı konuyla ilgili HABERCİ’ye açıklama yaptı

Ahmet Vamık-

Devlet Laboratuvarı binasında 3 yıl önce yaşanan şüpheli yangın olayının izleri halen silinmedi. 3 yıl önce çıkan yangının ardından kullanılamaz hale gelen Devlet Laboratuvarı binası atıl durumda kaldı. Devlet Laboratuvarı’nda çıkan yangın sonrası 3 yıldır herhangi bir adım atılmamış olması, akıllara, çıkan bir yangın sonucu küle dönüşen ve 20 yıldır sahnesiz kalan Devlet Tiyatroları’nı getirdi. Devlet Laboratuvarı da Devlet Tiyatroları’yla aynı kaderi paylaşma yolunda ilerliyor.

Öte yandan, 1 yıl önce ortaya çıkan Devlet Laboratuvarı’ndaki 178 bin TL’lik vurgun ve vurgunu örtbas etmek için yangının çıkarıldığı iddialarıyla ilgili de herhangi bir gelişme yaşanmadı.
Devlet Laboratuvarı binasında çıkan yangın sonrası, kan ve idrarda uyuşturucu madde analizinin yapılmasını sağlayan cihazlarda yangında zarar gördüğü için 3 yıldır ilgili testlerde gerçekleştirilemiyor. Özellikle Denetimli Serbestlik Yasası’ndan yararlanarak denetimli serbestlik sürecine tabi tutulan kişilere uygulanan prosedürlerin en önemli bacaklarından biri olan 2 haftada 1 kez kan ve idrar tahlili uygulaması cihaz eksikliği nedeniyle yapılmıyor ve denetimli serbestliğin bu önemli prosedürü yerine getirilmeden yasa uygulanmaya devam ediyor.
Öte yandan uyuşturucu suçundan tutuklanan zanlılara da kan ve idrar testleri yapılmadığı gibi, özellikle trafik kazalarına karışan ve kanında alkol maddesine rastlanmayan kişilere de şüpheli olsa dahi uyuşturucu madde testi yapılamaması büyük bir eksikliğe ve denetimsizliğe neden oluyor.

ÇAKICI: 5 PROSEDÜR VAR FAKAT SADECE 2 TANESİ DÜZENLİ OLARAK UYGULANIYOR

Devletin gerekli hassasiyeti göstermesi halinde uçuk meblağlarda paraya ihtiyaç olmadan da uyuşturucu maddeyle ilgili tahlillerin yapılabileceğini savunan Adli Tıp Profesörü Dr. Mehmet Çakıcı, “Denetimli Serbestlik Yasası maalesef uygulamada tam anlamıyla işlemiyor. Denetimli serbestliğe tabi tutulan hastalar doktor ve polis kontrolünden geçiyor fakat tam anlamıyla bir denetim yapılabilmesi için kan ve idrarda uyuşturucu madde analizlerinin uygulanması gerekiyor. Hastayı tedavi eden doktor, hastasının kan ve idrar tahlillerini göremediği için kişinin uyuşturucu madde kullanmaya devam edip etmediğini bilemiyor” dedi.
Kanda uyuşturucu madde testlerinin yapılabilmesi için pahalı cihazlara ihtiyaç duyulsa dahi idrardan uyuşturucu madde analizlerinin yapılabileceğini ve bunun için de pahalı cihazlara gerek olmadığını savunan Mehmet Çakıcı, “Çok basit, maliyetleri düşük cihazlarla, çok daha kolay ve pratik şekilde idrardan uyuşturucu madde analizleri yapılabilir” diyerek, bu konuda adım atılması gerektiğinin altını çizdi.
Denetimli Serbestlik Yasası’nın en iyi şekilde hazırlandığını fakat yasanın düzgün şekilde uygulanmadığını savunan Çakıcı, “Yasada, denetimli serbestlik sürecinde uygulanması gereken 5 prosedür var fakat bunlardan sadece 2 tanesi düzenli olarak uygulanıyor. Birileri bu yasanın uygulanmasını engellemeye çalışıyor. Bu yasanın uygulanması ve uyuşturucu bağımlılarının tedavi olması birilerinin işine gelmiyor ve buna engel olmaya çalışıyorlar” şeklinde konuştu.

‘VURGUNU ÖRTBAS ETMEK İÇİN DEVLET LABORATUVARI’NI YAKTILAR’ İDDİALARI HAVADA KALDI

Öte yandan Devlet Laboratuvarı’yla ilgili geçtiğimiz yıl ortaya atılan 178 bin TL’lik vurgun iddialarının üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen, konuyla ilgili henüz bir adım atılmadı.

2016 yılı içerisinde Devlet Laboratuvarı Dairesi’nde satın alma sorumlusu olarak görev yapan N.T.’nin, sahte Bakanlar Kurulu kararıyla, Eniştesi A.Ö.’nün direktörü olduğu şirket üzerinden Devlet Laboratuvarı’na cihaz temini yapılması amacıyla eniştesi A.Ö.’nün hesabına 178 bin TL yatırılmasını sağladığı suçlamasıyla her iki zanlı da tutuklanarak Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde yargıç huzuruna çıkarılmış ve her iki zanlı teminata bağlanarak ileride yargılanmak üzere serbest bırakılmışlardı.
Zanlılar ayrıca, yine hazırlanan sahte bir belge ile hiçbir gümrük giriş ve resmi talebi olmayan cihazlar ile ilgili Sağlık Bakanlığı fonundan 860 bin TL, Türkiye Cumhuriyeti Kalkınma Ofisi’nden de 1 milyon 500 bin TL para temin etmeye çalıştıklarıyla da suçlanmışlardı.
Ayrıca, 13 Aralık 2016 tarihinde yetkili birimin talebi olmaksızın, Devlet Laboratuvarı’na getirilen kutulardan bir süre sonra, 21 Aralık 2016 tarihinde Devlet Laboratuvarı’nda çıkan şüpheli yangın ile ilgili yürütülen soruşturmada yangınla söz konusu cihaz kutularının bağlantısı olup, olmadığının araştırılması gerektiği de mahkemede gündeme getirilmişti.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı